HMK Madde 17 Yetki sözleşmesi

Özet 1 fıkra · ~3 dk okuma

HMK 17, tacirler ile kamu tüzel kişilerinin aralarındaki bir uyuşmazlık için bir veya birkaç mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabileceğini; aksi kararlaştırılmadıkça davanın yalnızca bu mahkemelerde açılabileceğini anlatır.

Resmi Metin

Yetki sözleşmesi

Madde 17- (1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, yetki sözleşmesini, yani uyuşmazlığın hangi mahkemede görüleceğinin sözleşmeyle önceden kararlaştırılmasını düzenler. Tek fıkradan oluşan hüküm, böyle bir yetki sözleşmesi yapma imkânını yalnızca tacirler veya kamu tüzel kişileri arasındaki ilişkilerle sınırlar. Bu sıfattaki taraflar, aralarında doğmuş ya da ileride doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilir. Madde, sözleşmenin yalnızca mevcut bir çekişme için değil, henüz ortaya çıkmamış olası uyuşmazlıklar için de yapılabilmesine açıkça izin verir.

Hükmün usule ilişkin sonucu, yetkili mahkemenin belirlenmesini taraf iradesine bağlamasıdır. Geçerli bir yetki sözleşmesi bulunduğunda, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen mahkeme veya mahkemelerde açılabilir; metin bu sınırlamayı emredici biçimde ifade eder. Buna karşılık taraflar aksini kararlaştırmışlarsa, sözleşmeyle belirlenen mahkemelerle birlikte genel yetki kuralları uyarınca başkaca bir mahkemede de dava açılması mümkün olabilir. Maddede tacir ve kamu tüzel kişisi dışındaki kişilerin böyle bir sözleşme yapabileceğine dair bir ifade yer almaz; bu nedenle hükmün kapsamı, metinde sayılan sıfatlardaki taraflarla sınırlı kalır.

Gerekçe

Yetki sözleşmesine ilişkin olarak yapılan düzenlemede, tacirler veya kamu tüzel kişileri ile diğer kişiler, yetki sözleşmesi yapmak açısından, birbirinden ayırt edilmiştir. Tacirler veya kamu tüzel kişileri kendi aralarındaki hukuki ilişkilerde her ikisi de hukuken eşit konumda sayılabilirler. Buna karşılık, tacirler veya kamu tüzel kişileri, diğer bir gerçek kişiye göre, daha güçlü konumda bulunmaktadırlar. Daha zayıf konumda olan kimselerin daha güçlü olan tacir veya kamu tüzel kişilerine karşı, korunma ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Özellikle iltihakı sözleşmelerle bu durum daha da belirginleşmektedir. Tüketiciler, satıcı veya hizmet sunucu şirketlere karşı, hiçbir pazarlık şansı olmaksızın, sadece kendilerine uzatılan sözleşmeye imza atarak, şirket veya kamu tüzel kişisi tarafından konulan şartları, bu arada, yetki şartını da kabul etmek zorunda kalmaktadırlar. O nedenle, örneğin Alman hukukunda, yetki sözleşmesinin her durumda yapılması kabul edilmemektedir. Yetki sözleşmesi yapılabilen alanlar oldukça sınırlandırılmış bulunmaktadır.

Tacirlerle kamu tüzel kişilerinin kendi aralarında, yapmış oldukları işlemlerde, belirtildiği gibi, daha zayıf konumda olan bir taraf yoktur. Kural olarak her iki tarafı da eşit kabul etmek mümkündür. Bu kimseler, kanunda belirtilen şartlara uygun olmak kaydı ile, aralarında yetki sözleşmesi yapabileceklerdir. Taraflar ayrıca, yapmış oldukları yetki sözleşmesi ile, yetkili kıldıkları bir veya birden fazla mahkemenin yetkisinin, münhasır yetki olup olmadığını da kararlaştırabileceklerdir. Buna göre, tacirlerin ve kamu tüzel kişilerinin, hukukumuzda tartışmalı olan, münhasır yetki sözleşmesini de yapabilecekleri kabul edilmiştir. Taraflar, yetki sözleşmesinde, aksini kararlaştırmadıkça, dava sadece sözleşmeyle belirlenen mahkemede veya mahkemelerde açılabilecektir. Bu durumda, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, yapılan yetki sözleşmesi, münhasır yetki sözleşmesi şeklinde olacaktır. Taraflar, yetkili kıldıkları mahkemenin yanında, kanunen yetkili kılınan genel veya özel yetkili mahkemelerin de yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa, yani yetki sözleşmesinin münhasır olmayan yetki sözleşmesi şeklinde olmasını istiyorlarsa, bu durumun yetki sözleşmesinde ayrıca belirtilmesi gerekecektir.

Tacirler veya kamu tüzel kişileri dışındaki diğer kişiler, özellikle, tacir olmayan gerçek kişi tüketiciler, tacirler veya kamu tüzel kişilerine karşı hukuken daha zayıf durumdadır. O nedenle, bu kimselerin, daha güçlü olanlara karşı korunmaları gereklidir. Bu amaçla, tacirler veya kamu tüzel kişileri ile bu nitelikte olmayan kimseler arasındaki yetki sözleşmesine, örneğin bir gerçek kişi tüketici ile bir tacirin, yetki sözleşmesi yapmalarına engel olunmak istenmiştir. Buna göre, tacirler veya kamu tüzel kişileri ile bu nitelikte olmayan kimseler yetki sözleşmesi yapamayacaklardır. Ayrıca bu kapsamda belirtmek gerekir ki, tacirler veya kamu tüzel kişileri dışındaki diğer kimselerin, kendi aralarında yetki sözleşmesi yapmaları da kabul edilmemiştir.

HMK Madde 17 - Yetki sözleşmesi

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!