TMK Madde 590 Terekenin defterinin tutulması

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TMK 590, terekenin defter tutma rejimini ve tetikleyen sebepleri üç bent ve iki fıkra üzerinden düzenler ve sulh hâkiminin defter tutma yetkisini sınırlı sayıda olaya bağlar.

Resmi Metin

Defter tutma

Madde 590- (1) Aşağıdaki sebeplerden birinin gerçekleşmesi hâlinde sulh hâkimi terekenin defterinin tutulmasına karar verir:

  1. 1. Mirasçılar arasında vesayet altına alınmış olan veya alınması gereken kimse varsa,
  2. 2. Mirasçılardan biri uzun süreden beri bulunamıyorsa ve temsilcisi de yoksa,
  3. 3. Mirasçılardan veya ilgililerden biri, ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde istemde bulunursa,

(2) Defter tutma işlemi gecikmeksizin tamamlanır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, terekenin defter tutma rejimini ve tetikleyen sebepleri üç bent ve iki fıkra üzerinden düzenler ve sulh hâkiminin defter tutma yetkisini sınırlı sayıda olaya bağlar. Birinci fıkra üç bent halinde tetikleyici sebepleri sayar: mirasçılar arasında vesayet altına alınmış olan veya alınması gereken kimse varsa, mirasçılardan biri uzun süreden beri bulunamıyorsa ve temsilcisi de yoksa ya da mirasçılardan veya ilgililerden biri ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde istemde bulunursa hâkim defter tutar. Üçüncü bentteki bir aylık süre hak düşürücü süredir. İkinci fıkra defter tutma işleminin gecikmeksizin tamamlanması gereğini öngörür; eski metindeki bir ay süresi yerine somut olayın niteliğine göre tamamlanma esası getirilmiştir. Avukatlık pratiğinde defter tutma istemi ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde sunulmalı, vesayet altındaki mirasçıların durumu belge ile gösterilmelidir; süre kaçırılması istem hakkını yitirir.

Gerekçe

Madde eski Kanunun 532 inci maddesinden kısmen alınmıştır. Birinci fıkra hükmü arılaştırılmak suretiyle kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

(1) ve (2) numaralı bent hükümleri daha anlaşılır bir şekilde kaynak Kanuna uygun olarak kaleme alınmıştır.

Maddenin (3) numaralı bent hükmünde, mirasçılardan veya ilgililerden birinin istemi üzerine defter tutma istemi, bir aylık bir sureye tabi tutulmuştur.

Maddenin ikinci fıkrasında, yürürlükteki metinden farklı olarak defter tutma işleminin “bir ay içinde ikmal olunması” hükmü yerine bu işlemlerin “gecikmeksizin tamamlanması” hükmü getirilmiştir. Zira defter tutma ile ilgili işlemin bir çok olaylarda bir ay içinde tamamlanması olanaksızdır. Kanunda böyle bir sürenin konulması çoğu zaman kağıt üzerinde kalmaktadır. Gerçekçi bir yaklaşımla, uygulanması olanaksız böyle bir süre konulması yerine, “gecikmeksizin” ölçüsü konularak, her somut olayın niteliğine göre bu işlemlerin tamamlanması olanağı getirilmiştir.

Defter tutma ve mühürleme işlemleri, yürürlükteki metinde bir arada düzenlenmiştir. Uygulamadaki ihtiyaçlar göz önüne alınarak bu hususların ayrı hükümlerde ve ayrıntılı olarak düzenlenmesinin uygun olacağı düşünülmüş ve bu maksatla defter tutma ve mühürleme farklı maddelerde düzenlenmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2012/13200 K. 2013/10516 Bozma
m.590/3

TMK m.590/3'teki bir aylık süre mirasçılar yönünden hak düşürücü süre değildir; koruma önlemi niteliğindeki terekenin tespiti, bu süre geçmiş olsa dahi tereke paylaşılana kadar istenebilir.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, davacı mirasçının ölüm tarihi itibarıyla terekenin tespitini istemesi, sulh hukuk mahkemesinin ise talebi TMK m.590/3'teki bir aylık sürenin geçtiği gerekçesiyle reddetmesinden kaynaklanmaktadır. Yargıtay, isteğin TMK m.619'daki mirası kabul veya redde esas "resmî defter tutma" değil, m.589 ve devamındaki "koruma önlemi" niteliğindeki terekenin tespitine ilişkin olduğunu; bu işlemin maddi hukuk bakımından haklara ve borçlara etkisi bulunmadığını ve tespit edilen/edilmeyen unsurların terekeye ait olup olmadığına delil teşkil etmediğini belirtmiştir. Mahkemeye göre koruma önlemi olarak terekenin tespiti kural olarak süreye bağlı olmayıp, m.590/3'teki bir aylık süre mirasçılar ve ilgililer yönünden hak düşürücü değil, aynı maddenin son fıkrasındaki "defter tutma işlemi gecikmeksizin tamamlanır" hükmüyle birlikte hâkime başvuruları kabul zorunluluğu getiren bir düzenlemedir. Bu nedenle süre aşılmış olsa dahi tespit işlemi olanaksız veya yararsız hâle gelmedikçe tereke paylaşılana kadar istenebileceğinden, mahkemece resmî kurumlardan malvarlığı bilgisi istenip mirasçılardan bilgi alınarak Uygulama Tüzüğü m.33 gereğince ölüm anı itibarıyla terekedeki mal ve hakların tespiti gerekirken isteğin reddi doğru bulunmamış ve hüküm bozulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2010/13320 K. 2012/499 Bozma
m.590/1

Tereke mallarının korunması için, yazımı yapılan tereke mallarından gerekenleri TMK m.591 uyarınca mühürlenerek koruma altına alınmalı, mühürlenmeyen mallar bakımından da uygun koruma önlemleri alınmalıdır.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, terekede bulunan menkul malların tespiti ile yazımı (defterinin tutulması), idaresinin sağlanması ve yasal yoldan tasfiyesi istemine ilişkin olup, yerel mahkemenin kurduğu hüküm bozulmuştur. Daire, mirasçılardan birden fazla kişinin vesayet altında bulunmasının TMK m.590/1 anlamında terekenin yazımını (defterinin tutulmasını) gerektiren yasal bir sebep olduğunu belirtmiştir. Bozma gerekçesinde, yazımı yapılan tereke mallarından gerekenlerin TMK m.591 uyarınca mühürlenerek koruma altına alınması, mühürlenmeyen mallar için de uygun koruma önlemlerinin alınması; mühürleme sırasında mirasbırakanla birlikte oturanların ihtiyaçları için gerekli eşyanın bir tutanakla tespit edilip güvenilir kişi olarak kendilerine bırakılması gerekirken bu kademeli koruma sürecine uyulmadan karar verilmesinin doğru olmadığı vurgulanmıştır. Ayrıca kabule göre, mirasın en yakın mirasçılarca reddi hâlinde terekenin TMK m.612 uyarınca iflas hükümlerine göre tasfiye edilmesi gerektiği hususunun gözetilmemesi de usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2011/16546 K. 2011/15006 Bozma

Tereke mallarının tespiti ve defterinin tutulmasının ardından, korunması gereken mallar TMK m.591 uyarınca mühürlenerek koruma altına alınmalı, mühürlenmeyenler için uygun koruma önlemi alınmalıdır.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, terekede bulunan menkul malların tespiti istemine ilişkin olup, yerel mahkeme istemi reddetmiş, Yargıtay hükmü bozmuştur. Daire, mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkiminin istem üzerine veya re'sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesi için gerekli önlemleri alacağını (TMK m.589/1-2), TMK m.590'da belirtilen sebeplerden birinin gerçekleşmesi hâlinde ise tereke mal ve haklarının yazımı için defterinin tutulmasına karar vermesi gerektiğini (TMK m.590 ve 2003/5960 sayılı Tüzük m.33/1) vurgulamıştır. Buna göre menkul malların tespiti ile defterinin tutulması, yazımı yapılan mallardan gerekenlerinin TMK m.591'e göre mühürlenerek koruma altına alınması, mühürlenmeyenler için uygun koruma önlemlerinin alınması ve mühürleme yapılırken mirasbırakanla birlikte oturanların ihtiyaçları için gerekli eşyanın tutanakla tespit edilip güvenilir kişi olarak kendilerine bırakılması gerekirken, istemin reddi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Bu nedenle hüküm oybirliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2006/13518 K. 2007/4622 Bozma
m.590/1

Yazımı yapılan tereke mallarından gerekenler TMK m.591 uyarınca mühürlenerek koruma altına alınır; mühürlenmeyen mallar için de uygun koruma önlemleri alınır.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, terekede bulunan menkul malların tespiti ile yazımı (defterinin tutulması), idaresi ve yasal yoldan tasfiyesi istemine ilişkindir; mirasçılardan Dursun ve Sezayi'nin vesayet altında bulunması terekenin defterinin tutulması için yasal bir sebep oluşturmaktadır. Yargıtay, mahalli mahkeme hükmünü görev aşılarak karar tesis edildiği gerekçesiyle bozmuştur. Gerekçede, TMK m.589/1-2 uyarınca mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hakiminin tereke mallarının korunması için gerekli önlemleri alacağı, TMK m.590'da belirtilen sebeplerden birinin gerçekleşmesi hâlinde defter tutulmasına karar vereceği belirtilmiş; iki mirasçının vesayet altında olmasının TMK m.590/1 anlamında yazım için yasal sebep teşkil ettiği saptanmıştır. Bu nedenle yazımı yapılan tereke mallarından gerekenlerin TMK m.591 uyarınca mühürlenerek koruma altına alınması, mühürlenmeyen mallar için uygun koruma önlemlerinin alınması ve mühürleme sırasında mirasbırakanla birlikte oturanların ihtiyaçları için gerekli eşyanın tutanakla tespit edilerek güvenilir kişi olarak kendilerine bırakılması gerektiği vurgulanmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2011/4460 K. 2011/22374 Bozma
m.590/3

TMK m.590/3'te düzenlenen defter tutma (terekenin defterinin tutulması) talepleri süreye tabidir; buna karşılık m.589/1'e dayanan terekenin korunması istekleri süreyle sınırlı değildir.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, 23.05.2006 tarihinde dul ve çocuksuz olarak ölen mirasbırakanın terekesinin tespiti ve yasal mirasçısına teslimi istemine ilişkin olup, sulh mahkemesinin verdiği hüküm temyiz edilmiştir. Yargıtay, mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkiminin istem üzerine veya re'sen terekenin korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak için gerekli bütün önlemleri alacağını düzenleyen TMK m.589/1'e dayanan istekleri süreyle sınırlı görmemiş; buna karşılık TMK m.590/3'te düzenlenen terekenin defterinin tutulması (defter tutma) taleplerinin süreye tâbi bulunduğunu vurgulamıştır. Mahkemenin bu iki istem türü arasındaki ayrımı gözetmeden yazılı şekilde hüküm kurmasını usul ve yasaya aykırı bulan Daire, yapılacak işin terekenin tespiti ve korunması hakkında gerekli önlemleri almaktan ibaret olduğunu belirterek hükmün oybirliğiyle bozulmasına karar vermiştir.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2019/1620 K. 2020/313 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Adana BAM, TMK m.590/3'teki bir aylık sürenin hak düşürücü değil hakime yönelik düzenleyici süre olduğunu, koruma önlemi niteliğindeki terekenin tespiti ve defter tutmanın paylaşıma kadar istenebileceğini ve bunun çekişmesiz yargı işi olduğunu benimsemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacılar, murislerinin işyerinde bulunan demirbaş ve menkullerin tereke mallarından olduğunun tespiti ile davacılara teslimini istemiş; ilk derece mahkemesi talebin terekenin tespiti niteliğinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Adana BAM, talebin terekenin korunması ve tespiti kapsamında çekişmesiz yargı işi olduğunu, HMK m.382-383 uyarınca sulh hukuk mahkemesinin görevli bulunduğunu belirlemiştir. Bu nedenle görevsizlik kararını yerinde görerek davacıların istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Bilgilendirme amaçlıdır.

İlgili Hizmet

TMK 590, miras hukuku kapsamında defter tutma konusunu düzenler.

mirasın reddi ve intikal davalarında hukuki danışmanlık

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!