TMK Madde 593 Tereke yöneticisinin görev, temsil ve sorumluluğu

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TMK 593, terekeyi resmen yöneten kişinin görev kapsamını yedi bent ve üç fıkra üzerinden düzenler ve yöneticinin geniş ama çerçeveli yetkisini ortaya koyar.

Resmi Metin

Görev, temsil ve sorumluluk

Madde 593- (1) Terekeyi resmen yöneten sulh hâkimi veya onun yönetimle görevlendirdiği kimse, resmen yönetme sebeplerinin ortadan kalkmasına ya da paylaştırmaya kadar, terekeyi hak sahiplerinin haklarının kaybına meydan vermeyecek biçimde iyi bir yönetici gibi özenle yönetmek ve özellikle aşağıda yazılı işleri görmekle yükümlüdür:

  1. 1. Henüz yapılmamışsa, terekenin yazımı,
  2. 2. Gereken koruma önlemlerinin alınması,
  3. 3. Mirasçıların menfaatlerine veya iyi bir yönetimin gereklerine uygun düştüğü takdirde terekedeki malların satılması,
  4. 4. Mirasbırakanın alacaklarının tahsili ve borçlarının ödenmesi,
  5. 5. Mirasçıların yasal haklarını zedelemediği anlaşılan vasiyetlerin, sulh hâkiminin izni ve asliye hâkiminin onayı ile yerine getirilmesi,
  6. 6. Terekeye ait paraların faiz getirmek üzere Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirtilen bir bankaya yatırılması veya bu paralarla Devlet tahvili alınması ve yeterli güvencesi bulunmayan yatırımların güvenceli yatırımlara dönüştürülmesi,30
  7. 7. Terekede ticarethane, imalâthane veya başka bir işletme varsa, bunların olduğu gibi sürdürülmesi; sürdürmede yarar yoksa, tasfiyesi için gerekli önlemlerin alınması.

(2) Tereke yöneticisi, görevine giren hususlarda miras ortaklığının temsilcisi olup, ortaklık aleyhine açılan davalarda ve yapılan icra takiplerinde ortaklığı temsil eder ve gereken hâllerde ortaklık adına dava açmaya, icra takibinde bulunmaya, davadan feragate, kabule, sulh olmaya ve tahkime yetkilidir; davaları ve takipleri mirasçılara ihbar eder.

(3) Terekenin resmen yönetilmesinde, sulh hâkimi ile yöneticinin işlemleri konusunda, niteliklerine uygun olduğu ölçüde, vesayete ilişkin hükümler uygulanır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, terekeyi resmen yöneten kişinin görev kapsamını yedi bent ve üç fıkra üzerinden düzenler ve yöneticinin geniş ama çerçeveli yetkisini ortaya koyar. Birinci fıkra yöneticinin terekeyi hak sahiplerinin haklarının kaybına yer vermeyecek biçimde iyi bir yönetici gibi özenle yöneteceğini ve yedi bent halinde sayılan işleri görmekle yükümlü olduğunu hükme bağlar: terekenin yazımı, gerekli önlemlerin alınması, mirasçıların yararına uygun düştüğü takdirde tereke mallarının satışı, alacakların tahsili ve borçların ödenmesi, yasal hakları zedelemediği anlaşılan vasiyetlerin yerine getirilmesi, paranın bankaya yatırılması ve işletmelerin sürdürülmesi veya tasfiyesi. İkinci fıkra yöneticiyi miras ortaklığının temsilcisi sıfatıyla dava açmaya, takip yapmaya, sulh ve tahkim yetkilerine sahip kılar. Üçüncü fıkra vesayete ilişkin hükümlerin niteliğine uygun olduğu ölçüde uygulanacağını öngörür. Avukatlık pratiğinde tereke yöneticisi atandığında yedi bentte sayılan işler için iş listesi hazırlanmalı, ücret ve yetki sınırı tek tek görüşülerek dosyaya işlenmelidir.

Gerekçe

Eski Kanunda bu maddeyi karşılayan bir hüküm yoktur. Bu madde ile terekeyi resmen yöneten kişinin hukuki durumu açıklığa kavuşturulmuş ve kendisinin görevi, temsil yetkisi ve sorumluluğu, uygulamada ortaya çıkan ihtiyaçlar göz önüne alınarak ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

– Tasarının 593 üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “vesayetteki kurallar uyarınca”, (7) numaralı bendinde bulunan “vesayet hükümleri uyarınca” ve ikinci fıkrasında yer alan “vesayete uygun kurallar uyarınca” ibareleri gereksiz görülerek metinden çıkarılmıştır.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2011/18869 K. 2012/31803 Bozma

Terekenin resmen yönetilmesiyle görevlendirilen yönetici, özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle terekeye ve hak sahiplerine verdiği zarardan sorumlu olup, kendisine karşı tazminat istenebilir.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, terekenin resmen yönetilmesiyle görevlendirilen davalının özen yükümlülüğüne aykırı davranarak tereke ile hak sahiplerini zarara uğrattığı iddiasıyla açılan tazminat davasında görevli mahkemenin asliye hukuk mu yoksa sulh hukuk mahkemesi mi olduğu noktasında toplanmaktadır. Yargıtay, terekenin yönetimiyle görevlendirilen kimsenin görev alanına giren hususlarda aynı zamanda miras ortaklığının temsilcisi (TMK m.640) ve özel kayyım niteliğinde olduğunu, terekenin resmen yönetilmesinde sulh hâkimi ile yöneticinin işlemleri konusunda niteliklerine uygun düştüğü ölçüde vesayete ilişkin hükümlerin uygulanacağını (TMK m.593/son) belirtmiştir. Tereke temsilcisinin yönetim işleri sulh hâkiminin denetimine tabi olduğundan, özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle sorumluluğa ilişkin bu istemi incelemekle asliye hukuk değil sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Kamu düzeniyle ilgili ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gereken görev kuralları uyarınca görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru bulunmamış ve hüküm bu sebeple bozulmuştur. Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2007/18661 K. 2009/4373 Onama

Tereke mallarına atanan temsilcinin, TMK m.593 uyarınca terekeyi resmen yönetmekle görevli olup olmadığının karar yerinde gösterilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

Detaylı özeti gör

Mirasbırakanın 4.1.2005 tarihli resmi vasiyetnamesi sulh hakimince açılıp okunduktan sonra, yasal mirasçı olan eş tereke mallarının mirasçılara geçici teslimini veya terekenin resmen yönetilmesini istemiş; yerel mahkeme, tereke mallarına temsilci atanmak suretiyle yeterli koruma önleminin alındığı gerekçesiyle vasiyetnamenin açılmasına ilişkin hükmü kurmuştur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, temsilci atanmak suretiyle yeterli korumanın sağlandığı anlaşıldığından temyiz isteğini reddederek hükmün onanmasına oyçokluğuyla karar vermiştir. Karşı oyda ise TMK m.595/2 uyarınca sulh hakiminin gerekli koruma önlemlerini (TMK m.590, 591, 592) istem üzerine veya resen alması gerektiği, ayrıca tereke mallarına atanan temsilcinin TMK m.593 anlamında terekeyi resmen yönetmekle görevli olup olmadığının karar yerinde gösterilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ve bu nedenle hükmün bozulması gerektiği belirtilmiştir.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Hizmet

TMK 593, miras hukuku kapsamında görev, temsil ve sorumluluk konusunu düzenler.

miras paylaşımı süreçlerinde avukat desteği

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!