İçeriğe geç

İİK Madde 280 Zarar verme kastından dolayı iptal

Özet 4 fıkra (1 mülga) · ~2 dk okuma

İİK m.280, malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemlerin, borçlunun mali durumunun ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal edilebileceğini düzenler. Şu kadar ki, işlem tarihinden itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takipte bulunulmuş olmalıdır.

İçindekiler

Sayfa içeriğiİİK Madde 280 - Zarar verme kastından dolayı iptal

Resmi Metin

Zarar verme kastından dolayı iptal

Madde 280- (1) Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu malî durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal edilebilir. Şu kadar ki, işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflâs yoluyla takipte bulunulmuş olmalıdır.

Değişiklik: · 4949 s.K. m.66

(3) Üçüncü şahıs, borçlunun karı veya kocası, usul veya füruu ile üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımları, evlat edineni veya evlatlığı ise borçlunun birinci fıkrada beyan olunan durumunu bildiği farz olunur. Bunun hilafını üçüncü şahıs, ancak 279 uncu maddenin son fıkrasına göre isbat edebilir.

Değişiklik: · 3494 s.K. m.55

(4) Ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kasdını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kasdiyle hareket ettiği kabul olunur. Bu karine, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Değişiklik Bilgisi

Bu maddede mevcut doğrulanmış değişiklik(ler) aşağıda gösterilmektedir. Madde yürürlüktedir; güncel ve yürürlükteki tam metin yukarıdadır. Önceki sürüm yürürlükte olmadığından bu sayfada ayrıca verilmemiştir.

  1. Değişiklik madde tamamı 538 s.K. m.115
  2. Değişiklik 1. fıkra 4949 s.K. m.66
  3. Mülga (fıkra) 2. fıkra 4949 s.K. m.103
  4. Değişiklik 3. fıkra 3494 s.K. m.55

Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Ticari işletmeyi veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını ya da mühim bir kısmını devralan kişi bakımından kurulan karine, alacaklıyı bilme ve kast unsurlarını ayrıca ispat yükünden kurtarır. Devralan tarafta ise karine ancak iki somut yoldan çürütülebilir: devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin iptal davasını açan alacaklıya yazılı olarak bildirildiğini ispat etmek ya da ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle, bu mümkün değilse bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispat etmek. Devir planlanırken bu üç aylık takvim baştan kurulmalıdır.

İlgili Yargıtay Kararları - İİK m.280 uygulaması

Seçilmiş Yargıtay içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Yargıtay · HGK E. 2017/2759 K. 2020/745 Direnme Bozuldu

Dava dilekçesinde İİK m.278, m.279 ve m.280'den hangisine istinaden iptal istendiğinin belirtilmesi zorunlu değildir. Bu maddelerden biri gösterilmiş olsa bile mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine dayanarak iptal kararı verebilir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Taşınmaz üzerinde lehe tesis edilen süreli ipoteğin, dayanağı gerçek bir alacak bulunmadığı ve muvazaalı olduğu iddiasıyla kaldırılması ile borçlu olunmadığının tespiti. Değerlendirme: TMK m.850 uyarınca ipotek, güvence sağladığı alacağa bağlı fer'i sınırlı bir ayni haktır; bilirkişi raporları ipoteğe konu gerçek bir alacağın bulunmadığını, davalılar arasındaki güçlü organik bağ ve süregelen ihmali davranışla tasarrufun muvazaalı olduğunu göstermektedir. Sonuç: Direnme kararının değişik gerekçe ve nedenlerle BOZULMASINA, oy çokluğuyla karar verilmiştir.

Yargıtay · HGK E. 2020/220 K. 2020/726 Direnme Bozuldu

Tasarrufun iptali davasında mahkeme, davacının dayandığı hükümle bağlı değildir; davacı İİK m.280'e dayanmış olsa dahi mahkeme, koşulları varsa m.278 veya 279'a göre iptal kararı verebilir. Kanun hangi tasarrufların iptale tabi olduğunun tayinini hâkimin takdirine bıraktığından, bu maddelerdeki sayım sınırlı değildir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Mirasçılar arasında yazılı şekilde yapılan rızai taksim (paylaşma) sözleşmesinin TMK m.676 uyarınca geçerli olup olmadığı ve geçerlilik için paylar arasında mutlak eşitlik aranıp aranmayacağı; eşitsizlik iddiasına dayalı tasarrufun iptali talebinin yerinde olup olmadığı. Değerlendirme: TMK m.676 paylaşma sözleşmesini yalnızca yazılı şekle bağlamış, taksimde mutlak eşitlik aranmamıştır; somut olayda fark bedeli ödenmiş, mal kaçırma kastı kanıtlanamamıştır. Sonuç: Direnme kararı, Özel Daire bozma gerekçeleriyle oy çokluğuyla bozulmuş, davanın reddi gerektiği belirtilmiştir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - İİK m.280 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2022/1704 K. 2022/937 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, borçlu tasarrufunun iptali istemli davada ihtiyati tedbirin istinaf yoluyla denetlenmesine ilişkindir; İİK m.280, İİK m.277 ve devamına göre açılan davalarda ön koşullar sağlandıktan sonra iptal şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği belirtilirken, İİK m.278 ve m.279'la birlikte anılmıştır.

Detaylı özeti gör

Alacaklı davacı, borçlu davalının limited şirketteki paylarını borcun doğumundan sonra kızına devretmesini muvazaalı sayarak TBK 19 uyarınca tasarrufun iptalini istemiş ve payların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir talep etmiştir. İlk derece mahkemesi 20.000,00 TL teminat karşılığında tedbire hükmetmiş, davalıların tedbire itirazını reddetmiştir. Daire, muvazaaya dayalı iptal davasında icra takibine geçilmesine ve aciz belgesine gerek bulunmadığını, borcun doğum tarihinin tasarruftan önce olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, teminat ve tedbir şartlarının yargılama sırasında incelenebileceğini belirterek ara kararı hukuka uygun bulmuş ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Tam karar metni esas alınmalıdır.