TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2015/561 K. 2015/779

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/839

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK madde: AVK Madde 165
[ÖZET] Avukatlık Yasasının 165. maddesine göre “Sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf avukatlık ücretinin ödenmesi hususunda müteselsil borçlu sayılırlar.” Bu hüküm karşısında, avukatlık ücretinden Yasa gereği müştereken ve müteselsilen zaten borçlu olan Şikâyetçi şirket aleyhine takip açılması olağan ve yasal bir hakkın kullanımıdır.
(Av. Yas 165)

[KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
Şikâyetli avukatlar hakkında, “…  4. İş Mahkemesi’nin 2012/488 Esas sayılı dosyasını dayanak göstermek sureti ile resmi vekâlet ücreti ile müvekkilleri ile aralarındaki ücret sözleşmesini dayanak göstererek sözleşmesel vekâlet ücretini konulu davanın davacısı müvekkilleri M.T.  ile birlikte davalı şikâyetçi şirketi de borçlu göstererek …  26. İcra Müdürlüğü’nün 2013/2275 Esas sayılı dosyası ile haksız olarak ilamsız icra takibi başlattıkları” iddiasıyla açılan disiplin kovuşturmasında eylem sabit görülmediğinden disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukatlar ortak içerikli önceki savunmalarında özetle, M.T.  isimli şahıs ile şikâyetçi firmaya karşı işçilik alacaklarından kaynaklanan dava açmak üzere anlaştıklarını, dava masraflarını da karşılayıp davayı açmış ve ilk duruşma günü kendilerine tebliğ edilmişken müvekkillerinin karşı tarafla anlaşarak kendilerini azlettiğini, şikâyetçinin avukatlık ücreti ödememek için muvazaalı işlem yaptığını, alacak tutarının yaklaşık 35.000,00 TL olduğunu, tarafların görünürde feragat, gerçekte ise sulh işlemi yapmış olmaları nedeni ile Avukatlık Yasası’nın 165 ve 174. maddeleri gereğince hem müvekkilleri hem de şikâyetçi firma aleyhine icra takibi başlattıklarını, konu ile ilgili Yargıtay kararını da savunmaları ekinde sunduklarını, anlaşan iki tarafın da avukatlık ücretlerinden müteselsilen sorumlu olduklarını beyan etmişlerdir.
İncelenen dosya kapsamından; Şikâyetli Avukat F.Y. ’ın M.T.  vekili olduğu ve 28.11.2012 tarihinde vekillikten azledildiği,
Davacısının M.T.  davalısının ise şikâyetçi şirket olduğu, …  14. İş Mahkemesi’nin 2012/488 Esas sayılı davanın davacının 14.12.2012 havale tarihli feragat dilekçesi nedeniyle reddine karar verildiği,
Duruşma tarihinden önce azledilmiş olan şikâyetli avukatın duruşmaya katılmamış olduğu ve bu sebeple karşı yan vekâlet ücretine de hükmedilmediği,
Şikâyete konu …  26. İcra Müdürlüğü’nün 2013/2775 Esas sayılı dosyası ile şikâyetçi şirket aleyhine icra takibi başlatılarak …  4. İş Mahkemesi’nin 2012/488 Esas sayılı dosyasını dayanak göstermek sureti ile resmi vekâlet ücreti talep edildiği gibi, aynı takipte aralarındaki ücret sözleşmesi dayanak gösterilerek söz konusu davanın davacısı olan M.T. ’ın da icra takibine dahil edildiği,
Diğer şikâyetli Avukat S.M.’nun bahsi geçen icra takibinde vekil sıfatı ile yer aldığı,
Şikâyetçi şirketin, şikâyetli Avukat F.Y.  aleyhine …  31. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/91 Esas sayılı dosyası ile “…  26. İcra Müdürlüğü’nün 2013/2775 Esas sayılı olmadığının tespiti için” vekâlet sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davası açtığı,
Mahkemenin 11.12.2013 tarihli ve 2013/299 Karar sayılı ilamı ile “Tüm dosya kapsamı 14. İş Mahkemesi’nin 2012/488 Esas sayılı dosyası incelendiğinde davalının, davacı ile aralarında vekâlet ilişkisi olmadığı, davalının 14. İş Mahkemesi’nin 2012/488 sayılı dosyada karşı taraf olan M.T. ’ın avukatı olup, davacı şirket aleyhine dava açtığı anlaşıldığından, davacının davalı tarafa bir borcu olmadığının tespiti ile davanın kabulüne…” karar verildiği,
Şikâyetli Avukatlar F.Y. ’ın ve S.M.’nun disiplin sicil özetlerinde, haklarında verilmiş herhangi bir disiplin cezalarının olmadığı,
Şikâyetçi şirket yetkilisi B.G. 29.04.2015 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; Şikâyetli avukatların yasaya aykırı eylem ve işlemlerin Baro Disiplin Kurulu tarafından hafife alınmasına yönelik yaklaşımının kabul edilemez olduğunu, şikâyetli avukatların diğer müvekkillerinin şirketlerinden olan alacaklarının tamamını tahsil ettiklerini ve şirketten başkaca herhangi bir alacaklarının olmadığını, şikâyetli avukatların müvekkilleri olan M.T. ’a şikâyete konu icra dosyasından gittikleri hacizde, borçlu M.’ın eşine, borçlunun şikâyetçi şirket ile anlaştığı yönünde beyanlar yazdırdığını, tarafların imzadan imtina ettiklerini, şikâyetçilerin M.T. ’ı Savcılığa şikâyet etmek suretiyle şikâyetçi şirket ile anlaşma yapıldığına dair delil elde etmeye çalıştıklarını, ilamsız takibin itiraz edilebilir olmasının avukata her istediğine her istediği şekil ve içerikte icra takibi hakkı vermediğini, şikâyetlerinde ısrarcı olduklarını belirterek Disiplin Kurulu kararının kaldırılarak, şikâyetli avukatların eylemlerinin karşılığı olan ceza ile cezalandırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
Avukatlık Yasasının 165. maddesine göre “Sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf avukatlık ücretinin ödenmesi hususunda müteselsil borçlu sayılırlar.” Bu hüküm tarafların anlaşmaları suretiyle ihtilafın ortadan kaldırılması halinde avukatlık ücretinin güvencesini oluşturan bir düzenlemedir.
Bu hüküm karşısında, avukatlık ücretinden Yasa gereği müştereken ve müteselsilen zaten borçlu olan Şikâyetçi şirket aleyhine takip açılması olağan ve yasal bir hakkın kullanımıdır.
Nitekim Yargıtay … Hukuk Dairesi’nin 25.11.2010 gün ve 2013/18035 Esas, 2013/29174 Karar sayılı kararında da “Avukatlık Kanununun 165. maddesine göre, sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşma ile sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf, avukatlık ücretinin ödenmesi hususunda avukata karşı müteselsilen sorumlu olup, burada kanundan doğan teselsül hallerinden biri söz konusudur.
Müvekkil ve müvekkille sulh anlaşması yapan hasmın müteselsilen sorumlu olacakları vekâlet ücretinin, avukatla müvekkil arasında yazılı bir ücret sözleşmesinin bulunması ve sözleşmede sulh halinde ödenecek olan ücretin ayrıca kararlaştırılmış olması halinde, kararlaştırılan bu miktar üzerinden, avukatla müvekkil arasında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmakla birlikte sulh halinde ödenecek olan ücretin’ ayrıca kararlaştırılmamış olduğu, ya da yazılı bir ücret sözleşmesinin bulunmadığı veya yazılı sözleşme mevcut olmakla birlikte geçersiz olduğu 2013/18035-29174 hallerde ise, sulh olunan miktara göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmelidir.” sözleri ile her iki tarafında ücretten sorumlu olduğu açıkça bildirilmekte “davaların müddeabihleri üzerinden her iki tür vekâlet ücretine de hükmedilmesi gerektiği” bildirilmektedir.
Bu nedenlerle eylemin disiplin suçu oluşturmadığına ilişkin Baro Disiplin Kurulu kararında hukuka aykırılık görülmemiş ve itirazın reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç olarak Şikâyetçi … Otomotiv A.Ş. yetkilisi B.G.’in itirazının reddi ile;
1-…  Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin 23.02.2015 günlü ve 2014/D.565 Esas, 2015/124 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere,
Katılanların oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 18 Eylül 2015
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!