TBK Madde 136 İfa imkânsızlığı: Genel olarak

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 136, borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa borç sona erer; karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlıkla borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan aldığı edimi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri verir ve kendisine henüz ifa edilmemiş edimi isteme hakkını yitirir. Borçlu, ifanın imkânsızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğan zararı gidermekle yükümlüdür.

Resmi Metin

Genel olarak

Madde 136- (1) Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer.

(2) Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır.

(3) Borçlu ifanın imkânsızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğan zararları gidermekle yükümlüdür.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.136, borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple ifanın sonradan imkânsızlaşmasını düzenler; yani kusursuz sonraki imkânsızlık halinde borç kendiliğinden sona erer. Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmede borçtan kurtulan taraf, karşıdan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri vermek zorundadır; henüz kendisine ifa edilmemiş edimi isteme hakkını ise kaybeder. Ancak çok kritik bir ayrım var: imkânsızlık borçlunun kusuruna dayanıyorsa borç sona ermez, TBK m.112 uyarınca tazminat borcuna dönüşür. Her imkânsızlığın borcu sona erdirdiğini sanmak ciddi bir hatadır.

Uygulamada ispat yükü belirleyicidir: kusur karinesi gereği yük borçludadır; borçlu, imkânsızlığın kendisine yüklenemeyecek bir sebepten doğduğunu (kusursuzluğunu) ispatlamak zorundadır, aksi hâlde sorumlu kalır. Alacaklının borçlunun kusurunu ayrıca ispatlaması gerekmez. Ayrıca borçlu, imkânsızlığı alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğan zararları gidermek zorunda kalır. Bu nedenle imkânsızlığı öğrenir öğrenmez yazılı bildirim yapın ve bildirimin delilini mutlaka saklayın.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 136. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 117. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 135. maddesinde, borcun ifa imkansızlığı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 117 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “D. İfanın Mümkün Olmaması” şeklindeki ibare, Tasarıda “E. İfa imkansızlığı / I. Genel olarak” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 117. maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “haksız iktisaplara müteallik hükümlere tevfikan” şeklindeki ibare, Tasarıda “sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca” şeklinde düzeltilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun üç fıkradan oluşan 117. maddesi, Tasarının 135. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına alınmış ve maddeye bir üçüncü fıkra eklenmiştir. Bu yeni hükümle, ifanın imkansızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmeyen ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almayan borçlu, bundan doğan zararları gidermekle yükümlü tutulmuştur. Bu düzenleme dürüstlük kurallarının bir gereği olarak yapılmıştır.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.136 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3.HD E. 2023/4171 K. 2024/4202 Onama

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple ediminin ifası imkânsızlaşırsa borcundan kurtulan taraf karşı edimi isteme hakkını da kaybeder; kiralananı kullanıma elverişli bulundurma borcu imkânsızlaşan kiraya veren, kira (rödövans) bedelini talep edemez.

Detaylı özeti gör

Ruhsat sahibi davacı, davalı ile aralarındaki rödövans sözleşmesine dayanarak kira alacağını icra takibine koymuş, davalının itirazı üzerine itirazın iptali ile icra tazminatı istemiştir. Davalı; aynı maden sahasının kendisiyle sözleşme yapılmadan önce dava dışı bir şirkete kiralandığını, o sözleşme usulünce sona erdirilmeden yeni sözleşme yapıldığını ve MİGEM ile idari kararlarla sahada madencilik faaliyetinin durdurulup çalışmasının engellendiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, davacının TBK m. 301 uyarınca kiralananı kiracının kullanımına uygun bulundurma borcunu yerine getirmediğini ve kendi kusurundan doğan idari kararla kiralananın kullanımının imkânsızlaştığını belirterek, davacının rödövans bedeli isteyemeyeceği gerekçesiyle kararı onamıştır.

Yargıtay 3.HD E. 2022/4215 K. 2022/8628 Bozma

Sözleşme kurulduktan sonra, borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir yasal değişiklik (ÖTV oranının artırılması) nedeniyle edimin kararlaştırılan koşullarla ifası imkânsızlaşırsa, borçluya kusur yüklenemez; imkânsızlık sebebiyle borç sona erer ve teslim talebi reddedilir.

Detaylı özeti gör

Davacı tüketici, 16.07.2020 tarihinde bir Ford bayisinden ÖTV'den muaf olarak 189.250 TL bedelle araç almak üzere sözleşme imzalayıp bedelin büyük bölümünü ödemiştir. Sözleşmeden sonra 29.08.2020'de yürürlüğe giren düzenlemeyle aracın ÖTV oranı %60'tan %80'e çıkınca satıcı, doğan fiyat farkı ödenmedikçe aracı teslim etmemiş; davacı ek olarak 64.250 TL ödediği hâlde araç verilmeyince aracın kendisine teslimini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi de davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise, sözleşme kurulduktan sonra kanun koyucunun yaptığı yasal değişiklik nedeniyle aracın kararlaştırılan koşullarda tesliminin imkânsız hale geldiğini ve satıcıya yüklenebilecek bir kusur bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiği sonucuna varmış ve ilk derece mahkemesi kararını davalı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3.HD E. 2022/3043 K. 2022/5665 Bozma

İfa imkânsızlığı, edimin içeriği değişmeksizin borcun aynen yerine getirilmesinin imkânsız hâle gelmesidir; edim başka bir biçimde (örneğin uzaktan eğitimle) fiilen ifa edilmişse kısmen ya da tamamen imkânsızlık bulunmadığından, borç TBK m.136 uyarınca sona ermez.

Detaylı özeti gör

Davacı özel okul ile davalı tüketici veli arasında 24/09/2019'da 15.000 TL bedelli, 10 taksitli okul kayıt sözleşmesi yapılmış; davalı, pandemide çocuğunun okula gidemediği gerekçesiyle ödemediği son iki taksidin (3.600 TL) iptali için Zonguldak Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurmuş, heyet TBK m.136 uyarınca borcun sona erdiğinden istemi kabul etmiştir. Davacı okulun hakem heyeti kararının iptali istemli davasını asliye hukuk mahkemesi, pandemiyi mücbir sebep sayıp hakkaniyet gereği paylaştırma yaparak reddedince Bakanlık kanun yararına bozma talep etmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, eğitim hizmetinin ilgili dönemde uzaktan verildiğini, ifada kısmen ya da tamamen imkânsızlık veya aşırı ifa güçlüğü bulunmadığını, davacının sözleşmeden doğan edimini uzaktan eğitimle yerine getirdiğini belirterek davanın kabulü gerektiğine hükmedip kararı sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.136 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2019/1367 K. 2022/202 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Sonradan ve kusursuz olarak imkânsızlaşan edim nedeniyle alınan bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi gerektiği; ancak yüklenicinin imkânsızlığa kadar harcadığı emek ve masraflar gözetilerek iade tutarından hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Maden tesisi için çevresel etki değerlendirmesi raporu ve işyeri açma ruhsatı alınması konusunda anlaşan iş sahibi, proje alanının sit alanı ilan edilmesi nedeniyle sözleşmenin ifasının imkânsızlaştığını ileri sürerek ödediği 130.000 TL'nin iadesini istemiştir. İlk derece mahkemesi hakkaniyet indirimi talebini reddedip davayı tamamen kabul etmiştir. Daire, imkânsızlığın sözleşmeden sonra ve kusursuz olarak doğduğunu, bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi gerektiğini, ancak yüklenicinin o aşamaya kadar yaptığı çalışmalar karşılığında iade tutarından takdiren 40.000 TL indirim yapılması gerektiğini kabul ederek istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece kararını kaldırmış ve davayı 90.000 TL yönünden kısmen kabul etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!