Adana BAM, 6. HD., E. 2023/533 K. 2024/542 T. 25.4.2024

İlgili TBK madde: TBK Madde 480

BAŞKAN : … (…)

ÜYE : … (…)

ÜYE : … (…)

KATİP : … (…)

MAHKEMESİ : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 18/01/2023

NUMARASI : 2021/… Esas – 2023/… Karar

DAVACI : … İnşaat Taah. San. ve Tic. Ltd . Şti.

VEKİLİ : Av. …-

DAVALILAR : 1-… Asansör San. Tic. Ltd. Şti.

2-…

VEKİLİ : Av. …-

DAVANIN KONUSU : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF TALEP TARİHİ : 26/02/2023

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 25/04/2024

KARARIN YAZIM TARİHİ :…

Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 18/01/2023 tarih ve 2021/… E. -2023/… K. sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;

DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili şirketin 09.06.2010 tarihinde dava dışı arsa sahipleri … ve … ile … … Noterliğinin … yevmiye numarasına kayıtlı düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, söz konusu sözleşme uyarınca müvekkili şirketin arsa sahiplerine ait …, … köyü, …-… pafta, … ada, …,…,… nolu parsellerin tevhit edilmek ve … … Belediyesi ve … … Belediyesinde …/…’lik ve …/…’lik paftalarda gerekli tadilatlar sonrasında oluşacak … m2 yeni parsel numaralı arsa üzerinde projesine uygun surette kat karşılığı inşaat yapmayı ve söz konusu inşaatı da inşaat ruhsatının alınmasından itibaren 20 ay içinde arsa sahiplerine teslim etmeyi taahhüt ettiğini, akabinde müvekkili şirketin, davalı şirket ile 12.12.2011 tarihinde bir sözleşme imzaladığını, söz konusu sözleşmenin üçüncü maddesi uyarınca davalıların, müvekkili şirketin yapımı taahhüt ettiği …/… projesine, tariflere, proje gereği gereken imalatlara, (ihtiyaçlara göre daha sonra ortaya çıkacak detaylara uygun olarak) 2 blok (4 adet) asansör yapılması, merdiven ve balkon (yeşil 6 mm temperli cam) kör kasa ve ısıcam yapılması, daire giriş kapılarının ve yangın kapılarının yapılması işini sözleşmede belirtilen götürü bedel karşılığında yapmayı taahhüd ettiklerini, taraflar arasındaki sözleşmenin beşinci maddesi uyarınca sözleşme bedeli toplamının 500.000-TL+KDV olarak kararlaştırıldığını, bu bedelin bizzat davalılar tarafında verilen ve sözleşmenin eki niteliğinde olan 12.12.2011 tarihli fiyat teklifi çerçevesinde oluşturulduğunu, anılan 500.000-TL’nin ise imalatın yapıldığı, … sitesinin … bloğunun … Katında bir gayrimenkulün 160.000-TL bedel üzerinden davalılara verileceği ve kalan tutarın da 30 Mayıs 2012 tarihinden başlamak üzere 10 aylık sıralı çeklerle ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalıların taahhüt ettikleri işleri sözleşmeye uygun bir vaziyette en geç Haziran 2012 tarihinde bitirmeyi taahhüt ettiklerini, müvekkilinin ödemeye ilişkin tüm edim yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalıların bu tarihe kadar üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediklerini, davalıların işi bitirmemesi ve eksik ve kusurlu işler yapması nedeniyle … … ATM’nin …/… D.iş sayılı delil tespiti dosyası kapsamında inşaatın mevcut durumununu tespit ettirdiklerini, müvekkili şirketin iyi niyetle … … Noterliğinin 30.04.2/13 tarih ve … yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek davalılara yükümlü oldukları işi tamamlamaları, eksik ve kusurlu işleri tamamlamaları için 15 gün süre verildiğini, söz konusu ihtarın 08.05.2013 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalıların hiçbir girişimde bulunmadıklarını, davalıların üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmemeleri nedeni ile müvekkili şirketin bu bağımsız bölümlerden istifade edemediğini ve kira bedellerinden mahrum kaldığını, emsal kira bedellerinin yıllık artış oranıyla tespitini, belirsiz alacak niteliğindeki talepleri doğrultusunda şimdilik 20.000,00-TL ‘nin 01.07.2012 tarihinden itibren değişen oranlı ticari faziyle, belirsiz alacak ve tespit davası nedeniyle inşaat grubu imalatlar açısından şimdilik 70.000,00-TL ‘nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişir oranlı ticari faiziyle, yine belirsiz alacak davası kapsamında mekanik ve makine tesisat grubu imalatlar açısından şimdilik 4.000,00-TL’nin dava tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiziyle birlikte, ayrıca müvekkili şirketin davalılar ile yapmış olduğu 08.01.2013 tarihli ek protokol ile davalıların talebi üzerine ancak bu sefer … Blok … katta bulunan güneş kuzey, doğu cepheli bir daireyi yine davalıların talebi doğrultusunda davalıların ortağı …’na devrettiğini ve tapunun bu kişi adına tescil edildiğini, müvekkili şirketin davalıların edimlerini yerine getireceği inancıyla gerçekleştirdiğini ancak davalıların edimlerini yerine getirmedinden … Kattaki daire ile … kattaki daire arasındaki fiyat farkı kadar ayrıca zarara uğradığını, bu iki daire arasındaki fiyat farkının da tespit edilerek müvekkiline ödenmesi gerektiğini, bu taleplerinin de belirsiz alacak talebi niteliğinde olduğunu ve şimdilik 10.000-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişir oranlı ticari faziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALILAR VEKİLİ CEVAP DİLEÇESİNDE ÖZETLE; Taraflar arasında imzalanan sözleşme sonrasında müvekkili firma tarafından inşaatta bulunan … blok … numaralı dairenin davacı tarafın talepleri doğrultusunda örnek daire olarak hazırlandığını, söz konusu dairenin davacı tarafça beğenilip onay verilmesi üzerine tüm inşaatın aynı şekilde yapıldığını, örnek dairede yapılan işlerle diğer dairelerde yapılan işler arasında bir fark olmadığını, davacı tarafın tüm işler bittikten sonra yapılan işlerin projeye aykırı olduğu ya da işin tekniğine aykırı olduğu iddiası ile kötü niyetli olarak müvekkili firmayı suçladığını, müvekkili firmaların işlerini yapması için davacı tarafın inşaatı belirli bir seviyeye getirmesi ve müvekkiline teslim etmesi gerekirken davacıdan kaynaklanan sebeplerle işin zamanında teslim edilemediğini belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mersin … Asliye Ticaret Mahkemesi 10.07.2019 Tarih ve …/… E. -…/… K. Sayılı Kararıyla :
“DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;

1-) 8.855,00-TL İnşaat Grubu imalatlar açısından oluşan tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz oranı ile davalılardan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,

2-) Fazlaya ilişkin taleplerin ayrı ayrı REDDİNE,” şeklinde karar vermiş, verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

DAİREMİZİN 18/03/2021 TARİH …/… ESAS, …/… KARAR SAYILI KARARI İLE; “Davacı her ne kadar kira tazminatı (gecikme tazminatı) istemiş ise de taşeronluk sözleşmesinde gecikme halinde kira tazminatı ödeneceğine dair açık bir hüküm olmadığı gibi kat karşılığı inşaat sözleşmesine de bir atıf yoktur. Sözleşme serbestisi çerçevesinde taraflar kira tazminatı kararlaştırmadığından yerel Mahkeme kararının bu kısmı yerindedir. Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahibi lehine doğan gecikme (kira) tazminatı yasadan doğmakta, ancak aynı şeyi taşeronluk sözleşmesi için söyleme imkanı yoktur.
08.01.2013 tarihli ek protokolde, aynı sitede … Blok …kat GKB cepheli dairenin …’nun talebi neticesinde …-Blok …kat GKD cepheli daire olarak değiştirilmiş ve bahsi geçen sözleşmeye mahsuben … adına tapusunun verildiği düzenlenmiştir. Ek protokol ile …-Blok …kat GKB cepheli daire, …-Blok …kat GKD cepheli daire olarak değiştirilmiş, ancak kat farkı nedeniyle fiyat farkından bahsedilmemiş, sözleşme serbestisi çercevesinde birebir değiştirildiği kararaştırılmıştır.

Yüklenici, taşerondan eksik ve ayıplı imalat nedeniyle bu bedelin iadesini isteyebilecektir. Taraflar arasındaki sözleşme götürü bedeldir. Götürü bedelli eser sözleşmelerinde gerçekleştirilen imalâta göre yüklenicinin hak ettiği iş bedeli; ödenmeyen iş bedeli ya da iş sahibinin fazla ödemesi olup olmadığı ve miktarının, gerçekleştirilen imalâtın işin tamamına göre fiziki oranın tespiti ve bu oranın 500.000,00 TL+KDV götürü bedele uygulanması suretiyle hakedilen iş bedelinin hesaplanarak belirlenmelidir.

Yerel Mahkemece yapılacak iş; bir üst paragrafta belirtilen kıstaslar doğrultusunda eksik ve ayıplı imalatlar nedeniyle bir bilirkişi kurulundan ek rapor alarak sonuca gitmektir.

Delil tespiti ve ihtarname masrafı ise, ancak yargılama giderine dahil edilerek haklılık durumuna göre değerlendirilmesi gerekir….” şeklindeki gerekçe ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, dosya bozma ilamı sonrası mahkemenin …/… Esas sayılı sırasına kaydedilmiştir.

İlk derece mahkemesince dosya 07/02/2017 tarihli raporu hazırlayan bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor aldırılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 18/01/2023 TARİH VE …/… E.-…/… K. SAYILI KARARI:”Dava alacak talebine ilişkindir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin 18/03/2021 tarih …/… Esas, …/… Karar sayılı ilamında altı çizildiği üzere; yüklenici, taşerondan eksik ve ayıplı imalat nedeniyle bu bedelin iadesini isteyebilecektir. Taraflar arasındaki sözleşme götürü bedeldir. Götürü bedelli eser sözleşmelerinde gerçekleştirilen imalâta göre yüklenicinin hak ettiği iş bedeli; ödenmeyen iş bedeli ya da iş sahibinin fazla ödemesi olup olmadığı ve miktarının, gerçekleştirilen imalâtın işin tamamına göre fiziki oranın tespiti ve bu oranın 500.000,00-TL+KDV götürü bedele uygulanması suretiyle hakedilen iş bedelinin hesaplanarak belirlenmelidir. Delil tespiti ve ihtarname masrafı ise, ancak yargılama giderine dahil edilerek haklılık durumuna göre değerlendirilmesi gerekir. Mahkememizce Adana BAM ilamında altı çizili hususlarda dikkate alınmak üzere dosya İnşaat Mühendisi …, Mali Müşavir …, Hukukçu Av. …, Makina Mühendisi …’a tevdi edilmiş bilirkişiler 27/04/2022 tarihli ek raporlarında. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalıların yapmış olduğu eksik işlerin fiziki oranının tespiti ve bu tespite göre yüklenici olan davacının, davalılara ödemiş olduğu 500.000,00+(%18KDV) 90.000,00-TL’ye eksik oranının uygulanması olduğu, 09.08.2017 tarihli bilirkişi heyet raporlarının incelenmesinde eksik işlerin; sözleşme ve teklif içeriği ve mahallinde yatak odası ve çocuk odalarının pencere ve kapı doğrama camları çift cam olarak takılmış konfor cam yapılmadığı, her iki blokta çocuk odası balkonuna alüminyum korkuluk yapılmadığı tespit edilmiş olup, mekanik tesisatta herhangi bir eksikliğin olmadığı tespiti yapılmış, bahse konu eksik işlerin toplam bedelinin 8.910,00 + (%18KDV 1.603,80-TL) olarak hesap edildiği, eksik işlerin KDV dahil toplam bedelinin 10,513,80-TL olduğu, gerek mahkeme kararı ve gerekse BAM İstinaf kararı dikkate alındığında, taraflar arasında 12.12.2011 tarihinde akdedilen taşeronluk sözleşmesi 500.000,00 TL x %18=90.000,00) 590.000,00-TL olduğu, işin toplam bedelinin KDV dahil=590.000,00-TL, eksik işlerin toplam bedeli KDV dahil =10.513,80-TL, eksik işlerin, toplam iş bedeline oranı =10.513,80-TL/590.000,00-TL=%1,78 olduğunu, tamamlanan İş Bedelinin=590.000,00-TL-10.513,80-TL=579.486,20-TL olduğunu, tamamlanan iş oranının=579.486,20/590.000,00=%98,22 olduğunu tespit etmişler. Mahkememizce taraf itirazları değerlendirilmek üzere önceki bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış İnşaat Mühendisi …, Mali Müşavir …, Hukukçu Av. … Makina Mühendisi …’a tevdi edilerek itirazlar değerlendirilmek istenilmiş bilirkişiler 06/10/2022 tarihli ek raporlarında, davalı vekilinin itirazları değerlendirilmiş 27.07.2022 tarihli raporlarına karşı sunulmuş bulunan itiraz dilekçesinde, maddi hesaplamaya ilişkin her hangi bir itirazın söz konusu olmadığı, itirazların hukuki mahiyette olduğu, hukuki mahiyetteki itirazların BAM kararında değerlendirildiğini, davacı itirazlarının değerlendirilmesinde ek raporun 09.08.2017 tarihli rapora aykırı olduğu beyan edilmişse de, 27.04.2022 tarihli ek rapordaki hesaplamanın mahkemenin görevlendirmesi ile BAM … Hukuk Dairesinin 18.03.2021 tarih ve …/… E, …/… K kararına göre yapıldığını, davacının itiraz ettiği diğer husus 09.08.2017 tarihli raporda eksik işlerin bedelinin daha fazla olduğunu beyan ettiğini, 09.08.2017 tarihli rapor incelendiğinde eksik işler arasında ısıcam-ısıcam konfor cam fiyat farkı da bulunduğunu, bu eksikliğin bedelinin 4.155,00-TL olduğunu A ve B blokta yapılmayan çocuk balkon ve balkon korkuluk bedeli 8.910,00-TL olduğunu, eksik iş bedelinin toplam 13.065,00-TL olduğu, %18 KDV’nin eklenmesi ile 15.416,70-TL olduğunu, davacının diğer bir itirazı BAM …. Hukuk Dairesinin kararını ayrıştırarak ayrı ayrı hesaplama yapılması gerektiğini, BAM kararı incelendiğinde “Gerçekleşen imalata göre yüklenicinin hak ettiği iş bedeli;” denilerek iş bedelinin nasıl yapılacağı tanımlandığını ve akabinde ödenmeyen iş bedeli ya da iş sahibin fazla ödemesi olup olmadığı ve miktarının, gerçekleştirilen imalatın işin tamına göre fiziki oranının tespiti ve bu oranın 500.000,00-TL+KDV götürü bedele uygulanması suretiyle hak edilen iş bedelinin hesaplanarak belirlendiğini, BAM kararına göre yapılmayan iş oranının tespiti ile toplam iş miktarına oranlanması ve bu tespite göre toplam iş bedelinin bu oran üzerine hesap yapılarak eksik iş bedelinin tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu olayda taraflar arasında 12.12.2011 tarihinde akdedilen taşeronluk sözleşmesi 500.000,00-TL+KDV bedel üzerinden, sözleşmenin KDV dahil tutarı (500.000,00TL,%18=90.000,00) 590.000,00-TL olduğu, işin toplam bedelinin KDV dahil = 590.000,00-TL, eksik işlerin oranı %2,61 eksik işlerin toplam bedeli KDV dahil =15.416,70-TL olduğunu, bu hesaplama ile eksik işlerin oranı ile eksik işlerin bedelinin birbiri ile örtüştüğünü tespit etmişler. Davacı tarafından eksik ve ayıplı işler yönünden inşaatta tespit yaptırıldığı ve eksik ve ayıpların 15 gün içinde giderilmesi için davalılara ihtarname gönderildiği, davalılar tarafından cevabi ihtarname gönderildiği ve 18.06.2013 tarihinde işbu davanın açıldığı sabittir. 12.12.2011 tarihli taşeronluk sözleşmesi 500.000,00 TL+KDV götürü bedelli bir sözleşmedir. Davacı yüklenicinin iş bedelini ödediği de uyuşmazlık konusu değildir. Taşeronluk sözleşmesine göre, işin tamamının 30.06.2012 tarihinde bitirilmesi kararlaştırılmıştır. Davacı her ne kadar kira tazminatı (gecikme tazminatı) istemiş ise de taşeronluk sözleşmesinde gecikme halinde kira tazminatı ödeneceğine dair açık bir hüküm olmadığı gibi kat karşılığı inşaat sözleşmesine de bir atıf yoktur. Dolayısıyla kira bedeline ilişkin talebi yerinde görülmemiştir. Davacının mekanik ve makine tesisat grubu imalat ve diğer talepleri açısından da dosya kapsamına sunulan deliller, alınan bilirkişi raporları uyarınca davasını ispatlayamadığına kanaat getirilmiştir. Eksik ve ayıplı imalat bedeli alacağına ilişkin alınan bilirkişi raporları hükme elverişli bulunarak Mahkememizce aldırılan iş bu bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamında toplanan tüm deliller ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin 18/03/2021 tarih …/… Esas, …/… Karar sayılı ilamı da nazara alınarak, eksik ve ayıplı imalat bedellerinden kaynaklı olan 15.416,70-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, ” şeklindeki gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili 10/03/2023 tarihli istinaf dilekçesinde;

1-Mahkemece hükme esas alınan 27.04.2022 tarihli ek rapordaki hesaplama Adana BAM … Hukuk Dairesi’nin 18.03.2021 tarih ve …/…, ../… sayılı ilamına uygun olmadığını, öncelikle 27.04.2022 tarihli ek rapora dayanak yapılan 09.08.2017 tarihli bilirkişi raporunda eksik iş bedeli olarak tespit edilen tespit ve hesaplamalara ilişkin itirazları tekrarla, uyulmasına karar verilen Adana BAM …HD.18.03.2021 tarih …/…E…/… sayılı kararında aleyhe olan bozma nedenlerini kabul etmediklerini,“..Taraflar arasındaki sözleşmenin götürü bedelli olduğu, götürü bedelli eser sözleşmelerinde gerçekleştirilen imalâta göre yüklenicinin hak ettiği iş bedelini, ödenmeyen iş bedeli ya da iş sahibinin fazla ödemesi olup olmadığı ve miktarını, gerçekleştirilen imalâtın işin tamamına göre fiziki oranın tespiti ve bu oranın 500.000,00 TL+KDV götürü bedele uygulanması suretiyle hak edilen iş bedelinin” hesaplanması gerektiğinin belirtildiğini, raporda yer alan hesaplamanın kararda belirtilen yöntemle yapılmadığını,

2- Mahkeme 10.07.2019 tarih …/… E.-…/… E. sayılı gerekçeli kararında imalat zararlarına yönelik olarak dava tarihine en yakın yapılan keşif ve bilirkişi heyeti tarafından belirlenen rakama üstünlük verdiğini belirterek kararına 16.04.2014 tarihinde yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporunu dayanak almışken, bu kere 27.04.2022 tarihli ek rapora dayanak 09.08.2017 tarihli bilirkişi raporunda yer alan hesaplamayı, yöntemi faklılaştırmakla birlikte dayanak aldığını,

3- Dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına yaptıkları itiraz ve sundukları beyan ve itirazlara rağmen imalat yönündeki zararlarının çok altında bir rakama hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dava dilekçelerinde alacaklara dava tarihinden itibaren işleyecek değişir oranlı ticari faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahisiline karar verilmesi talep edilmesine rağmen Mahkemece eksik ve ayıplı imalat bedellerinden kaynaklı tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline yönelik kararının HMK madde 26/1 hükmüne aykırı olduğunu belirterek,
Sonuç itibariyle; Yerel mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkeme kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili 26/02/2023 tarihli istinaf dilekçesinde özetle;

1-Teorik olarak temerrüde düşen borçlunun kanunen gecikme faizi tazminatından sorumlu olduğunu, bunun için öncelikle ortada bir zarar ve gecikme ile zarar arasında nedensellik bağının kurulması gerektiğini ancak müvekkilinin üstlendiği inşaat işleri ile alakalı her hangi bir eksik iş ya da karşı tarafça ispatı mümkün bir zararın söz konusu olmadığını,

2- Üstlenilen işin tamamı göz önünde bulundurulduğunda müvekkilin toplam işin %2,6 sını eksik yaptığı yönündeki mahkemece aldırılan raporların tamamında somut verilerden uzak varsayımsal hesaplar üzerine soyut bir değer ve eksik iş tespiti yapıldığını, yapılan imalatların tamamının davacı tarafın tariflerine göre hazırlandığını ve ne imalatlar yapılırken, ne de montaj aşamalarında davacı yanın hiçbir itirazda bulunmadığını, eksiklik olduğundan bahisle yapılan itiraz ve talepleri kabul etmediklerini,

3- Taraflar arasında yapılan sözleşmede inşaatın en geç haziran 2012 tarihinde bitirileceği belirtilse de sözleşmenin işin süresi başlıklı 10. maddesinde iş programına uygun davranılacağı, 12. maddesinde ise işverenin sebebiyet verdiği işin hazır olmaması, proje ve imalat programında değişiklik olması ve iş artırımına gidilmesi hallerinde sürenin uzatılacağının karara bağlandığını, bu nedenle sözleşmenin 12. maddesine göre işverenden kaynaklı olarak geç başlanmak zorunda kalınan yapımda temerrüde düşülmediğini, dava tarihinde de tüm yapının eksiksiz bir şekilde teslim edildiğini,

4-Örnek dairede yapılan işlerle diğer dairelerde yapılan işler arasında bir fark bulunmadığını davacının tüm işler bittikten sonra kötü niyetli olarak müvekkili firmaları suçladığını, davacıdan kaynaklanan sebeplerle işin zamanında teslim edilemediğini belirterek,
Sonuç itibariyle; Yerel mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkeme kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLER : İstinaf incelemesine esas;

Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Davacı vekilinin istinaf başvurusu açısından yapılan değerlendirmede:

Dava, hukuki niteliği itibariyle taşeronluk sözleşmesi ve ek sözleşmeden kaynaklanan kira tazminatı, inşaattaki eksik ve ayıplı işler bedeli, daireler arasındaki değerden kaynaklanan fiyat farkı nedeniyle tazminat ile delil tespiti ve ihtarname masrafı isteğidir.
… … Noterliğinin 09.06.2010 tarih ve … yevmiye nolu düzenleme şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi, davacı-yüklenici ile alt taşeron olan davalılar arasında imzalanan 12.12.2011 tarihli sözleşme, 12.12.2011 tarihli fiyat teklifi, 08.01.2013 tarihli ek protokol, … … Asliye Ticaret Mahkemesinin …/… D.İş sayılı tespit dosyası, … … Noterliğinin 30.04.2013 tarih ve … yevmiye sayılı ihtarnamesi, … … Noterliğinin 16.05.2013 tarih ve … yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesi, tapu kaydı, proje, yapı ruhsatı fotokopisi, … ve … Blok için alınan 22.07.2015 tarihli yapı kullanma izin belgeleri, çek fotokopilerinin dosyaya konduğu görülmüştür.

Mahallinde 16.04.2014 tarihinde 1.KEŞFİN yapıldığı,
1.Bilirkişi Kurulu 12.06.2014 havale tarihli raporunda özetle: … … Asliye Ticaret Mahkemesinin …/… D.İş sayılı tespit dosyasında belirlenen eksiklik ve ayıpların keşif tarihi olan 18.04.2014 tarihi itibariyle tamamlandığını, 44 adet dairenin çocuk odaları balkon korkuluklarının yapılmadığını, sözleşme fiyatı üzerinden maliyetinin 8.855,00 TL olduğunu, …-Blok ….kattaki bir daire ile …kattaki bir daire arasında 8.000,00 TL fiyat farkı bulunduğunu,
Mahallinde 16.04.2014 tarihinde 2.KEŞFİN yapıldığı,
2.Bilirkişi Kurulu 17.12.2015 havale tarihli raporunda özetle: Sözleşmede 44 dairenin renkli PVC doğramaları, kör kasa ve ısıcam yapılacağı belirtildiği halde odalarda yapılmayan ısıcam-ısıcam konforcam arasındaki fiyat farkının sözleşme fiyatlarına göre 10.387,00 TL, … ve … Blok 44 adet dairenin çocuk odaları balkon korkuluklarının 8.855,00 TL olduğunu, ..-Blok …kattaki bir daire ile …kattaki bir daire arasında 8.000,00 TL fiyat farkı bulunduğunu,
2.Bilirkişi Kurulu 05.10.2016 havale tarihli ek raporunda özetle: Isıcam-ısıcam konfor cam imalatları arasındaki fiyat farkının 4.155,00 TL olduğunu,
3.Bilirkişi Kurulu 07.02.2017 havale tarihli raporunda özetle: Davacının kira tazminatı isteme hakkı bulunmadığını, inşaat grubu imalatlarda eksik ve ayıplı işler bedelinin 257.887,00 TL, mekanik ve makina tesisatında bir eksiklik bulunmadığını,
4.Bilirkişi Kurulu 09.08.2017 havale tarihli raporunda özetle:TBK.m.125 uyarınca 106.200,00 TL kira kaybı alacağı, ısıcam-ısıcam konfor cam imalatları arasındaki fiyat farkının 4.155,00 TL olduğunu, … ve … Blok 44 adet dairenin çocuk odaları balkon korkuluklarının 8.910,00 TL olduğunu,
5.Bilirkişi Kurulu 02.07.2018 havale tarihli raporunda özetle: Mekanik ve makina tesisatı yönünden eksik ve ayıp bulunmadığından talep edilemeyeceğini, kira kaybı isteğinin hakimin taktirine bağlı olduğunu,
Davacı tanığı … duruşmada: “Ben davaya konu edilen işlerin yapıldığı sırada davacı şirkette çalışıyordum, davalı taraf bana gelerek asansörün yapılacağını, pencere ile ilgili imalatların da davalı tarafça yapılacağını söylemişti, … inşaat temsilcisi … beyin bana söylediğine göre zemindeki 2 blokun da asansörleri, pencere doğramaları, camlar, balkon korkulukları, apartman iç korkulukları, davalı tarafça yapılacaktı, öğrendiğime göre camlar konfor cam olacak, karolaj yapılacaktı, ben davacının inşaatteki işlerini takip ediyordum, yukarıda saydığım işlerden, konfor camların bir kısmı yapıldı, bir kısmı ise yapılmadı, balkon korkuluklarından çocuk odasına yapılması gerekenler eksik bırakıldı, inşaat yapımı sırasında yapılan işler düzenli olarak takip edilmedi, bir kısmı eksik bırakıldı, eksik bırakılanlar davacı tarafça davalıya hatırlatıldı, yine de tamamı yerine getirilmedi, mahkemece yapılan tespit sırasında eksiklikler belirlenmişti, mahkemeden sonra merdivenlerdeki düzensiz dönüşler ve basamaklar (A blokta) kontrol edildi, ben ayrılmadan önce yapılmadığını biliyorum, mahkemeden sonra B blokun korkuluktaki eksiklikleri ile bina cümle girişi ve bodrum girişindeki aliminyum korkuluklar davalı tarafça yapıldı, ben 2013 Nisan ayında iş yerinden ayrıldım, bu anlattıklarım o tarihe kadar olanlardır, tespit sırasında zaten oradaydım, bildiğim kadarı ile her blokta da pencerelerde salon balkonun PVC’sinde köşe dönüşünde tek parça olması gereken yer 4 parça olarak yapılmıştı, pencere işleyişinde düzen tutmuyordu, yapmaya çalışıyorlardı ancak sonra tekrar bozukluk oluyor ve bu sorunda ben ayrıldığım tarihe kadar giderilmiş değildi, yine montaj aşamasında kırılan camlardan bir iki tanesi değiştirilmişti, diğerleri mahkeme tespitinden sonra kısmen yapıldı, bir kısmı da ben ayrıldıktan sonra yapılmıştı, daire iç kapıların terazi bozuklukları vardı, onlar beton döküldüğü için giderilemedi, zaman zaman davalı taraf gelerek kasayı düzeltmeye çalışsa da eğim bozukluğu giderilemedi, kapılara numaratör ve isimlikler konulmadı, asansörlerin içindeki buton kısımları görüntü açısından her iki blokta farklı kullanılmıştı, bunun neden kaynaklandığını bilmiyorum, asansör arasında bulunması gereken sefaratör ben ayrılana kadar yoktu, ben ayrıldıktan sonra davacı tarafça yaptırıldığını duydum, saymış olduğumuz şeylerin yapılmamış olması nedeni ile daire satın alanların davacı tarafa yakındıklarını duydum en büyük sıkıntılardan birisi A Blok pencere doğramalarının dış cephe boyası yapıldıktan sonra montaj edilmesi nedeni ile dış cepheden görüntü olarak boya bozulmaları oldu, mermerlerde yıpranma oldu, daha sonra davalı taraf bundan kaynaklı mermer bozukluklarını giderdi, camlar zamanında ve standart olarak takılmadığı için parkeler ve boyaların yapılma işi gecikti.( Davalı vekili sorusuna cevaben) Numune dairelerin yapılmasından sonra bu aksaklıkların olmasına rağmen giderilmesi konusunda taraflar arasında ne gibi görüşme olduğunu bilmiyorum, yapılan işlemleri görmekle birlikte taraflar arasındaki özel anlaşmaları bilemem, numune daire düzenlendikten sonra imalatlar aynı şekilde devam etti, nedenini bilemem, numune daire 1 ve 2 katın tablaları ile 3.katın tavan tabliyesi dökldükten sonra yapılmaya başlandı, daha sonra diğer blokların tabliyeleri ve duvarları bitene kadar beklendi ondan sonra duvarlar ve pencere doğramaları yapılmaya başlandı.( Davacı vekili sorusuna cevaben) Tüm imalatlar örnek daire olarak yapıldı, ancak örnek dairedeki aksaklıklar hususunda davalı tarafa söylendiğini duymamla birlikte taraflar arasında bu hususta ne gibi bir anlaşma olduğunu bilmiyorum Bilgim bundan ibarettir.“ şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı tanığı … duruşmada :“Ben dava konusu inşaatte temizlik ve kısmen kapıcılık işlerini yapıyordum, dava konusu inşaatte yaklaşık 6 ay kadar çalıştım, bina inşaatıne gerek davacı temsilcisi, gerekse davalı temsilcisi geliyorlardı, aralarında bir huzursuzluk olduğunu görmedim, birbirlerini inşaatta eksiklik olup olmadığı hususunda herhangi bir şey söylediklerini duymadım, ben başladığımda blokun bir tanesinin nerdeyse tamamı tamamlanmış, diğer kısmı da şap dökülme aşamasında idi, ben inşaatta şap dökme vs işlerde çalışmamakla birlikte bunların yaptığı pisliklerin temizlenmesinde çalıştım Bilgim bundan ibarettir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı tanığı … duruşmada :“Ben davalı … mühendislik şirketi ile anlaşmam gereğince dava konusu inşaatın PVC ve camlarını yolladım, malzemeleri … teslim ettim, montaj kısmını kendileri yaptılar, bunlarda bir sorun olduğuna dair herhangi bir şikayetle karşılaşmadım, önce örnek daireyi teslim ettik, ondan sonra diğer malzemeleri de gönderdim.( Davacı vekili sorusuna cevaben) Davacı taraftan beni arayan olmadı, ama inşaata gittiğimde gördüğümde de herhangi bir şikayetle karşılaşmadım, ben örnek daire aşamasında inşaata gitmiştim ve sonrasında da iki kez gittim, her gittiğim de de müteahit ordaydı bana hiç bir şikayet iletmedi, zaten şikayet olması da imkansızdı, davacı ile benim bir anlaşmam yoktur, ben … mühendislik ile anlaşmıştım Bilgim bundan ibarettir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davacı tanığı … duruşmada:“Biz korkuluk, cam, pvc doğrama ve asansör işlerini aynı şahıslara ait iki firmaya verdik ödemeleri peşin verdik, ancak davalı şirketle korkulukların normalde alımdan aparatlı olması gerekirken onlar düz yaptılar, B blokta 1. Kat batı cephedeki dairenin balkonları 4 parçadan hurdadan oluşan malzemeden yapılmıştır, PVC birleşim detayları sözleşmede belirlediğimiz örnek dairede olduğu gibi yapılmamıştır, B Blok 7. Kattaki dairelerin kapıları terazi kurulmadığından veya gereği gibi yapılmadığından kapı durmuyor, kapıyı açık bırakma imkanı yoktur, B Blokta 21 dairede PVC doğramalarında ve camlarda eksiklik ve ayıplılık vardır, A bloktaki görsel paneller sözleşmeye uygun ve kaliteli ve B Blokta bulunan asansörlerde görseller kalitesiz ve sözleşmeye uygun değildir bu husus çıplak gözle de görülebilir, bütün dairelerde numaralık ve isimlilikler bulunmamaktadır, asansörlerin de katlarda aralarında boşluk vardır, döşemeden yaklaşık 10 cm boşluk vardır biz bunları daha sonra altından demir ve saç ekleyerek telafi etmeye çalıştık, ancak asansör kapıları halen düz durmamaktadır, iki asansör arasında seperasyon olması gerekiyor iken bunu da yapmamışlardır biz ruhsat almak için kendimiz yaptık, bütün 44 dairede çocuk odaları balkonundaki korkuluklar halen eksiktir, aklıma gelen eksiklikler bunlardır.( Davalı vekili sorusuna cevaben) Biz eksiklikleri davalı tarafa ilettik, onlarda korkulukları ve diğer eksiklikleri gidereceğini söylediler. Ben sürekli şantiyedeydim, zira ben hem satın almaya bakıyordum, hemde işleri takip ediyordum, bu işleri … beyle birlikte takip ediyorduk Bilgim bundan ibarettir.“ şeklinde beyanda bulunmuştur.

İlk derece mahkemesince kaldırma kararı sonrasında aldırılan 4.Bilirkişi Kurulu (09/08/2017 tarihli raporu hazırlayan )27/04/2022 havale tarihli ek raporunda özetle: Verilen görevin taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalıların yapmış olduğu eksik işlerin fiziki oranının tespiti ve bu tespite göre yüklenici olan davacının, davalılara ödemiş olduğu 500.000,00+ (%18KDV)90.000,00 TL’ye bu eksik oranının uygulanması olup, 09.08.2017 tarihli Bilirkişi Heyet raporu incelendiğinde eksik işler olarak;
-Sözleşme ve teklif içeriği ve mahallinde yatak odası ve çocuk odalarının pencere ve kapı doğrama camları çift cam olarak takılıp konfor cam yapılmadığı,
– Her iki blokta çocuk odası balkonuna alüminyum korkuluk yapılmadığının belirtildiği,
-Mekanik tesisatta ise herhangi bir eksikliğin olmadığı,
Bahse konu eksik işlerin toplam bedelinin 8.910,00 (%18KDV-1.603,80) TL olarak hesaplandığı, eksik işlerin KDV dahil toplam bedelinin 10,513,80 TL olduğu,
Gerek mahkeme kararı ve gerekse BAM İstinaf kararı dikkate alındığında, taraflar arasında 12.12.2011 tarihinde akdedilen taşeronluk sözleşmesi 500.000,00 TL+ KDV olup, sözleşmenin KDV dahil tutarının (500.000,00TL*% 18=90.000,00) 590.000,00 TL olduğu, buna göre;

İşin toplam bedeli KDV dahil = 590.000,00 TL,
Eksik işlerin toplam bedeli KDV dahil = 10.513,80 TL,
Eksik işlerin, toplam iş bedeline oranı =10.513,80 TL / 590.000,00TL= % 1,78 olup,
Tamamlanan İş Bedelinin = 590.000,00 TL – 10.513,80 TL= 579.486,20 TL olduğu,
Tamamlanan İşin Oranının = 579.486,20 / 590.000,00 = %98,22 olarak tespit edilmiştir.

Bilirkişi raporuna karşı davacı vekilinin itiraz, davalılar vekilinin beyan dilekçesi sunması üzerine ilk derece mahkemesince itirazlar değerlendirilmek suretiyle ek rapor tanzimi için dosya son raporu hazırlayan heyete tevdine edilmiştir.
4.Bilirkişi Kurulu (09/08/2017 tarihli raporu hazırlayan) 06/10/2022 tarihli ek raporunda özetle: Davacı itirazlarında ise ek raporun 09.08.2017 tarihli rapora aykırı olduğu beyan edilmişse de, 27.04.2022 tarihli ek rapordaki hesaplamanın mahkemenin görevlendirmesi ile BAM … Hukuk Dairesi7nin 18.03.2021 tarih ve …/… E, …/… K kararına göre yapıldığını,
09.08.2017 tarihli raporda eksik işlerin bedelinin daha fazla olduğunu beyan edilmiş ise de 09.08.2017 tarihli rapor incelendiğinde eksik işler arasında ısıcam-ısıcam konfor cam fiyat farkı da bulunmakta olup, bu eksikliği bedelinin 4.155 TL olduğu, bu durumda A ve B blokta yapılmayan çocuk balkon ve balkon korkuluk bedelinin 8.910 TL olup, yapılmayan eksik iş bedelinin toplamının 13.065 T+%18 KDV ile de 15.416,70 TL olduğu,
Davacı BAM … Hukuk Dairesi’nin kararını ayrıştırarak ayrı ayrı hesaplama yapılması gerektiğini beyan etmişse de, BAM kararı incelendiğinde “Gerçekleşen imalata göre yüklenicinin hak ettiği iş bedeli ” denilerek iş bedelinin nasıl yapılacağının tanımlandığı ve akabinde ödenmeyen iş bedeli ya da iş sahibin fazla ödemesi olup olmadığı ve miktarının, gerçekleştirilen imalatın işin tamına göre fiziki oranının tespiti ve bu oranın 500.000,00 TL+KDV götürü bedele uygulanması suretiyle hak edilen iş bedeli hesaplanarak belirlenmesi olduğunu, ancak BAM kararına göre yapılmayan iş oranının tespiti ile toplam iş miktarına oranlanması ve bu tespite göre toplam iş bedelinin bu oran üzerine hesap yapılarak eksik iş bedelinin tespit edilmesi gerektiğini,
Dava konusu olayda taraflar arasında 12.12.2011 tarihinde akdedilen taşeronluk sözleşmesinin KDV dahil tutarının (500.000,00TL*% 18=90.000,00) 590.000,00 TL olduğu, buna göre;

İşin toplam bedeli KDV dahil = 590.000,00 TL,
Eksik işlerin oranı =% 2,61,
Eksik işlerin toplam bedeli KDV dahil =15.416,70 TL olup,
Bu hesaplama ile eksik işlerin oranı ile eksik işlerin bedelinin birbiri ile örtüştüğü belirtilmiştir.

SOMUT OLAYDA:

Davacı yüklenici, dava dışı … ve … arsa sahipleri, davalılar ise taşeron olup, davacı-yüklenici ile dava dışı arsa sahipleri arasında 09.06.2010 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandıktan sonra davacı-yüklenici ile davalı taşeronlar arasında 12.12.2011 tarihli taşeronluk sözleşmesi imzalandığı, taşeronluk sözleşmesine göre, yapılacak 2 bloklu inşaatta 4 adet asansör, 44 dairenin renkli PVC doğramaları, kör kasa ve ısıcam yapımı, merdiven ve balkon korkuluklarının yapımı, daire giriş kapıları ve yangın merdiveni kapıları yapımı işinin 500.000,00 TL+KDV götürü bedel ile davalılara verildiği, sözleşmeye göre 12.12.2011 tarihli fiyat teklifinin sözleşmenin eki mahiyetinde olduğu, sözleşmeye göre … Sitesi …-Blok …kattan bir daire 160.000,00 TL sayılıp iş bedeline karşılık taşerona verilecekken yerine aynı bloktan …kat bir dairenin taraflar arasındaki 08.01.2013 tarihli ek protokol kapsamında verildiği ve yine taşeronluk sözleşmesine göre, tarafların işin tamamının 30.06.2012 tarihinde bitirileceğini kararlaştırdığı, davacı tarafından bu tarih sonrasına isabet eden 25/03/2013 tarihinde … … ATM’nin …/… D.İş sayılı delil tespiti dosyası davalıların üstlendikleri işin mevcut durumunu gösterir şekilde- eksik ve ayıplı işler yönünden- inşaatta tespit yaptırıldığı, akabinde eksik ve ayıpların 15 gün içinde giderilmesi için davalılara ihtarname gönderildiği, davalılar tarafından da cevabi ihtarname gönderildiği ve 18.06.2013 tarihi itibariyle işbu davanın açıldığı hususu sabittir.

Taraflar arasındaki 12.12.2011 tarihli taşeronluk sözleşmesi iş bedeli 500.000,00TL+KDV şeklinde toplam olarak kararlaştırıldığından niteliği itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 480 ve devamı maddelerinde düzenlenen götürü bedelli sözleşmedir. Buna göre davalı- yükleniciler kararlaştırılan bu bedelle sözleşmede yer alan üstlendikleri işleri yapmak, davacı iş sahibi de iş bedelini ödemek durumundadır. Eldeki dosyada davacı-iş sahibinin tüm iş bedelini ödediği hususu uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı- yükleniciler tarafından işin eksik bırakılıp bırakılmadığı, bu iddia nedeniyle davacının fazla ödeme yapıp yapmadığı ve varsa miktarı noktasında toplanmaktadır.
“….Asıl ve karşı dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup asıl dava iş bedelinin tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı, karşı dava ise kazanç kaybı ve eksik iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
…Yanlar arasında 27.06.2010 tarihli “… İnşaat Yapım Sözleşmesi” başlıklı adi yazılı sözleşme yapılmıştır. Bu sözleşme, sözleşme tarihi itibariyle uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi gereğince bir eser sözleşmesidir. Asıl davada davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davacı yüklenici, davalıya ait taşınmaz üzerine tavuk çiftliği yapımını sözleşmedeki koşullarla üstlenmiştir. İş bedeli sözleşmede 330.500,00 TL şeklinde “götürü olarak” kararlaştırılmıştır.
… İş bedelinin götürü olarak kararlaştırıldığı durumlarda yüklenicinin hakettiği iş bedeli, fiilen yapımı gerçekleştirilen işlerin, sözleşme kapsamında yapılması gereken tüm işlere göre yüzde (%) olarak belirlenecek fiziki gerçekleşme seviyesinin, sözleşmedeki götürü bedele oranlanması suretiyle hesaplanır. Kısaca, götürü bedelli işlerde yüklenici eseri hangi seviyeye getirmişse, kararlaştırılan bedele o oranda hak kazanır. Buna göre götürü bedel olarak kararlaştırılan 330.500,00 TL iş bedeline %80 fiziki oranın uygulanması halinde davacı yüklenicinin talep edebileceği iş bedeli (330.500,00 X %80 = 264.400,00 TL)’dir.
….Bu halde icra takibinin yapıldığı 10.03.2011 tarihine kadar yükleniciye yapılan ödemeler tutarı toplamı 187.400,00 TL olduğundan bu miktarın az yukarıda yüklenicinin iş bedeli alacağı olarak belirlenen 264.400,00 TL’den mahsubu ile asıl dava olan itirazın iptâli davasında itirazın 264.400,00 TL – 187.400,00= 77.000,00 TL üzerinden iptâline ve takibin devamına, takipten sonra yapılan ödemelerin 6098 sayılı T.B.K. 100. maddesi gereğince icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınmasına şeklinde hüküm kurulması gerekirken asıl davanın tümden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır…”( Yargıtay 15. H.D.’nin 24/01/2019 tarih, 2018/2134 E., 2019/377 K. sayılı kararı)

Eldeki dosyada da, yukarıdaki Yargıtay kararında açıkça gösterildiği gibi davalı- yüklenicinin hak ettiği iş bedeli (ödenmeyen iş bedeli ya da iş sahibinin fazla ödemesi olup olmadığı ve miktarı); öncelikle davalı- yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalâtın işin tamamına göre fiziki oranın tespiti ve bu oranın 500.000,00 TL+KDV götürü bedele uygulanması ile hesaplanmalıdır.

Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda mahkemece bilirkişi heyetinden 2 ek rapor alınmış, alınan 2 ek raporda da kaldırma kararına aykırı şekilde hesaplamanın, yapıldığı tespit edilen iş bedelinin toplam iş bedeline oranlanması suretiyle hatalı şekilde yapıldığı, bu nedenle hükme esas alınamayacağı açık iken, ilk derece mahkemesince rapor denetlenmeyip hükme de esas alınarak -eksik incelemeye dayalı şekilde- karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf başvurusu yerindedir.

Mahkemece yapılacak iş, dosyanın bir bilirkişi kuruluna tevdi ile, yargılamanın geçirdiği safahat da gözetildiğinde … … ATM’nin …/… D.İş sayılı delil tespiti dosyasına göre, davalının taşeronluk sözleşmesi ile üstlendiği işlerden, yaptığı tespit edilen iş miktarı ile eksik bıraktığı tespit edilen iş miktarları toplanarak toplam iş miktarı bulunup, bu miktarın davalı tarafından gerçekleştirilen iş miktarına ( eksik ve kusurları dikkate alınmak ve düşülmek suretiyle) oranlanması suretiyle işin öncelikle fiziki oranının tespiti ve bu oranın götürü 500.000,00 TL+KDV bedele uygulanması sonucu davalının gerçekleştirdiği imalat karşılığı hakkettiği ücretin tespiti hususunda ek rapor tanzimi istemek, sonrasında da bu bedelin iş sahibince yapılan ödemeler ile karşılaştırılarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesinden ibarettir.

Davalılar vekilinin istinaf başvurusu açısından yapılan değerlendirmede:

Dava, hukuki niteliği itibariyle taşeronluk sözleşmesi ve ek sözleşmeden kaynaklanan kira tazminatı, inşaattaki eksik ve ayıplı işler bedeli, daireler arasındaki değerden kaynaklanan fiyat farkı nedeniyle tazminat ile delil tespiti ve ihtarname masrafı isteğidir.

HMK’nun 341/2 maddesinde “Miktar veya değeri 3.000,00-TL’yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir…”

HMK’nun 341/4 maddesinde “Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü 3.000,00-TL’yi geçmeyen taraf istinaf yoluna başvuramaz.” hükümleri düzenlenmiştir.

HMK’nun istinaf kanun yoluna başvuru yönünden kesinlik sınırını düzenleyen bu maddelerdeki miktarların her yıl yeniden değerleme oranında artırılması sonucunda yerel mahkemenin kararını verdiği 18/01/2023 tarihi itibariyle istinaf kanun yoluna ilişkin yerel mahkemenin kesinlik sınırı 17.830,00-TL olup, davanın istinaf eden davalı şirketler yönünden kabul edilen kısmı 15.416,70-TL ‘dir. Bu miktar kesinlik sınırı olan 17.830,00-TL’nin altında kaldığından HMK’nun 341/2. maddesi gereğince davalıların istinaf hakkı bulunmamaktadır.

Sonuç itibariyle; Davalılar vekilinin vekilinin istinaf talebinin HMK’nun 341/2 ve 352-1-b maddeleri uyarınca usulden reddine ,
Davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davacı vekilinin istinaf başvurusu açısınadan:

1-6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davacı vekilinin İstinaf Başvurusunun Kabulü ile, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 18/01/2023 tarih ve 2021/… E. -2023/… K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf başvuru sırasında davacıdan peşin alınan 179,90 TL istinaf karar harcının talebi halinde DAVACIYA İADESİNE,

4-İstinaf başvuru sırasında davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı 492,00 TL’nin HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

5-İstinaf başvuru sırasında davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı 492,00-TL’nin (posta masrafının davalılardan alındığı gözetilerek) davalılardan alınıp davacıya VERİLMESİNE,

6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

7-Kararın 6100 sayılı HMK’nun 359/4.maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince, TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Davalılar vekilinin istinaf başvurusu açısınadan:

1-Davalı şirketler vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 341/2 ve 352/1-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,

2- İstinaf talep eden davalılardan alınan263,27-TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde ilk derece mahkemesince bu davalıya İADESİNE,

3-İstinaf talep eden davalılardan peşin alınan 179,90 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalılara İADESİNE,

4-İstinaf masraflarının, başvuran davalılar üzerinde BIRAKILMASINA,

5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalılar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6-Kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/3. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a ve g bentleri gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/04/2024

Başkan

*e-imzalıdır*

Üye

*e-imzalıdır*

Üye

*e-imzalıdır*

Katip

*e-imzalıdır*
” Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır. “

  • İlk yayınlanma tarihi: 29 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!