Adana BAM, 5. HD., E. 2020/462 K. 2022/884 T. 29.3.2022

İlgili madde: TMK Madde 598

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

ADANA 4. SULH HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ :

13/01/2020

NUMARASI :

2019/1093 Esas – 2020/40Karar

DAVACI:

K1 – N1

VEKİLİ:

Av. K2

MİRASBIRAKAN:

K3 – N2

DAVANIN KONUSU :

Mirasçılık Belgesi İstemi
İSTİNAF YOLUNA

BAŞVURAN DAVACI :

K1

VEKİLİ :

Av. K2

TALEP KONUSU :

Mahkeme Kararının Kaldırılması

İSTİNAF KARAR TARİHİ :

29/03/2022

KARAR YAZIM TARİHİ :

29/03/2022
Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 13/01/2020 tarih ve 2019/1093 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun yapılan esas incelemesinde;

DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

Muris K3’ın Adana 4. Noterliğinin 12/11/1964 tarih ve 9261 yevmiye sayılı vasiyetnamesinin Adana 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1995/55 Tereke sayılı dosyasının 1997/8 Kararı ile açılıp okunduğunu, atanmış mirasçı olduğunu gösterir kararda dikkate alınarak davacının terekenin tamamına mirasçı olduğunu gösterir mirasçılık belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesince, davacının muris K3’ın tekeresinin tamamına mirasçı olduğuna yönelik talebinin reddine, mirasçılık belgesi verilmesi talebinin kabulüne, Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, A1 nüfusuna kayıtlı, K4 ve Arap’dan olma, 14/03/1909 doğumlu, N2 TC kimlik numaralı, muris K3 ‘ın, 28/07/1991 tarihinde ölümü ile miras meselesi 192 pay olarak kabul edilerek,144 payın K1, 12’şer payın K5 ve K6, 3’er payın K9, K10, K11, K12, 4’er payın K7, K8 ve K13’a aidiyetine verasetin bu şekilde sübutuna karar verilmiştir.

DAVACI VEKİLİNİN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Müvekkilinin muris K3’ın Adana 4.noterliğinin 12.11.1964 tarih ve 9261 yevmiye sayılı vasiyetnamesi ile murisin mirasının tamamına mirasçı olarak atandığını, vasiyetnamenin muayyen mal vasiyeti niteliğinde olmayıp, mirasçı atamaya ilişkin olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLER:

Adana 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1995/55 sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:

Dava, vasiyetname ile mirasçı olarak atanan davacının Türk Medeni Kanunu’nun 598. maddesi uyarınca kendisine mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 355. Maddesi gereğince istinaf sebepleri ile re’sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin davalar hasımsız olarak açılabileceği gibi, uyuşmazlık çıkartan diğer kişiler hasım gösterilerek hasımlı dava açılması da mümkündür. Mirasçılardan birisinin veya birkaçının daha önce hasımsız dava açarak mirasçılık belgesi almış olmaları, hukuki yararları bulunması koşuluyla diğer mirasçıların daha sonra hasımsız dava açarak mirasçılık belgesi istemelerine engel olmadığı gibi, böyle bir durumda diğer mirasçılar tarafından açılan davanın mirasçılık belgesinin iptali davası olarak görülüp sonuçlandırılması da mümkün değildir. Mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin davalarda sadece nüfus kayıtları ile veya davacı tarafça gösterilen delillerin toplanması ile yetinilmemesi, gerçek mirasçıların belirlenmesine yarayacak bütün delillerin eksiksiz toplanması gerekir.

Türk Medeni Kanununun 598. maddesinin birinci fıkrasında, başvuru üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere sulh mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği, aynı maddenin ikinci fıkrası hükmünde de, mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa, mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından bir ay içinde itiraz edilmediği taktirde, lehine tasarrufta bulunulan kimseye de atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilmesinin gerektiği açıklanmıştır. Atanmış mirasçılık TMK.nun 598. maddesi gereğince yasal mirasçılığı ortadan kaldıran bir neden değildir.

Davaya konu vasiyetname, muayyen mal vasiyeti niteliğinde olmayıp, mirasçı atamaya ilişkindir. Mirasçı atanan kişi, mirasbırakanın ölümü ile tereke üzerinde doğrudan ve kendiliğinden bir ayni hak kazanır. Bu durumda, miras bırakandan intikal eden ayni hakların, atanmış mirasçı adına tescili için vasiyetnamenin yerine getirilmesi davasına, dolayısıyla mahkeme hükmüne ihtiyaç yoktur
Somut uyuşmazlıkta, davacının mirasçı atanmasına ilişkinvasiyetnamenin Adana Tereke Hakimliği’nin 18/02/1997 tarih ve 1995/55 Esas, 1997/8 Karar sayılı kararı ile açılıp okunduğu, murisin yasal mirasçılarından olan ve kendisinden sonra vefat eden eşi K10 mirasçılarına tebligat yapılmadığı, bu hali ile yasal mirasçıların yokluğunda açılıp okunan ve bilahare kendilerine vasiyetname ve gerekçeli kararın tebliğ işlemleri tamamlanmayan vasiyetnamenin, mirasçılar huzurunda usulüne uygun şekilde açılmadığı ve gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmediği tespit edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince; sözkonusu vasiyetnamenin açılması dosyasında, murisin bilinen tüm mirasçılarına usulüne uygun şekilde vasiyetname ile ilamın tebliğ edilmesi ve ilamın usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesi için davacıya süre verilip, o davanın sonucu eldeki dava açısından bekletici mesele yapılmalı, akabinde murisin mirasçıları davaya dahil edilmeli, mirasçılardan vasiyetnamenin iptali yönünde (saklı paylı mirasçı olmadıkları da gözetilerek) dava açıp açmadıkları saptanarak, gerçek mirasçıların belirlenmesine yarayacak bütün delillerin eksiksiz toplanması suretiyle, hasıl olacak sonuç dairesinde işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, yerinde olmayan gerekçeler ile yazılı şekilde atanmış mirasçılık belgesi verilmesine yönelik talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle; eksik inceleme ile karar verilmiş olması nedeniyle davacı tarafın istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a(6) maddesi gereğince esası incelenmeden kararın kaldırılmasına dairaşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun
KABULÜ İLE
; Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 13/01/2020 tarih ve 2019/1093 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-a(6) maddesi gereğince
KALDIRILMASINA,

2-İlk Derece Mahkemesince gerekçede bahsedilen eksiklikler giderilerek, deliller toplanarak yeni bir karar verilmesi için dosyanın mahal mahkemesine
İADESİNE,

3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yatırılan 54,40.-TL. Maktu istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine,

4-İstinaf talebi sırasında alınan İstinaf başvuru harcı ve diğer istinaf giderlerinin yargılama masrafı olarak İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmesine,

5-İstinaf Kararın tebliği ve diğer usulî işlemlerin Hukuk Muhakemeleri Kanunu 359/3 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-a maddesi gereğince
KESİN olmak üzere 29/03/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!