Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/286
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(1136 sayılı AV. K. m. 165) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında icra takibi öncesi borçlulara ihtar yazısı yazarak tahsil ettiği alacaklar için avukatlık ücreti aldığı ve vekâlet ücreti için makbuz düzenlemediği iddiası ile başlatılan kovuşturma sonucunda Baro Disiplin Kurulunca eylem sabit görülmeyerek “Disiplin cezası verilmesine yer olmadığına” karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmasında şikâyetçiden yaptığı tahsilâtları Odaya aynen yansıttığını vekâlet ücretini de Odadan alıp makbuzunu da Oda adına kestiğini şikâyetçiden avukatlık ücreti nedeniyle yapılmış fazladan bir tahsilât olmadığını belirtmiştir
Dosyanın incelenmesinde, şikâyetçinin, üyesi olduğu Aydın Elektrikçiler Elektronikçiler ve Fotoğrafçılar Esnaf ve Sanatkârlar Odasına aidat borcu olduğu, şikâyetli avukatın Odanın vekili olarak görev yaptığı, kendisine verilen talimat doğrultusunda borçlu üyelere önce uyarı yazısı tebliğ ettiği, uyarıya rağmen ödeme yapmayanlar hakkında icra takibi başlattığı görülmüştür.
Şikâyetçinin, şikâyetli avukatın uyarı yazısı üzerine 360,00.-TL.sı olan borcunu 22.01.2008 tarihinde 200,00.-TL. sı, 04.02.2008 tarihinde 160,00.-TL.sı olarak ödediği, ancak 200,00.-TL. sı tutarlı ilk ödemesine karşılık oda tarafından kendisine 170,00.-TL. lık tahsilât makbuzu düzenlenmesi ve aradaki farkın avukatlık ücreti olarak şikâyetliye ödendiğinin bildirilmesi üzerine şikâyetçinin şikâyet ettiği anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinde, şikâyetli avukatın yaptığı tahsilâtlar ile ilgili olarak makbuz düzenlediği, avukatlık ücretine ilişkin serbest meslek makbuzunu müvekkili adına düzenlediği, Oda tarafından düzenlenen tahsilât makbuzunda 200,00.-TL. sı tutarlı tahsilâtın 170,00.-TL. sı olarak gösterilmesinin şikâyetin sebebi olduğu anlaşılmıştır. Oda tarafından yapılan muhasebeleştirme sırasında yapılan tahsilâtın tam olarak gösterilmesi daha sonra avukatlık ücretinin gider olarak ayrı bir kalemde gösterilmesi gerekir iken tahsilâtın eksik olarak gösterilmesinde şikâyetli avukata yüklenecek bir kusur olmadığı görüşüne varılmıştır.
Diğer yandan, Avukatlık Yasasının 165. maddesine göre “Sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf avukatlık ücretinin ödenmesi hususunda müteselsil borçlu sayılırlar.” Bu hüküm tarafların anlaşmaları suretiyle ihtilafın ortadan kaldırılması halinde avukatlık ücretinin güvencesini oluşturan bir düzenlemedir. Bu hüküm karşısında, avukatlık ücretinde zaten borçlu da alacaklı ile birlikte avukata karşı müteselsil sorumlu bulunduğuna göre, şikâyet konusu olayda Avukatlık Yasası ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarına aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Dosyada daha önce verilmiş bulunan kararın, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu tarafından bozulmasına karar verilmesinden sonra yeniden ele alınması sırasında yeni bir esas numarası verilmesi gerekmektedir. Verilen karar ile esas numarası kapatılır ve bu karar bozulduğunda yeni bir esas numarası verilmesi gerekir. Aksi halde bu dosyada olduğu gibi aynı esas numarası farklı tarihlerde verilmiş iki ayrı karar ile kapatılmış olur ki bu da dosyaların ve kararların denetiminde zorluk oluşturur. Esasa ilişkin olmayan bu husus bozma nedeni yapılmamış sadece değinilmekle yetinilmiştir.
Sonuç olarak şikâyetçinin ve Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının itirazlarının reddi ile, Aydın Barosu Disiplin Kurulunun Şikâyetli Avukat C.A. hakkında vermiş bulunduğu “Disiplin cezası verilmesine yer olmadığına” ilişkin kararının ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe