Resmi Metin
Rehin açığı belgesi
Madde 152- (1) Rehin, satış istiyenin alacağına derece itibariyle rüçhanı olan diğer rehinli alacakların tutarından fazla bir bedelle alıcı çıkmamasından dolayı satılamazsa veya satılıp da tutarı takip olunan alacağa yetmezse, alacaklıya bütün veya geri kalan alacağı için bir belge verilir.
(2) Alacağı irat senedinden veya bir taşınmaz mükellefiyetinden doğmıyan alacaklı, bu suretle tahsil edemediği alacağı için borçlunun sıfatına göre iflas veya haciz yoluna gidebilir.
(3) Alacaklı, satış yapılmamışsa artırma gününden, satış yapılması halinde satışın kesinleşmesi tarihinden itibaren bir sene içinde haciz yolu ile takip talebinde bulunursa yeniden icra veya ödeme emri tebliğine lüzum yoktur.
(4) Rehin açığı belgesi, borç ikrarını mutazammın senet mahiyetindedir.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Değişiklik Bilgisi
Bu maddede mevcut doğrulanmış değişiklik aşağıda gösterilmektedir. Madde yürürlüktedir; güncel ve yürürlükteki tam metin yukarıdadır. Önceki sürüm yürürlükte olmadığından bu sayfada ayrıca verilmemiştir.
- Değişiklik madde tamamı 538 s.K. m.73
Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.
Avukat Yorumu
Rehin açığı belgesiyle haciz yoluna geçerken bir senelik sürenin başlangıcı tek değildir. Satış yapılmamışsa artırma günü, satış yapılmışsa satışın kesinleşmesi tarihi esas alınır; bu süre içinde haciz yolu ile takip talebinde bulunulursa yeniden icra veya ödeme emri tebliğine lüzum kalmaz. Yanlış anı başlangıç sayan alacaklı süreyi kaçırdığında, kazanılmış olan bu kolaylığı yitirip takibi baştan kurmanın masrafı ve gecikmesiyle karşılaşır.
Belge iki durumda verilir: rehin, satış isteyenin alacağından derece itibarıyla önce gelen diğer rehinli alacakların tutarını aşan bir bedelle alıcı çıkmadığı için satılamamıştır ya da satılmış ama tutarı takip olunan alacağa yetmemiştir. Satış hiç yapılamamışsa belge bütün alacak, satış yetersiz kalmışsa geri kalan alacak için düzenlenir. Belgeyle sonraki yola geçebilecek alacaklı, alacağı irat senedinden veya bir taşınmaz mükellefiyetinden doğmayan alacaklıdır; o, tahsil edemediği alacak için borçlunun sıfatına göre iflas veya haciz yoluna gidebilir.