Yargıtay 12.HD E.2025/3338 K.2025/4675

İlgili madde: TMK Madde 420

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki ihale alıcısı hissedar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Şikayetçi hissedar … vasisinin icra mahkemesine başvurusunda; vesayet makamından almış olduğu husumete izin kararını da sunarak, Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2020/2226 Esas sayılı dosyasından verilen 5.04.2021 tarihli ara kararla hissedar …’ın fiil ehliyetinin geçici olarak kaldırılmasına karar verildiğini ve kendisinin vasi atandığını, buna rağmen satış ilanının kısıtlıya tebliğe çıkartıldığını, ayrıca tebliğ işleminin de usulsüz olduğunu, beyanına başvurulan …’ın komşu olmadığını ileri sürerek 27.12.2021 tarihli ihalenin feshini istediği, İlk Derece Mahkemesince; tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği, şikayetçi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; şikayetçi hissedarın 29.03.2021 tarihinde kısıtlandığı ve kendisine vasi atandığı, satış ilanının ise 28.10.2022 tarihinde vasiye değil kısıtlı asıla tebliğ edildiği gerekçesi ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmıştır.

TMK’nın 420. maddesine göre “Vesayet işleri zorunlu kıldığı takdirde vesayet makamı, vasinin atanmasından önce de re’sen gerekli önlemleri alır; özellikle, kısıtlanması istenen kişinin fiil ehliyetini geçici olarak kaldırabilir ve ona bir temsilci atayabilir. Vesayet makamının kararı ilân olunur.”

Somut olayda; şikayetçi hissedar …’ın TMK’nın 408. maddesine göre kısıtlanması istemiyle yapılan başvuru üzerine; Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2020/2226 Esas sayılı dosyasında verilen 5.04.2021 tarihli ara kararla fiil ehliyetinin geçici olarak kaldırılmasına ve kendisine …’ın vasi olarak atanmasına karar verilmiş ise de; bu kararın ilan edildiğine dair bir dosyada bir belge ve iddia bulunmamaktadır. Bu durumda, bu ara karar gereğince satış ilanının vasiye tebliği mümkün değildir. Yine, satış ilanının 28.10.2021 tarihinde şikayetçi hissedara tebliğinden sonra Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 20.12.2021 tarih ve 2020/2226 E. 2021/3016 K. sayılı kararı ile şikayetçi hissedarın kısıtlanarak vesayet altına alınmasının da sonuca etkisi bulunmamaktadır. Bölge
Adliye Mahkemesince, karar yerinde satış ilanı tebliğ tarihinin 28.10.2022 olduğu yazılmış ise de; ihale tarihinin 27.12.2021 olması ve tebliğ mazbatasının da Uyap sistemine 30.10.2021 tarihinde taranmış olması karşısında, tebliğ mazbatasındaki yıl hanesinin dağıtıcı tarafından 2021 yerine maddi hataya dayalı olarak 2022 olarak yazıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesinin, şikayetçi hissedara vasi tayin edilmesinden sonra yapılan tebliğ işleminin vasiye yapılması gerektiğine ilişkin gerekçesi isabetsizdir.

Ne var ki; şikayetçi hissedar vasisinin icra mahkemesine başvurusunda, asile yapılan tebliğ işleminin de usulsüz olduğunu ileri sürdüğü görülmüştür.

O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, asıla yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğuna dair şikayet nedenleri de incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ :

İhale alıcısı hissedarın temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi’nin 16.01.2025 tarih ve 2025/13 E. – 2025/23 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, asıla yapılan tebliğ işlemine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 07 Eylül 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaş — Avukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!