TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2021/1107 K. 2022/33

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1298

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK madde: AVK Madde 171
[ÖZET] * Bir haktan vazgeçmeyi gerektiren işlemlerde vekil edenin yazılı muvafakatinin alınması zorunlu olup, şikâyetli avukat bu zorunluluğu yerine getirmemiş, işine ve mesleğine gerekli özeni göstermemiştir.
(Av. Yas. 171/1)

[KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi:
Şikâyetli avukat hakkında, “…  İcra Ceza Mahkemesinin 2016/518 esas sayılı dosyasında mazeret bildirmeksizin duruşmaya katılmayarak şikâyetçinin şikâyet hakkının düşürülmesine sebebiyet verdiği, söz konusu davaya konu icra dosyasında borçludan tahsil ettiği 6.000 TL’nin tamamını masraf ve vekâlet ücretine sayarak şikâyetçiye hiçbir ödeme yapmadığı, yine icra dosyasına konu karşılıksız çekin 1.200 TL yasal yükümlülük bedelini bankadan tahsil ettiği halde şikâyetçiye bildirmediği ve ödemediği” iddiası üzerine başlatılan disiplin davasında eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli yazılı savunmalarında özetle; şikâyetçi alacaklı vekili sıfatıyla takip ettiği …  İcra Müdürlüğünün 2014/937 esas sayılı icra dosyası için kendisine vekâlet ücreti ödemesi yapılmadığını, …  İcra Ceza Mahkemesinin 2016/518 esas sayılı davaya konu icra dosyasında çekin karşılıksız çekin karşılıksız banka sorumluluk tutarından, önceki dosyadaki bakiye masraf ve çekin takibi için yapılacak masrafların karşılanması için şikâyetçinin talimat verdiğini, geri kalan masraf ve vekâlet ücretini çekin tahsil edilmesinden sonra ödeyeceğini söylediğini, bunun üzerine banka sorumluluk tutarı olan 1.200 TL’yi …  İcra Müdürlüğünün 2014/1937 ve …  İcra Müdürlüğünün 2015/6435 sayılı dosyaları için masraf olarak kullandığını, daha sonra …  İcra Müdürlüğünün 2015/6435 sayılı dosyasından tahsil ettiği 6.000 TL’yi de şikâyetçiye bildirerek ödenmeyen masraf ve vekâlet ücretlerine mahsup ettiğini, İcra Ceza Mahkemesinin 2016/518 sayılı davanın takibini ise masraf ve vekâlet ücreti alamadığı için şikâyetçiye bildirerek bıraktığını, ayrıca kalem personelinin kendisini UYAP sistemine kaydetmemesi nedeniyle duruşma gün ve saatini öğrenemediğini, bugüne kadar şikâyetçiden …  İcra Müdürlüğünün 2017/22725 sayılı takip dosyası için gönderdiği 1.500 TL’den başka ödeme alamadığını beyan etmiştir.
Sözlü savunmasında; “Daha önce dosyaya verdiğim yazılı savunmalarımı aynen tekrar ediyorum. Şikâyetçi ile aramdaki vekillik ilişkisi sebebiyle birden fazla dosyasını takip ettim ve bu dosyalar nedeniyle şikâyetçi tarafıma ne masraf ne de vekâlet ücreti ödemiştir. Şikâyet edilen dosyadan tahsil edilen 6.000 TL, şikâyete konu dosya da dâhil olmak üzere şikâyetçiden olan masraf alacağım ve vekâlet ücreti alacaklarıma mahsuben sayılmıştır. Bu hususta şikâyetçinin bilgisi ve rızası dâhilindedir. Nitekim şikâyet dilekçesinde tahsil edilen 6.000 TL’yi bildirdiğim gibi bu tutarın vekâlet ücreti ve masraflara sayıldığı da beyan ve kabul edilmiştir. Şikâyetçinin vekili olarak takip ettiğim gerek takip gerekse dava dosyalarında sonradan vekil eden tarafından ödenmek üzere masrafların tamamı tarafımca karşılanmıştır. Vekil eden tarafından 2017/22725 esas sayılı takip ettiğim icra takibi dosyası nedeniyle 1.490 TL vekâlet ücretine mahsuben ödenmiştir, vekil edenden bahse konu icra takip dosyası sebebiyle icra vekâlet ücreti alacağımın tutarı 5.604 TL olmasına rağmen tarafıma yapılan ödeme sadece 1.490 TL’dir. Bu ödemede 2018 yılında yapılmıştır. Duruşmaya girmediğimden bahisle zarar verdiğimden dolayı yapılan şikâyet sebebine gelince şikâyete konu İcra Ceza Mahkemesinin 2016/518 esas sayılı dava vekil edenin talebi talimatı masrafı karşılanmış bir iş değildir. Vekil edenin haklarını korumak amacıyla tamamen vekil olarak inisiyatifimle yapılmış bir iştir. Duruşmaya girilmemesi sebebiyle vekil edenin herhangi bir zararı da söz konusu değildir. Zira bahse konu dosyada verilen karar içeriğinde de şikâyet konusu suçun oluşmadığına dair gerekçe yer almaktadır. Bu nedenlerle hakkımda ceza tayinine yer olmadığına karar verilmesini talep ederim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 16.06.2020 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 34, 171/1, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3, 4, 41, 43 ve 45.maddesi uyarınca şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, “Dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde; şikâyetli avukatın, takibindeki … İcra Ceza Mahkemesinin 2016/518 esas sayılı davasında, 18.01.2018 tarihli duruşmaya mazeret bildirmek suretiyle katılmadığı, bir sonraki 20.02.2018 tarihli duruşmaya ise mazeret bildirmeksizin katılmadığı ve bu oturumda şikâyet hakkının düşürülmesine karar verildiği, şikâyetli avukatın UYAP sistemine kaydedilmemiş olmasının geçerli bir mazeret kabul edilemeyeceği, önceki celse mesleki mazeret sunan avukatın özen yükümlülüğü kapsamında yeni duruşma gününün takibini yapması gerektiği ancak şikâyetli avukat üstlendiği işin gereklerini yapmakta ihmal göstererek müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğu, ayrıca müvekkili adına tahsil ettiği bir kısım paraları masraf ve vekâlet ücreti alacaklarına mahsup ettiği gerekçesiyle ödeme yapmadığı şeklindeki savunması karşısında, hapis hakkının, ne oranda ve hangi alacak kalemleri için kullanıldığı açıkça belirtilerek yazılı şekilde muhatabına bildirilerek kullanılması gerekirken, dosya kapsamında bildirim yükümlülüğünün yerine getirildiğine dair herhangi bir delil elde edilemediği, bu doğrultuda şikâyetli avukatın eylemleri ile yukarıda belirtilen Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın ilgili maddelerinde düzenlenen ilke ve esasları ihlal ettiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetli Avukatın disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli vekilinin 22.10.2021 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, müvekkilinin savunmalarını aynen tekrarla, Baro Disiplin Kurulu’nca Avukatlık Kanunu’nun ilgili maddeleri yanlış yorumlanarak karar verildiğini, şikâyete konu çekle ilgili tahsilatın 2015, sonraki işlemlerin 2016 ve 2017 yılına ilişkin olduğunu, şikâyetçinin tahsilatın vekâlet ücreti ve masraflara ilişkin olarak kesildiğini bildiğini ve 2019 yılına kadar kendisi ile çalışmaya devam ettiğini, 2015 yılında para ile ilgili şikâyeti olan birinin 2019 yılına kadar beklemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, şikâyetçinin kesinti ile ilgili olarak kendisine bildirim yapıldığını şikâyet dilekçesinde kabul ettiğini, buna rağmen müvekkili hakkında ceza tayin edildiğini, hak edilmeyen bir paranın mahsup edilmesinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin takip ettiği işlerle ilgili yapılan masraf döküm ve dekontları ilgili yerlerden istenmiş olsa idi müvekkilinin haklı olacağının ortaya çıkacağını, dosyaların mahzende olduğunu, azil olduğundan dosyaların çıkarılamadığını, Baro Disiplin Kurulu’nca icra dosyaları incelenmeden karar verildiğini, düşen icra ceza dosyası ile ilgili olarak sanığın beraat edeceğinin açık olduğunu, müvekkiline yüklenebilecek bir sorumluluk bulunmadığını, Avukatlık Kanunu’nun 166.maddesi ve Yargıtay içtihatları gereğince müvekkilinin yapılan tahsilatı elinde bulundurma hakkı olduğunu, şikâyetçinin ödemesi gereken vekâlet ücretinin 7.200 TL’den fazla olduğunu, 10.01.2018 tarihine kadar şikâyetçi tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, şikâyetçinin tamamen kötüniyetli olduğunu belirterek mezkûr kararın itirazen bozularak kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmüştür.
Kurulumuzca yapılan incelemede; şikâyetçinin Baro Başkanlığına verdiği 17.01.2019 tarihli dilekçede avukatın tahsil ettiği paranın tamamını masraflara ve vekâlet ücretine mahsup ettiğinin kendisine bildirildiğini beyan etmesi sebebiyle; Şikâyetli avukat hakkında bildirim yükümlülüğünün ihlali sebebine dayalı Baro Disiplin Kurulu kararı gerekçesi yerinde görülmemiştir.
Ancak, Şikâyetlinin, İcra Ceza Mahkemesindeki duruşmadan haberi olmasına rağmen duruşmaya girmeyerek şikâyetçinin şikâyet hakkının düşürülmesine sebebiyet verdiği, Şikâyetli avukatın, müvekkili şikâyetçiye davayı takip etmeyeceğini yazılı şekilde bildirmediği, dosyada vekillikten istifa etmediği, avukatın üstlendiği işi sonuna kadar takip etme yükümlülüğüne aykırı davrandığı dosya kapsamı ile sabittir.
Bir haktan vazgeçmeyi gerektiren işlemlerde vekil edenin yazılı muvafakatinin alınması zorunlu olup, şikâyetli avukat bu zorunluluğu yerine getirmemiş, işine ve mesleğine gerekli özeni göstermemiştir.
Bu nedenle itirazın kısmen kabulüne, şikâyetli Avukatın sicil durumu da gözetilerek Baro Disiplin Kurulu kararının düzeltilerek onanmasına, İcra Ceza Mahkemesindeki duruşmadan haberi olmasına rağmen duruşmaya girmeyerek şikâyetçinin şikâyet hakkının düşürülmesine sebebiyet verme şeklinde vücut bulan eylemi nedeniyle şikâyetlinin takdiren uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli vekilinin itirazının kısmen kabulüne, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin kararının uyarma cezasına çevrilmek suretiyle
DÜZELTİLEREK ONANMASINA
, Şikâyetli Avukatın
UYARMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde … İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Katılanların oybirliği ile karar verilmiştir.

  • İlk yayınlanma tarihi: 15 Ocak 2022
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!