HMK Madde 20 Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler
HMK 20, görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra tarafın iki hafta içinde dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini istemesi gerektiğini; aksi halde davanın açılmamış sayılacağını anlatır.
Resmi Metin
Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler
Madde 20- (1) Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, (…) süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir.
(2) Dosya kendisine gönderilen mahkeme, kendiliğinden taraflara davetiye gönderir.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Norm Durumu ve Değişiklikler
Bu madde yürürlüktedir; ancak aşağıdaki fıkra/ibare(ler) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir:
- AYM iptali 1. fıkra, 1. cümle (ibare) AYM E.2015/96 K.2016/9 AYM'nin 10/2/2016 tarihli E.2015/96 K.2016/9 sayılı kararıyla, birinci fıkranın birinci cümlesindeki "...bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten..." ibaresi iptal edilmiştir. İptal hükmü 23 Kasım 2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Karar metinleri için AYM Norm Kararları Bilgi Bankası ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.
Avukat Yorumu
Bu madde, bir mahkemenin görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesinin ardından izlenecek usulü ve bu usule uyulmamasının sonucunu düzenlemektedir. Birinci fıkrada tarafın başvuru yükümlülüğü, süresi ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinin yaptırımı; ikinci fıkrada dosyayı alan mahkemenin yapacağı işlem öngörülmüştür.
Birinci fıkraya göre taraflardan biri, kararın kesinleşmesine bağlı olarak belirlenen andan itibaren iki hafta içinde, kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesini istemek zorundadır. Bu süre içinde başvuru yapılmazsa dava açılmamış sayılır ve bu sonuç, görevsizlik veya yetkisizlik kararını veren mahkemece kendiliğinden karara bağlanır; böylece sürenin kaçırılması davanın açılmamış hâle gelmesine yol açar. İkinci fıkra uyarınca dosyanın gönderildiği mahkeme, ayrıca talep beklemeksizin taraflara kendiliğinden davetiye gönderir.
Gerekçe
Bilindiği gibi, görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler, 1086 sayılı Kanunun 193. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemede, sözü geçen Kanunun sisteminden kısmen ayrılınmıştır.
Maddenin birinci fıkrasına göre, davanın açıldığı mahkeme, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verirse, bu karar (kanun yoluna tabi olmadığı için) kesinse bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmişse, sürenin dolmasından itibaren, kanun yoluna başvurulup, başvuru reddedilmişse, ret kararının tebliğinden itibaren, onbeş gün içinde, taraflardan birinin kararı veren mahkemeye başvurarak, dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesini istemesi gereklidir. Bu süre içinde başvurulmayacak olursa, yine aynı mahkeme, davanın açılmamış sayılmasına karar verecektir. Görüldüğü gibi, bu başvuru, görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemeye yapılmaktadır. Burada, görevsizlik veya yetkisizlik kararında görevli veya yetkili olduğu belirtilen mahkemeye başvuru kabul edilmeyerek, daha pratik bir yol oluşturulmak istenmiştir. Gerçekten, kendisinde dava açılmamış veya dosya diğer mahkeme tarafından kendisine henüz gönderilmemiş bir mahkemeden davaya devamın istenmesi, pratik değildir. Mahkemenin, içinde bulunulan bu aşamada, yapabileceği tek şey, dosyayı görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemeden istemekten ibarettir. Oysa, görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemenin tarafların başvurusu üzerine, dosyayı görevli veya yetkili mahkemeye göndermesi daha pratik bir yoldur.
Gönderme işlemi sırasında, gönderme masraflarının ve gönderilen mahkemenin tebliğ giderlerinin varsa avanstan karşılanacağı, artan kısmın da dosya ile birlikte gönderileceği, avans bu masrafı karşılamıyorsa gönderme isteğinde bulunandan alınacağı tabiidir.
İkinci fıkraya göre ise görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine, görevli veya yetkili olduğu belirtilerek dosya kendisine gönderilen mahkeme, kendiliğinden taraflara bir davetiye göndererek davaya devam edilmesini sağlayacaktır.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe