Adana BAM, 10. HD., E. 2023/727 K. 2024/232 T. 6.2.2024

İlgili TBK madde: TBK Madde 352

T.C.

ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : TARSUS İCRA HUKUK MAHKEMESİ

DAVACILAR : 1-K1 – N1

2-K2 – N2

3-K3 – N3

VEKİLİ : Av. K4 – [N4] UETS

DAVALI : F1 MOBİLYA İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ –

VEKİLİ : Av. K5 – [N5] UETS

DAVANIN KONUSU : İtirazın Kaldırılması Ve Tahliye

Tarsus İcra Hukuk Mahkemesi’nin 09/03/2023 tarih 2022/378 esas 2023/70 karar sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine işin gereği görüşülüp düşünüldü:

DAVA: Davacı alacaklılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin kiracısı olan F2 Mobilya İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin Mersin 8.Noterliğinin 17/02/2020 taahhüt tarihli 18/12/2022 tahliye tarihli tahliye taahhütnamesi gereğince 18/12/2022 tarihinde kiralanan taşınmazı tahliye etmemiş olması nedeniyle 19/12/2022 tarihinde Tarsus İcra Dairesinin 2022/7089 esas sayılı dosyasında kiralanan taşınmazın tahliyesi ve haciz yoluna başvurularak davalı kiracıya örnek 14 tahliye emrinin 21/12/2021 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının 26/12/2022 tarihli itiraz dilekçesi ile takibin durduğunu, davalının itirazında kira ilişkisine ve tahliye taahhüdü altındaki imzaya ilişkin herhangi bir itirazı bulunmadığını belirterek davanın kabulü ile itirazın kaldırılması ile takibin devamına, davalının kiralanandan tahliyesinekarar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile kiraya verenler arasındaki kira kontratının 16/12/2022 tarihinde yenilendiğini, buna ilişkin olarak müvekkili şirketin kira bedelini davalının her zaman yatırmış olduğu hesabına gönderdiğini, her kira sözleşmesi yenilendiğinde tahliye taahhütnamesi alındığını, yeni tahliye taahhütnamesi alınmadan kira kontratı imzalanmadığını, bu nedenle takibe konu edilen tahliye taahhütnamesinin de tahliye baskısı altında alındığını, bu nedenle dahi tahliye taahhütnamesine dayalı olarak istenen tahliye talebine itiraz ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece, davalı borçlunun kira sözleşmesine, tarihine, tahliye taahhüdünün tarihine ve bu vaat altındaki imzaya itiraz etmediği, ayrıca takip dosyasındaki itirazlarından da tahliye taahhüdünün taşınmaza girildikten sonra verildiğinin anlaşıldığı bu hususun noterlikçe tasdik edildiği, tahliye vaadindeki imzaya itirazda bulunmayan borçlunun bu aşamada taahhüdün geçersiz olduğuna yönelik itirazların mahkemece incelenemeyeceği, davalı borçlunun, varsa kira sözleşmesinin yenilendiğine yahut uzatıldığına ilişkin belgeyi mahkemeye ibraz etmediğinden borçlu şirketin itirazlarının İİK 275 maddesi gereği kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Tarsus İcra Dairesinin 2022/7089 Esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının İİK 275 maddesi gereği kaldırılmasına, davalının A1 adresindeki taşınmazdan tahliyesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya cevap dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; kararın hukuka uygun olduğunu belirterek davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

Uyuşmazlık, yazılı tahliye taahhüdüne dayalı tahliye talepli icra takibinde itirazın kaldırılması talebine ilişkindir.

Tarsus İcra Dairesinin 2022/7089 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklılar K1, K2, K3 tarafından borçlu F2 Mobilya İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketihakkında 19/12/2022 tarihinde tahliye talepli takip yoluyla takip başlatıldığı, örnek 14 tahliye emrinin 21/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 26/12/2022 tarihinde itiraz ettiği, davanın 28/12/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

Tahliye taahhüdü nedeniyle açılacak tahliye davasının TBK’nun 352/1 maddesi gereğince taahhüt edilen tarihi izleyen bir ay içinde açılması veya bu süre içinde taahhüde dayalı olarak icra takibi yapılmış olması gerekir.

Taraflar arasında 16/12/2019 tarihli yıllık 60.000,00 TL bedelli kira sözleşmesi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır Davalı 17/02/2020 tarihinde düzenlenen taahhütname ile kiralananı 18/12/2022 tarihinde tahliye edeceğini taahhüt etmiştir. Davacı, taahhüt edilen tarihe göre yasal bir aylık süre içerisinde başlatmış olduğu icra takibi ile noterden düzenlenmiş belgeye dayanarak taşınmazın tahliyesini istemiştir. Davalı kiracı vekili ”

Müvekkillerle kiraya verenler arasındaki kira kontratı 16.12.2022 tarihinde yenilenmiştir. Bu nedenle gönderilmiş tahliye istemine ilişkin tahliye ödeme emrine itiraz ediyoruz. Yine ilk olarak kira kontratını imzaladıkları tarihte müvekkillerin elinde tahliye taahhütnamesi alınmıştır. Her kira sözleşmesinin yenilenmesinde kira sözleşmesi yenilendiği anda müvekkillerin elinde yeni tahliye taahhütnameleri alınmıştır. Yeni tahliye taahhütnamesi alınmadan kira kontratı imzalanmamıştır. Bu nedenle takibe konu edilen tahliye taahhütnamesi de tahliye baskısı altında alınmış olup, bu nedenle dahi tahliye taahhütnamesine dayalı olarak istenen tahliye talebine itiraz ediyoruz.
” şeklinde tahliye emrine itiraz etmiştir.

Tahliye taahhüdüne dayalı icra takiplerinde, dayanak tahliye taahhüdünün adi yazılı olması halinde imzaya ve tarihe açıkça itiraz edilmesi gerekir. Davalı tahliye taahhüdü altındaki imza ve tarihe açıkça itiraz etmediğinden takipte dayanılan taahhüt tarafları bağlar. İİK’nin 275.maddesi gereğince kiracı kiranın yenilendiğini veya uzatıldığını aynı kuvvet ve mahiyette bir belge ile ispat edebilir. Tahliye taahhüdü noterde düzenlenen belge ile verildiğinden yenilenen kira sözleşmesinin de aynı kuvvet ve mahiyette bir belge ile olarak noterde düzenlemiş olması gerekmektedir. Davalı borçlu kiranın yenilendiğine dair bir kira sözleşmesi ibraz edememiştir. Tahliye taahhüdüne dayalı tahliye şartları gerçekleşmiştir. Mahkemenin bu gerekçelerle davayı kabul etmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. (Benzer karar Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 18/12/2019 tarih 2019/6129 esas 2019/11471karar)

Yazılı kira sözleşmesi kurulduktan ve kiracı kiralanana yerleştikten sonra verilen taahhüt geçerli olup kiracıyı bağlar. Kiracı tahliye tarihine kadar kira bedelini ödemekle yükümlüdür. Kira bedelinin ödenmiş olması tahliye taahhüdünün geçersiz olduğu ve akdin yenilendiği sonucunu doğurmaz. Davalı vekilinin bu istinaf sebebi de yerinde değildir.

Yukarıda belirtilen nedenlerle; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur.

HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davalı vekilinin Tarsus İcra Hukuk Mahkemesi’nin 09/03/2023 tarih 2022/378 esas 2023/70 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile kalan 247,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
İstinaf aşamasında yapılan masrafların istinaf yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına,
Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Kararın mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu miktar itibari ile KESİN olmak üzere 06/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 29 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!