Temsil olunan, verdiği yetkiyi üçüncü kişilere bildirmişse, bu yetkinin daraltıldığını ya da kaldırıldığını onlara bildirmedikçe, temsilci, yetkisinin sona erdiğini bilerek hareket etmiş olsa bile, yapılan sözleşmeden doğan hak ve borçlar temsil olunanın hukuk alanında doğar ve onu bağlar; yetkinin son bulduğunu başka bir suretle öğrenen üçüncü kişi ise bu korumadan yararlanamaz.
Detaylı özeti gör
Davacı, davalı şirketin noterde düzenlenen 23.06.2015 tarihli vekaletname ile yetkilendirdiği vekiliyle 23.07.2015 tarihli harici taşınmaz satım sözleşmesini imzalayarak 145.000,00 TL bedeli peşin ödediğini, satışın gerçekleşmemesi üzerine bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesini istemiştir. Bedelin 45.000,00 TL'si vekilin, 100.000,00 TL'si ise onun gösterdiği diğer davalının hesabına havale edilmiştir. Davalı şirket, vekilini 31.07.2015 tarihinde azlettiğini ve kendisine ödeme yapılmadığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise şirketin yalnızca 45.000,00 TL ile sorumlu olduğu sonucuna varmıştır. Daire, satış bedelinin azil tarihinden önce ve şirket adına tahsil edildiğini, davacının vekilin görevini kötüye kullandığını bildiği yönünde bir iddia da bulunmadığını belirterek, temsil olunan şirketin alacağın tamamından vekille birlikte müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe