İçeriğe geç

İİK Madde 39 İlama ve noter senedine dayalı takip: Zamanaşımı

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

İİK m.39, ilama ve noter senedine müstenit takiplerde zamanaşımını belirler. İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar. Noter senedine müstenit takip ise senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret kanunlarında muayyen olan zamanaşımlarına tabidir.

İçindekiler

Sayfa içeriğiİİK Madde 39 - İlama ve noter senedine dayalı takip: Zamanaşımı

Resmi Metin

Zamanaşımı

Madde 39- (1) İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar.

(2) Noter senedine müstenit takip, senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret kanunlarında muayyen olan zamanaşımlarına tabidir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

On yıllık zamanaşımı, değişmez bir başlangıç tarihinden değil dosyadaki son muamele tarihinden itibaren işler. Bu sebeple sürenin dolup dolmadığı incelenirken önce takipteki son işlemin tarihi saptanır, ardından dosyanın işlemsiz kaldığı dönem hesaplanır.

Takip noter senedine dayanıyorsa aynı on yıllık ölçü doğrudan uygulanmaz. Kanun, bu takiplerde zamanaşımını senedin mahiyetine göre Borçlar Kanunu veya Ticaret Kanunu hükümlerine bırakmıştır. Uygulanacak sürenin bulunması, önce senedin hukuki mahiyetinin belirlenmesini gerektirir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - İİK m.39 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2018/571 K. 2018/635 İstinaf Kabulü / Kaldırma

İİK m.39/1 uyarınca ilama dayalı takip, son işlem tarihinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; taşınmazın aynına ilişkin ilamlar ise zamanaşımına uğramaz.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, müdahalenin meni ve kal hükmü içeren ilama dayalı ilamlı takipte borçlunun icranın geri bırakılması istemine ilişkindir. Borçlu, hüküm tarihi ile tebliğ arasında on yıldan fazla süre geçtiğini ileri sürmüş; ilk derece mahkemesi ilamın takipten önce zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle takibin iptaline karar vermiştir. Daire, ilamın taşınmazın aynına ilişkin bir hüküm içermediğini, bu nedenle on yıllık süreye tabi olduğunu ve bu sürenin hüküm tarihi ile kararın tebliğe çıkarıldığı tarih arasında dolduğunu belirlemiş; ancak sonucun takibin iptali değil icranın geri bırakılması olması gerektiğini saptayarak alacaklı-davalı istinafını kısmen kabul etmiş, ilk derece kararını kaldırıp icranın geri bırakılmasına karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Tam karar metni esas alınmalıdır.