İ S T İ N A F K A R A R I
Adana 5. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 15/01/2019 tarih ve 2018/717 Esas 2019/43 Karar sayılı mahkeme kararının süresi içinde istinaf yolu ile tetkiki davacı F1 İnşaat Temizlik Paz. San Tic Ltd Şti Vekili tarafından istenmesi üzerine dosya dairemize gönderilmekle dava dosyası için düzenlenen inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
DAVA:
Davacı F1 İnşaat Temizlik Paz. San Tic Ltd Şti Vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte gönderilen ödeme emrini 13/11/2018 tarihinde tebliğ aldıklarını, söz konusu takibe esas çekte borçlu olan şirket ile müvekkili şirketin farklı olduğunu, çekin iş ortaklığına ilişkin düzenlenen çek olduğunu, söz konusu borçtan iş ortaklığının sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin iş ortaklığından bağımsız böyle bir borcunun olmadığını, sadece iş ortaklığının mallarına istihkaklarına haciz konulabileceğini, ortaklığın borcundan söz konusu ortakların şahsi şirketlerinin sorumlu tutulamayacağını, iş ortaklığının borcu için müvekkili şirkete karşı takip yapılmasının hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, alacaklı görünen tarafından müvekkili şirket hakkında işlem yapılmaması için takibin teminatsız olarak durdurulmasını, kambiyo hükmünde olmayan çeke dayalı başlatılan takibin ve ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bahsettiği iş ortaklığının BK hükmü gereği adi ortaklık niteliğinde olduğunu adi ortaklığın tüzel kişiliğinin bulunmadığını, bu nedenle ortaklığı oluşturan şirketlerin borçtan tek tek sorumlu olduğunu beyan ederek, yerinde olmayan şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI;
Mahkemece, adi ortaklığın tüzel kişiliğinin bulunmadığı, ortaklığın borçlarından dolayı her bir ortağın ayrı ayrı sorumlu olduğu, takibe konu çekin de adi ortaklığı temsil eden pilot ortak
F2 Grup Temizlik Bilgisayar Oto. Gıda Tarım ve Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ortaklık adına ciro edildiği,
F2 Grup Temizlik Bilgisayar Oto. Gıda Tarım ve Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve F1 İnş. Tem. ve Turz. Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti.nin borçtan sorumlu olduğu, çekin kambiyo vasfında olduğu belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı
F1
İnşaat Temizlik Paz. San Tic Ltd Şti Vekili dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin dava dilekçesinde belirtilen tüm hususları göz ardı ederek vermiş olduğu kararın hukuka aykırı olduğunu, söz konusu çekin ön yüzünden iş ortaklığının emrine düzenlendiğinin anlaşıldığını, çekin arkasının iş ortaklığının kaşesiyle cirolandığını, müvekkili şirketin bu hususta ne bir yetkilisinin imzasının ne kaşesinin mevcut olduğunu, çeklerin adına cirolandığı iş ortaklığının vergi numarası ile müvekkili şirketin vergi numarasının birbirinden farklı olduğunu, müvekkili şirketin borçlu sıfatına haiz olmadığını, usule aykırı yapılan bu takibin tamamen geçersiz olduğunu, söz konusu takibe esas çekte borçlu olan şirket ile müvekkili şirketin farklı şirketler olduğunu, borçlu sıfatı bulunmadığı halde borçluymuş gibi takip yapılarak ödeme emri gönderilmesinin kanuna aykırı olduğunu, müvekkili şirketin “F1 İnş. Temizlik ve Turizm Pazarlama Sanayi ve Tic Ltd Şti” olduğunu, takipteki borçtan sorumlu şirketin “F2 Grup Temizlik Bilgisayar Otomotiv Gıda Tarım ve Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Ltd Şti & F1 İnş. Temizlik ve Turizm Pazarlama Sanayi ve Tic Ltd Şti İş Ortaklığı” olduğunu, söz konusu borçtan iş ortaklığının sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin iş ortaklığından bağımsız bir şirket olduğunu böyle bir borcunun olmadığını, sadece iş ortaklığının icraya verilebileceğini, sadece iş ortaklığının mallarına istihkaklarına haciz konulabileceğini, takibe konu senedin, senet hükmünde olmadığını bu nedenle takibin ve ödeme emrinin iptalini talep ettiklerini, duruşmalı olarak davanın kabulüne karar verilerek dosyanın esasına girilip inceleme yapılması ve bilirkişi marifetiyle bu hususların, ayrıca sorumluluk miktarlarının açıklığa kavuşturulması gerekirken inceleme yapılmaksızın dosya üzerinden davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte borçlu vekili icra mahkemesine başvurarak , takibe konu çekte müvekkilinin borçlu sıfatının bulunmadığını, borçtan müvekkili şirketinde ortağı olduğu iş ortaklığının sorumlu olduğunu, sadece iş ortaklığı aleyhine takip yapılabileceğini ve iş ortaklığının mallarının ,istihkaklarının haczedilebileceğini, müvekkili aleyhine takip yapılamayacağını , ayrıca müvekkilinin sorumlu olduğu kabul edilirse ortaklık sözleşmesine göre ancak borcun %20’sinden sorumlu tutulabileceğini, çekin senet hükmünde olmadığını belirterek takibin ve ödeme emrinin iptalini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince , davanın reddine karar verilmesi üzerine borçlu vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
“6098 sayılı TBK’nun 637. maddesinde; kendi adına ve ortaklık hesabına bir üçüncü kişi ile işlemde bulunan ortağın, bu kişiye karşı bizzat kendisinin alacaklı ve borçlu olacağı, ortaklardan birinin, ortaklık veya bütün ortaklar adına bir üçüncü kişi ile işlem yapması halinde diğer ortakların ancak temsile ilişkin hükümler uyarınca, bu kişinin alacaklısı ve borçlusu olacağı, kendisine yönetim görevi verilen ortağın ise ortaklığı veya bütün ortakları üçüncü kişilere karşı temsil etme yetkisinin varsayılacağı hükme bağlanmıştır. Bu bağlamda, idare ve temsil yetkisi bulunan temsilcinin yapacağı işlemler, ortakları üçüncü kişilere karşı eşit olarak sorumlu kılar.
Temsilin sonuçlarını düzenleyen aynı Kanun’un
638/son maddesi hükmüne göre, ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar.
Adi ortaklıkta, aksine bir hüküm yer almadığı sürece, idareci ortağın yapacağı işlemler, diğer ortakları da bağlar. İdareci ortağın hukuki statüsü BK’nun 449. maddesinde düzenlenen ticari mümessile benzer nitelikler taşır. Bu itibarla ticari mümessilin özel bir yetki aranmaksızın kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisine haiz olduğu kabul edilmektedir (HGK.nun 29.01.2009 tarih 2008/12825¬2009/32 sayılı kararında da açıklanan ilkeler benimsenmiştir.).” (Y.12. HD.nin 2019/12663 E. 2019/16982 K. sayılı ilamı)
Öncelikle takip dayanağı çek olduğundan TTK.nun 818/1-a ve 673. maddeleri uyarınca alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesi söz konusu değildir.
Somut olayda; takibe konu çekte lehtar kısmında “F2 Grup-F1 Ltd. Şti. İş. Ort.” ibarelerine yer verildiği, çekin arka yüzünde ise “ F2 Grup Temizlik Bilgisayar Oto. Gıda Tarım ve Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti. – F1 İnş. Tem. ve Turz. Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı” kaşesinin bulunduğu,
20991 yevmiye numaralı “İş Ortaklığı Beyannamesi”nde pilot ortağın (
F2
Grup Temizlik Bilgisayar Oto. Gıda Tarım ve Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak) belirlendiği ve pilot ortağın iş ortaklığını her konuda temsile tam yetkili olduğunun belirtildiği, pilot ortağın ciro imzasına itiraz edilmediği anlaşıldığından
TBK.nun 638/son. Maddesine göre davacı (borçlu) takibe konu çek nedeniyle borcun tamamından müteselsilen sorumludur.
Diğer taraftan;”İki veya daha fazla işletmenin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri ortaklığın (Joint Venture’nin) tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti yoktur. Ancak gerçek ve tüzel kişilerin taraf ehliyeti vardır (Prof. Dr. Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku El Kitabı 2004 bas. Sahife 137 HGK.nun 08.10.2003 tarih ve 2003/12-574 E 2003/564 K. Sayılı içtihadı). Bir diğer anlatımla, adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından aktif ve pasif dava ehliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenledir ki takibin bütün ortaklar hakkında başlatılması zorunludur.”
(Y.12.HD.nin 2015/2973 E. 2015/13275 K. sayılı emsal içtihadı)
Somut olayda; adi ortaklığı oluşturan ortakların tümü hakkında takip başlatıldığından davacı(borçlu ) hakkında takip yapılmasında bir usulsüzlük yoktur.
Ayrıca , takibe konu çekin unsurlarında her hangi bir eksiklikte yoktur.
Diğer taraftan borçlu vekili dava dilekçesi ile istinaf dilekçesinde iddialarını açıkça ileri sürdüğünden , duruşma yapılmasının yargılamaya katkıda bulunmayacağı değerlendirilmiştir.
Dairemizce yapılan değerlendirmeler neticesinde; HMK.nın 355.maddesine göre istinaf incelemesinin dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılabileceği, ancak kamu düzenine aykırılık görülmesi halinde bu hususun resen nazara alınabileceği, somut olayda dosya kapsamı, mevcut delil durumu dikkate alındığında, mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediği anlaşıldığından, davacı(borçlu)’ vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesinin karar başlığında maddi hata sonucu davacı olarak iş ortaklığı gösterilmiş ise de dava dilekçesi ve ekindeki vekaletname birlikte değerlendirildiğinde yazım hatası yapıldığı ,davacının
F1 İnş. Tem. Turizm Paz. San. Tic. Ltd. Şti. olduğu anlaşılmış olup Y.12.HD.nin 2020/45 E. 2020/352 K. sayılı emsal içtihadında belirtildiği üzere anılan yanlışlık maddi hataya müstenit olup, yerel mahkemece mahallinde düzeltilebilir olduğundan kararın kaldırılma sebebi yapılmamıştır.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı (borçlu) vekilinin Adana 5. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2018/717 E. 2019/43 K. sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 54,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 44,40 TL nin mahsubu ile bakiye 10,00 TL’nin davacıdan alınarak hazineye GELİR KAYDINA,
3-İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, istinaf eden üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
5-HMK.nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde yatırana İADESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda İİK’nun 364.maddesi gereğince miktar itibariyle
KESİN olmak olmak üzere 16/06/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe