TMK Madde 253 Paylaşmalı mal ayrılığında paylaştırma yöntemi

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TMK 253, paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin tasfiyesinde paylaştırma yöntemini üç fıkra olarak düzenler.

Resmi Metin

Paylaştırma yöntemi

Madde 253- (1) Paylaştırmanın ayın olarak yapılması asıldır. Buna olanak yoksa bedel eklemek suretiyle paylar denkleştirilir. Eşlerden birinin diğerine ödeyeceği bedel, malların tasfiye anındaki sürüm değerlerine göre hesaplanır. Bu hesaplamada paylaşım konusu malların edinilmesinden doğan borçlar indirilir.

(2) Denkleştirme bedelinin derhal ödenmesi kendisi için ciddî güçlükler doğuracaksa, borçlu eş ödemelerin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir.

(3) Aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak denkleştirme bedeline faiz yürütülür; durum ve koşullar gerektiriyorsa ayrıca borçludan güvence istenebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin tasfiyesinde paylaştırma yöntemini üç fıkra olarak düzenler. İlk kural ayni paylaştırmadır; bu olanaklı değilse paylar bedel eklenerek denkleştirilir. Eşlerden birinin diğerine ödeyeceği bedel, malların tasfiye anındaki sürüm değerlerine göre hesaplanır ve paylaşım konusu malların edinilmesinden doğan borçlar bu hesaptan indirilir.

İkinci fıkra borçlu eşe ödeme güçlüğü doğacağı hâlde uygun bir süre erteleme isteme imkânı tanır. Üçüncü fıkra ise aksine anlaşma yoksa denkleştirme bedeline tasfiyenin sona ermesinden başlayarak faiz yürütüleceğini, durum ve koşullar gerektiriyorsa ayrıca borçludan güvence istenebileceğini öngörür.

Gerekçede 239 uncu madde ile paralelliğin sağlandığı; ayrıca ayni taksim mümkün olmadığında bedel uygulamasına geçildiği belirtilmiştir. Borçlu eşe tanınan kolaylıklar tasfiyenin somut olayın koşullarına uyarlanmasını sağlar.

Gerekçe

Burada paylaştırma istemi karşısında, aynen taksimin mümkün olmaması haline benzer bir hüküm getirilmiştir. Böyle bir olanaksızlık halinde, malik olan eşe aynen 564 üncü maddede olduğu gibi bir seçim hakkı tanımıştır. İlgili eş, ya malı verip kendi payını bedel olarak isteyebilecek, ya da malı alıp istem sahibine bedel ödeyecektir. Bu fıkraya göre, eşlerden her biri paylaşmadan kaynaklanan alacağına mahsuben, yetmezse üstünü tamamlamak suretiyle, birlikte yaşamış oldukları konutun kendisine bırakılmasını isteyebilecektir.

Maddenin ikinci fıkrası paylaştırma konusu mala ilişkin borçların mevcudiyeti halinde, bu borçların çıkarılmasından sonra kalan net değer üzerinden paylaşıma hükmedileceğini öngörmektedir.

ALT KOMİSYON RAPORU

– Tasarının 253 üncü maddesinin birinci fıkrasına yapılan ilave ile malın maliki eşin diğer eşin payını “ödeme günündeki parasal değeriyle” ödeyebileceği hususuna açıklık getirilmiştir.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

– Tasarının 253 üncü maddesi, paylaştırma yönteminin uygulanmasında 239 uncu madde ile paralelliğin sağlanması amacıyla üç fıkra olarak yeniden düzenlenmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2023/1310 K. 2024/6903 Bozma
m.253/1

Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde, evliliğin boşanma sebebiyle mahkeme kararıyla sona ermesi hâlinde mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren geçerli olmak üzere sona erer.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, taraflar arasında geçerli olan paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak davasında; delillerin değerlendirilmesi, tasfiye tarihinin belirlenmesi ve ihtiyati tedbir noktalarında toplanmaktadır. Yerel mahkeme, 4721 sayılı Kanun'un 247/2. maddesi uyarınca boşanma sebebiyle mal rejiminin dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sona erdiğini esas alarak, devredilen aile konutu niteliğindeki taşınmazın boşanma dava tarihi (16.02.2007) itibarıyla değerini (180.000 TL) tasfiyeye esas almış ve bunun yarısı olan 90.000 TL denkleştirme bedeline hükmetmiştir. Yargıtay ise paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde paylaştırmanın ayın olarak yapılmasının asıl olduğunu, mümkün olmaması hâlinde bedelin malların tasfiye anındaki sürüm (rayiç) değerine göre hesaplanacağını (md. 247/2, 248/2, 249/1, 253/1) belirtmiş; uygulamasına göre edinilmiş mallara katılma rejiminde olduğu gibi tasfiye tarihinin karar tarihi olduğunu vurgulamıştır. Burada mal rejiminin sona erme anı (boşanma dava tarihi) ile değerlemeye esas tasfiye tarihi (karar tarihi) birbirinden ayrı olup; mahkeme sona erme anını tasfiye tarihi sayarak ve taşınmazın boşanma dava tarihindeki değerini esas alarak bu ilkeye aykırı davrandığından, davacı erkek vekilinin değere yönelik temyiz itirazları yerinde görülerek karar bu yönden bozulmuştur.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Hizmet

TMK 253, eşler arası mal rejimi, edinilmiş mallara katılma ve tasfiye süreçleri bakımından paylaştırma yöntemi alanında uygulanır.

edinilmiş mallara katılma rejiminde avukat desteği

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!