Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1115
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 11, 34, TBB Mes. Kur. m. 2, 3, 4 ) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında, “Eski müvekkili şikâyetçiye, takip ettiği dosyalarla ilgili istemiş olduğu raporu düzenlemediği ve müvekkilinin haklarını hukuki yoldan temin etmesi gerekirken icra takibine konu edilmek maksadıyla uhdesinde bulunan çeklerin bedeline karşılık şikâyetçiye taşınmaz devretmek suretiyle ticari faaliyette bulunduğu” iddiasıyla başlatılan disiplin kovuşturmasında eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli savunmalarında özetle; söz konusu raporların hukuk bürosundaki iş yoğunluğundan ötürü sehven sunulduğunu, şikâyetçinin yalnızca raporlama hatası sebebiyle şikâyet yoluna başvurmasının kötüniyetli olduğunu, icra takibine konu edilmemiş kıymetli evraklarının bedeline karşılık şikâyetçiye taşınmaz devretmiş olduğunu, devredilen taşınmaz sebebiyle çekin alacaklısın artık kendisi olduğunu bu sebeple şikâyetçiye bahse konu çeklerin iadesinin mümkün olmayacağını, taşınmazın geri devredilmesi halinde bahsi geçen çeklerin şikâyetçiye iade edilebileceğini, şikâyetçinin vekâlet ücreti, icra ve yargılama masraflarını ödememek maksadıyla suç uydurma ve iftira atma kastıyla hareket ettiğinden bahisle hakkında ayrı ayrı ceza tayinine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, dosyanın önceden Kurulumuza intikal ettiği, Kurulumuzun 12.10.2018 günlü kararı ile şikâyetli avukata şikâyetçi vekilinin itiraz dilekçesinin tebliği ile 7 günlük cevap süresi geçtikten sonra incelenmek üzere Kurulumuza gönderilmesi için dosyanın Barosuna iadesine karar verildiği, Baro Disiplin Kurulu’nca eksikliğin ikmal edildiği,
Baro Yönetim Kurulu’nun 15.06.2016 günlü toplantısında şikâyetli hakkında, Avukatlık Kanunu’nun 11 ve 34, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 2, 3 ve 4. maddeleri uyarınca disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetçinin … 59. Noterliğinin 07.05.2015 tarih 13546 yevmiye numara azilname ile şikâyetliyi azlettiği, şikâyetlinin azil sebepleri arasında, raporda belirtilen icra dosyalarının kendileri ile ilgisinin bulunmadığının belirtildiği,
Aynı gün gönderilen yine … 59. Noterliğinin 13552 yevmiye numaralı ihtarnamesinde ise vekil sıfatı ile takip edilen tüm dava ve icra dosyalarına ilişkin son hukuki durumun dosya numaraları ile belirtilmesinin istendiği,
Şikâyetli tarafından gönderilen … (Okunamadı) Noterliğinin 14.05.2015 tarih 15414 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde ise çok yakın bir tarihte raporlama yapıldığı, hâlihazırda müvekkili olmamaları nedeni ile yeniden rapor düzenlenmesinin azle aykırı hizmet olacağı ve mesai harcama anlamına geleceğinden yeni vekilden dosya durumunu öğrenebileceğinin ihtar edildiği,
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 05.03.2018 günlü “Olur”u ile şikâyetli avukat hakkında soruşturma izni verilmişse de, Baro Disiplin Kurulu’nca 26.04.2018 günlü oturumda, anılan “Olur”a ilişkin Baro Disiplin Kurulu’nun 2017/263 esas sayılı dosyası üzerinden kovuşturma yürütüldüğünün anlaşılması sebebiyle inceleme konusu kovuşturmaya devam olunarak, “Şikâyetlinin, şikâyetçinin alacağına bir an önce kavuşması için bizzat taşınmaz devri yapması eyleminin, avukatlık faaliyeti dâhilinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, avukatın müvekkilinin hak ve alacaklarını hukuki yollardan koruma altına alması gerektiği, böyle bir işlem neticesinde alacağın artık avukatın alacağı haline gelmesi ile söz konusu işin artık kişisel hale geleceğinden avukatın bağımsızlığını koruyamayacağı” gerekçesiyle şikâyetli hakkında ceza tayin ettiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde, Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesine göre tekerrüre esas 22.11.2014 kesinleşme tarihli kınama cezasının olduğu,
Şikâyetli vekilinin 04.6.2018 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; önceki savunmalarını aynen tekrarla, birçok dosyada doğru raporların verilmesine karşılık, evrak karışıklığından kaynaklı sehven verilen rapor üzerinden şikâyet edilmesinin kötüniyetli olduğunu, şikâyetliye teslim edilen çek bedellerine karşılık şikâyetçinin bir an önce alacağına kavuşması için, … adresindeki bir başkasına ait taşınmazın devrinin yapılmasının sağlandığını, bununla birlikte şikâyetçinin lastik alımını da gerçekleştirmekle çek bedellerine kavuştuğunu, anlatılan sebeplerle söz konusu çeklerin, çek borçlusu nezdinde değil, şikâyetlinin nezdinde bulunduğunu, şikâyetçinin bahse konu olaylar sebebiyle zarar uğramadığını, bu sebeple müvekkili hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiği,
İtiraz dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, şikâyetçinin itiraza cevap vermediği,
Şikâyetçi vekilinin 25.06.2018 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; şikâyetlinin meslek faaliyetini yürüttüğü çevrece tanındığını, diğer müvekkilleri tarafından da birçok kez disiplin soruşturması yapılması maksadıyla şikâyet edildiğini, bu hususun araştırılması gerektiğini, Avukatlık Kanunu madde 136 gereği şikâyetli hakkında en az kınama cezası verilmesi gerektiği, bu sebeple Baro Disiplin Kurulunca verilen cezanın kaldırılması ve belirtilen hususlarda araştırma yapıldıktan sonra şikâyetli hakkında daha ağır bir cezanın uygulanmasına karar verilmesini talep ettiği,
Şikâyetli vekilinin 09.11.2018 kayıt tarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle; şikâyetçi vekilinin itiraz dilekçesinde iddialarının mesnetsiz olduğunu, önceki savunmalarını tekrar ederek müvekkili hakkında ceza verilmemesini talep ettiği görülmektedir.
Avukat, Avukatlık Kanunu’nun 1. maddesinde belirtildiği gibi “Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder.”
Avukatlık Kanunu’nun 2. maddesinde de Avukatlığın amacı; “ hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır. Avukat bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis eder.” şeklinde tanımlanmıştır.
Bu tanın ve amaç gereği avukat, dava konusu olayın ve olguların tarafı değil, müvekkilinin hak ve menfaatlerinin hukuki argümanlarla savunucusudur.
Dosya kapsamında, müvekkilinden aldığı çekleri hukuki bilgi ve tecrübesini kullanarak yasal yollardan tahsil etmek yerine, avukatın kendi taşınmazlarını, çeklere karşılık olarak müvekkiline vermesi ve bunun da “teslim edilen çek bedellerine karşılık şikâyetçinin bir an önce alacağına kavuşması için” yapıldığının savunulması hukuken mümkün değildir. Şikâyetli bu davranışı ile hukuken çözmesi gereken sorunun tarafı olmuştur.
Bu nedenle, Baro Disiplin Kurulu’nca eylemin disiplin suçu oluşturduğuna yönelik değerlendirmesinde hukuka uyarlık bulunsa da şikâyetli avukatın sicil durumu ve tekerrür hükümleri dikkate alındığında tayin edilen cezada yasaya aykırılık ve hukuki isabetsizlik görüldüğünden şikâyetli avukatın itirazının reddi, şikâyetçi vekilinin itirazının itirazın kabulü ile, kararın düzeltilerek onanması ve şikâyetli avukat hakkında para cezası tayini gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli vekilinin itirazının reddine, şikâyetçi vekilinin itirazının kabulüne, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Uyarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 26.04.2018 gün ve 2016/232 Esas, 2018/85 Karar sayılı kararının para cezasına çevrilmek suretiyle
DÜZELTİLEREK ONANMASINA
, Şikâyetli avukatın
456 TL PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde … İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe