Adana BAM, 1. HD., E. 2018/1042 K. 2018/1069 T. 24.10.2018

İlgili madde: TMK Madde 19

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

DAVANIN KONUSU :

Nüfus (Yaş Düzeltilmesi İstemli)

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK’nun 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacılar vekili ilk derece mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı K1’ın nüfus kayıtlarındaki 10/04/1986/Savur olan doğum tarihi ve doğum yerinin 02/04/1984/Mardin olarak, K2’ın nüfus kayıtlarındaki 30/06/1988/Savur olan doğum tarihi ve doğum yerinin 20/04/1988/Mardin olarak, K3’ın nüfus kayıtlarındaki 30/06/1988/Savur olan doğum tarihi ve doğum yerinin 10/03/1987/Mardin olarak ve K4’ın nüfus kayıtlarındaki 25/02/1987/Savur olan doğum tarihi ve doğum yerinin 01/03/1985/Mardin olarak olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş ve mazeret dilekçesi sunarak yargılamaya katılmamıştır.

Davalı nüfus müdürlüğüne usulünce tebligat yapılmış
, Davalı nüfus idaresi temsilcisi, mazereti mahkemenin takdirine bırakarak dosyayı bu celse takip ettiklerini beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; dava dilekçesinde ve Mernis kayıtlarından, kayıt düzeltilmesi talebinde bulunan davacıların adreslerinin Almanya olduğu, Nüfusa kayıtlı oldukları yerin ise Mardin/Savur olduğu anlaşılmıştır.
5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunun 36. Maddesine göre nüfus kayıt düzeltilmesi davaları ilgilinin yerleşim yerindeki Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu şeklinde düzenlenmiştir. Nüfus davaları davacıların milli hukukuna tabidir. ( MÖHUK. m. 9 )

İkametgah bir kimsenin yerleşmek niyetiyle oturduğu yerdir. ( MK. m .19 ) Nüfusa kayıtlı olunan yer de karine olarak ikametg yer Mahkemesidir. ( NK. m. 4 ) Yurt dışında oturulan süre neye ulaşılırsa ulaşsın ikametgahın nakledildiği anlamına gelmemekle birlikte bu yöde dava dilekçesinde veya nüfus kayıtlarında bir bilgi de bulunmamaktadır.

Özel yasa hükmü ile belirlenen bu yetki kuralı kamu düzeni ile ilgili olup Mahkemece resen ve yargılamanın her aşamasında dikkate alınır. Dava dilekçesi ve nüfus kaydına göre davacıların Türkiye’de oturdukları yani ikametgahlarının belirtilmediği vekaletname örneklerinden de Türkiye’deki adreslerinin belirtilmediği Yurtdışı adreslerinde ikamet ettiklerinin belirtildiği anlaşılmıştır. Nüfusa kayıtlı oldukları yer Savur olup bu yer karine olarak ikametgah yeri olup Yetkili Mahkemesi’nin de karine olarak ikametgah yeri olan Savur Asliye Hukuk Mahkemesidir. 6100 Sayılı HMK’nin 114/1-ç maddesi uyarınca kesin yetkinin dava şartlarından olduğu anlaşıldığından, aynı yasanın 115/2 maddesi uyarınca davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine dair hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN:

Davacılar vekili 09/07/2018 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ VE DEĞERLENDİRME:

Davacılar vekili, mahkemenin yetkisizlik kararının usule uygun olmadığını, müvekkillerinin Savur nüfusuna kayıtlı olup orada oturmadıklarını, Türkiye’ye geldiklerinde Mersin’de yazlıkları olduğundan tatilini burada geçirdiklerini, yurt dışında oturduklarını, usul ekonomisi uyarınca davanın görülmesini gerektiğini, Savur’la bağlarının olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE:

Dava, nüfus kaydında düzeltim istemine ilişkin olup; 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesinin 1/a bendine göre nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının, düzeltmeyi isteyen şahsın yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekir. Bu yer Mahkemesinin yetkisi itiraza tabi olmayıp kamu düzenine ilişkin kesin yetki olduğundan resen gözetilir.

Dava dilekçesi ile davacıların doğum tarihi ve doğum yerlerinin düzeltilmesini talep etmiştir.

Mahkemece dava dilekçesi ve nüfus kaydına göre davacıların Türkiye’de oturdukları yani ikametgahlarının belirtilmediği, vekaletname örneklerinden de Türkiye’deki adreslerinin belirtilmediği yurt dışı adreslerinde ikamet ettiklerinin belirtildiği anlaşılmakla, nüfusa kayıtlı oldukları yer Savur ilçesi olup bu yer karine olarak ikametgah yeri olup, yetkili mahkemenin de karine olarak ikametgah yeri olan Savur Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan, 6100 Sayılı HMK’nin 114/1-ç maddesi uyarınca kesin yetkinin dava şartlarından olduğu anlaşıldığından, aynı yasanın 115/2 maddesi uyarınca davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar vermiştir.

Dava dilekçesinde ve ekli vekaletnamede davacıların Almanya’da oturdukları anlaşılmaktadır.

Davacılar vekili nüfusa kayıtlı olunan Savur ilçesi ile bağlarının olmadığını, Türkiye’ye geldiklerinde tatillerini Mersin’de bulunan akrabalarının yanında yazlıkta geçirdiklerini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesinin 1/a bendine göre nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının, düzeltmeyi isteyen şahsın yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekir.

Bu yer mahkemesinin yetkisi itiraza tabi olmayıp kamu düzenine ilişkin kesin yetkidir. Dolayısıyla itiraz olup olmadığına bakılmaksızın bu husus mahkemece resen gözetilir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 7/g maddesine göre; kişilerin yerleşim yeri adreslerinin nüfus aile kütüklerinde bulunması zorunludur. Bu Kanuna dayanılarak çıkartılan Adres Kayıt Sistemi Yönetmeliği’nin 13/1. maddesinde ise yerleşim yeri adreslerinin tutulmasında kişinin yazılı beyanının esas alınacağı adres beyan formundaki bildirimlerin aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu hükme bağlanmıştır. ( Yargıtay 8. hukuk dairesi esas no: 2017/8218 ve karar no : 2018/12474)

Davacıların sistemden yapılan incelemeye göre, konsolosluğa bildirdikleri beyanlarında yurt içi ikametgahlarını A1 köyü, Savur/Mardin olarak beyan ettikleri mernis adreslerinin bu adres olduğu anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK 9. Maddesi uyarınca Türkiye’de yerleşim yeri olmayanlar bakımından Türkiye’de oturulan yerin genel yetkili mahkeme kabul ederek ederek, bu gibi kişilere karşı açılacak davalar bakımından bir kolaylık getirmiştir. Yargıtay uygulamasında Türk vatandaşı olmayanlar bakımından nüfusa kayıtlı oldukları yer, karine olarak onların yerleşim yeri sayılır ise de, bu kişilerin Türkiye’de mutad meskenlerinin olup olmadığının tespiti, menfaatlerinin korunması yönünden önemlidir.

TMK 19. maddesi uyarınca yerleşim yerinin tespiti gerekir. Maddeye göre yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. TMK’nun 20. Maddesinde ise bir yerleşim yerinin değiştirilmesi yenisinin edinilmesine bağlıdır. Önceki yerleşim yeri belli olmayan veya yabancı ülkedeki yerleşim yerini bıraktığı hâlde Türkiye’de henüz bir yerleşim yeri edinmemiş olan kimsenin hâlen oturduğu yer, yerleşim yeri sayılır. Bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz.
5718 sayılı yasanın 41. Maddesinde ise; Türk vatandaşlarının kişi hallerine ilişkin davaları, yabancı ülke mahkemelerinde açılmadığı veya açılamadığı takdirde Türkiye’de yer itibariyle yetkili mahkemede, bulunmaması halinde ilgilinin sakin olduğu yer, Türkiye’de sakin değilse Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde, o da bulunmadığı takdirde Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde görülür.

Dosyada her ne kadar mahkemece nüfusa kayıtlı oldukları yer Savur olduğu, bu yerin karine olarak ikametgah yeri olduğu gerekçesi ile, dava usulden reddedilmiş ise de, davacıların zaten adres kayıt sisteminde yurt içi adreslerinin Savur/Mardin olduğu netice olarak yetkisizlik kararı usul ve yasaya uygun olmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M :

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-
Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 27/09/2017 tarih ve 2017/226 Esas, 2017/545 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun,
6100 Sayılı HMK’nın
353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-
Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-
Talep eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-
Dairemizce celse açılmadan gerekli inceleme yapıldığından taraflar leyh ve aleyhine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

5-
Kararın, yerel mahkemece taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK’nın 362/1-d maddesi uyarınca,
KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.24/10/2018

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!