TMK Madde 254 Aile konutu ve ev eşyası: İptal veya boşanma hâlinde

Özet 4 fıkra · ~3 dk okuma

TMK 254, paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin sona ermesinde aile konutunun ve ev eşyasının kullanımına ilişkin özel bir düzenleme getirir.

Resmi Metin

İptal veya boşanma hâlinde

Madde 254- (1) Evliliğin iptal veya boşanma kararıyla sona erdirilmesi hâlinde, ailenin ortak kullanımına özgülenmiş ve eşler arasında eşit olarak paylaşma konusu olan konutta kalmaya ve ev eşyasını kullanmaya hangisinin devam edeceği konusunda eşler anlaşabilirler. Konutta kalma hakkını elde eden eş, bu hakkın tapu kütüğüne şerh edilmesini isteyebilir.

(2) Eşlerin aile konutunda kimin kalmaya ve ev eşyasını kimin kullanmaya devam edeceği konusunda anlaşamamaları hâlinde, hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim, olayın özelliklerini, eşlerin ekonomik ve sosyal durumlarını ve varsa çocukların menfaatlerini göz önünde bulundurarak bu hakka hangisinin sahip olacağına iptal veya boşanma kararıyla birlikte re'sen karar verir; bu kararında kalma ve kullanma süresini belirleyerek tapu kütüğüne şerhi için tapu memurluğuna bildirir.

(3) Hâkim aksine karar vermedikçe hak, belirlenen sürenin bitiminde kendiliğinden sona erer. Ancak, bu süre sona ermeden yararlanan tarafın durumunda değişiklik olması hâlinde, diğer taraf hâkimden, kararın gözden geçirilmesini isteyebilir.

(4) Eşler konutta kira ile oturuyorlarsa hâkim, gerektiğinde konutta kiracı sıfatı taşımayan eşin kalmasına karar verebilir. Bu durumda, kiralayanın sözleşmeden doğan haklarını güvenceye almak için gerekli düzenleme yapılmasına iptal veya boşanma kararıyla birlikte re'sen karar verilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin sona ermesinde aile konutunun ve ev eşyasının kullanımına ilişkin özel bir düzenleme getirir. Evliliğin iptal veya boşanma kararıyla sona ermesi hâlinde eşler, ailenin ortak kullanımına özgülenmiş ve aralarında eşit paylaşıma konu olan konut ile ev eşyasının kimde kalacağını anlaşma yoluyla belirleyebilir; konutta kalma hakkını elde eden eş bu hakkı tapu kütüğüne şerh ettirebilir.

Anlaşma sağlanamazsa hâkim hakkaniyet, eşlerin ekonomik ve sosyal durumları ve çocukların menfaatlerini gözeterek iptal veya boşanma kararıyla birlikte re’sen karar verir; süreyi belirleyip tapu kütüğüne şerh için tapu memurluğuna bildirir. Sürenin bitiminde hak kendiliğinden sona erer; ancak süre dolmadan yararlananın durumunda değişiklik olursa diğer eş hükmün gözden geçirilmesini isteyebilir.

Konut kira ile kullanılıyorsa hâkim, kiracı sıfatı taşımayan eşin kalmasına da karar verebilir; bu durumda kiralayanın haklarını güvenceye alacak düzenleme re’sen yapılır.

Gerekçe

Maddeyle, evliliğin iptal veya boşanma kararıyla sona erdirilmesi üzerine, kanunen paylaşmaya tabi olan ve ailenin ortak kullanımına özgülenmiş olan konut ve ev eşyasının paylaşmadan sonra nasıl kullanılacağı düzenlenmektedir. Bu hususun iptal veya boşanma davası sonunda çözümlenmesi, eşlerin gerek ekonomik ve gerekse psikolojik gelecekleri bakımından zorunludur. Burada sözü edilen paylaşmanın fiili değil hukuki paylaşma olduğu kuşkusuzdur, Eşler arasında eşit olarak paylaşmaya konu olan ve ailenin ortak kullanımına özgülenen aile konutunda kalmaya ve ev eşyasını kullanmaya hangisinin devam edeceği konusunda aralarında anlaşabileceklerdir. Eşlerin bu konuda anlaşamamaları halinde, hakkaniyet gerektiriyorsa hakim, somut olayın özelliklerine göre eşlerin ekonomik ve sosyal durumlarını ve varsa özellikle çocukların menfaatlerini göz önünde bulundurarak bu hakka hangisinin ve ne kadar süreyle sahip olacağına iptal veya boşanma kararıyla birlikte re’sen karar verecektir.

Ayrıca, konutta kalma hakkını elde eden eşin bu hakkının tapu kütüğüne şerh edileceği belirtilmekte, diğer eşin bu konutu satış suretiyle el değiştirerek diğer eşin bu yararlanmasını ortadan kaldırması engellenmektedir. Bu şerh süreli olarak verilecek ve sürenin sonunda kendiliğinden sona erecektir. Ancak, şerh süresinin sona ermesinden önce de konutta kalma ve ev eşyasını kullanma hakkı bulunan eşin durumunda değişiklik olması halinde diğer taraf hakimden durumun değiştirilmesini isteyebilecektir.

Maddenin son fıkrası ile eşlerin birlikte yaşadıkları konutun kiralık olması halinde, hakimin, kiracı sıfatına sahip olmayan eşe kullanım hakkını verebileceği ve kira sözleşmesini bu yönde değiştirebileceği kabul edilmiştir. Burada kira sözleşmesinin taraflarında hakim kararıyla değişiklik söz konusu olacaktır. Madde, bu durumda hakimin, iptal veya boşanma kararıyla birlikte re’sen, kiralayanın sözleşmeden doğan haklarını güvence altına alabilme yetkisini de hükme bağlamıştır, örneğin hakim, kiracı tarafından verilen güvencelerin yerine, yeni eşin kiracılık sıfatının başlaması üzerine güvencenin bu eş tarafından verilmesine karar verebilir.

ALT KOMİSYON RAPORU

– Tasarının 254 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında ifade düzgünlüğünü sağlamak amacıyla redaksiyon yapılmıştır.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

– Tasarının 254 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında ifade düzgünlüğünü sağlamak amacıyla redaksiyon yapılmıştır.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2008/13717 K. 2009/19574 Kısmi

Davacı, dava dilekçesinde TMK m.254 uyarınca aile konutu ve ev eşyasından yararlanma ile tapuya şerhini açıkça talep etmişse, mahkeme bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermek zorundadır.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, davacının dava dilekçesinde paylaşmalı mal rejimi hükümleri kapsamında TMK m.254 uyarınca aile konutu ve ev eşyasından yararlanma ile bunun tapu kütüğüne şerh edilmesi talebini açıkça ileri sürmesine rağmen, mahkemenin bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar vermemesine ilişkindir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tazminatlara (TMK m.174/1-2) yönelik temyiz itirazlarını, davacının imzaladığı 7.1.2008 tarihli belgenin feragat niteliğinde bulunması nedeniyle yersiz görerek hükmü bu yönden onamıştır. Buna karşılık, m.254 kapsamındaki yararlanma ve şerh talebi hakkında karar verilmemesini usul ve yasaya aykırı bularak hükmü bu bent yönünden bozmuştur. Gerekçe olarak, dava dilekçesinde açıkça ileri sürülmüş bir talep hakkında mahkemenin olumlu veya olumsuz bir hüküm kurması gerektiği, talebin karara bağlanmadan karşılıksız bırakılmasının bozma sebebi oluşturduğu vurgulanmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2005/1615 K. 2005/4471 Bozma

TMK m.254 uyarınca aile konutu ve ev eşyasının bir eşe tahsisi yalnız mal rejiminin iptal veya boşanmayla sona ermesi hâlinde istenebilir; evlilik birliği sürerken bu tahsis talep edilemez.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, davacı kadının mülkiyeti davalı eşe ait ve aile konutu olarak kullanılan taşınmazın tapu kaydına TMK m.194 gereğince "aile konutu şerhi" konulması talebinin yerel mahkemece reddedilmesine ilişkindir; davacının ayrıca konutun kendisine tahsisi yönünde TMK m.254 ve 240'a dayalı bir talebi bulunmamaktadır. Yargıtay 2. HD, hükmü Sonuç kısmında 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle (aile konutu şerhi isteğinin yasal olmayan gerekçeyle reddi ve usulüne uygun açılmamış kişisel ilişki tesisi) bozmuş, davacının 1. ve 2. bentteki diğer temyiz itirazlarını ise reddetmiştir. Gerekçede; evlilik birliği devam ettiğinden davacının m.254 ve 240'a dayalı bir tahsis talebinde bulunmasına yasal olanak olmadığı, aile konutu şerhinin ise eşler arasındaki mal rejiminden bağımsız olduğu ve hak sahibi eş taşınmazı nasıl edinmiş olursa olsun konut aile konutu ise evliliğin devamı süresince talep hâlinde m.194/3 uyarınca tapuya şerhin zorunlu olduğu vurgulanmıştır. Dolayısıyla bu kararda TMK m.254 olumlu uygulanmamış; iptal veya boşanma hâline özgü m.254 (ve 240) tahsisinin evlilik birliği sürerken istenemeyeceği belirtilerek m.194 şerhinden ayrı tutulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2015/13166 K. 2016/3643 Kısmi
m.254/2

TMK m.254/2 kapsamındaki aile konutunun özgülenmesi talebi ancak usulüne uygun açılmış bir dava ile ileri sürülebilir; sonradan yapılan nitelendirme veya tedbir talebi bu talebe dava niteliği kazandırmaz.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, davacının boşanma davasında dava dilekçesinde aile konutunun özgülenmesine ilişkin bir talebi bulunmadığı halde mahkemenin bu konuda esastan hüküm kurmasının usule uygun olup olmadığına ilişkindir. Davacı, 12.03.2014 tarihli dava dilekçesinde özgülenme talep etmemiş; dava tarihinden sonra 08.04.2014'te verdiği harçsız ek dilekçeyle TMK m.199 gereğince yalnız tedbir talep etmiş, yargılama sırasında ise bu talebin TMK m.254/2 kapsamında özgülenme olduğunu açıklamıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu tedbir talebiyle ilgili harç yatırılmış olsa ve talebin yargılama sırasında m.254/2 kapsamında özgülenme olduğu açıklanmış olsa bile bunun usulüne uygun açılmış bir davaya varlık kazandırmayacağını belirtmiş; ortada özgülenme konusunda açılmış bir dava bulunmadığı halde talebin esası hakkında hüküm kurulmasını doğru görmeyerek hükmü bu yönden BOZMUŞ, bozma kapsamı dışında kalan bölümleri ise ONAMIŞTIR. Böylece karar, m.254/2 kapsamındaki özgülenme talebinin ancak usulüne uygun açılmış bir dava ile ileri sürülebileceğini, sonradan yapılan nitelendirmenin veya tedbir talebinin bu talebe dava niteliği kazandırmayacağını ortaya koymaktadır.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Hizmet

TMK 254, eşler arası mal rejimi, edinilmiş mallara katılma ve tasfiye süreçleri bakımından i̇ptal veya boşanma hâlinde alanında uygulanır.

eşler arası mal rejimi uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık

Bize WhatsApp'tan ulaşın!