TMK m.590/3'teki bir aylık süre mirasçılar yönünden hak düşürücü süre değildir; koruma önlemi niteliğindeki terekenin tespiti, bu süre geçmiş olsa dahi tereke paylaşılana kadar istenebilir.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, davacı mirasçının ölüm tarihi itibarıyla terekenin tespitini istemesi, sulh hukuk mahkemesinin ise talebi TMK m.590/3'teki bir aylık sürenin geçtiği gerekçesiyle reddetmesinden kaynaklanmaktadır. Yargıtay, isteğin TMK m.619'daki mirası kabul veya redde esas "resmî defter tutma" değil, m.589 ve devamındaki "koruma önlemi" niteliğindeki terekenin tespitine ilişkin olduğunu; bu işlemin maddi hukuk bakımından haklara ve borçlara etkisi bulunmadığını ve tespit edilen/edilmeyen unsurların terekeye ait olup olmadığına delil teşkil etmediğini belirtmiştir. Mahkemeye göre koruma önlemi olarak terekenin tespiti kural olarak süreye bağlı olmayıp, m.590/3'teki bir aylık süre mirasçılar ve ilgililer yönünden hak düşürücü değil, aynı maddenin son fıkrasındaki "defter tutma işlemi gecikmeksizin tamamlanır" hükmüyle birlikte hâkime başvuruları kabul zorunluluğu getiren bir düzenlemedir. Bu nedenle süre aşılmış olsa dahi tespit işlemi olanaksız veya yararsız hâle gelmedikçe tereke paylaşılana kadar istenebileceğinden, mahkemece resmî kurumlardan malvarlığı bilgisi istenip mirasçılardan bilgi alınarak Uygulama Tüzüğü m.33 gereğince ölüm anı itibarıyla terekedeki mal ve hakların tespiti gerekirken isteğin reddi doğru bulunmamış ve hüküm bozulmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe