T.C.
ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: MERSİN 4. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ
: 01/02/2018
NUMARASI
: 2017/710 E 2018/68K
DAVACI
:K1-TC.NO:N1 A1
VEKİLİ
: Av. K2 A2
DAVALI
:K3-TC.NO:N2 A3
VEKİLİ
: Av. K4 A4
DAVANIN KONUSU
: Evlenmenin İptali
DAVA TARİHİ
: 17/04/2018
KARAR TARİHİ
: 02/07/2018
KARAR YAZMA TARİHİ
: 02/07/2018
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.Gereği düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların görücü usulü ile evlenip 1.5 ay nişanlı kaldıklarını, bu süreçte de daha çok telefonla görüştüklerini ve birbirlerini tanımaya imkan olmadan 06/10/2017 günü resmi nikahlarını kıydıklarını, tarafların kına töreninde davalının annesinin kızı vermekten vazgeçtiğini, davalı tarafın ailesinin çeyizlerini geri götürdüklerini, düğünün iptal olduğunu ancak davetiyeler dağıtıldığı için gelen misafirlerin düğün salonunun boş olması nedeniyle müvekkilinin ve ailesinin küçük düştüğünü, müvekkilinin evlenmek istediğini, bir aile kurmak istediğini ancak davalı tarafın ailesinin evliliği bozduğunu, dolayısıyla nüfus kayıtlarına göre evli bulunmalarına rağmen fiilen düğün yapmayan ve fiili birliktelik gerçekleşmeyen tarafların evliliklerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanların kısmen doğru olduğunu, tarafların 2 ay kadar nişanlı olarak kaldıklarını ve sonradan resmi nikah kıydıklarını, tarafların birbirlerini iyi tanıma fırsatı bulamadıklarını, davacının ailesinin baskılarına irade gösteremediğini, tüm bu nedenlerle taraflar arasındaki evliliğin iptaline karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Yasada sınırlı şekilde sayılan butlan sebeplerin bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; tarafların 06/10/2017 tarihinde resmen evlendiklerini, evlenmeden önce 1,5 ay kadar nişanlı kaldıklarını, birbirlerini tanımadan resmi nikah yaptıklarını, kına günü yaşanan bir olay sonrası müvekkilinin davalıyla evlilik kararı almakta hataya düştüğünü anladığını, müvekkilinin davalının tamamen ailesi ve özellikle annesinin fikirlerinden etkilendiği, kendi başına hareket edemediği, kendi kararlarını kendisinin alamadığı gerçeği ile yüz yüze kaldığını, davalının bu durumunun müvekkili için önemli bir yanılma olduğunu, davalının kişisel niteliklerinde yanılgıya uğraması nedeniyle müvekkilinin davalıyla ilişkisini bitirdiğini, TMK.’nun 149. Maddesi kapsamında evliliğin iptalini istediğini ancak mahkemenin red kararı verdiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması ve evliliğin iptaline karar verilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, evlenmenin iptali talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre tarafların görücü usulü ile tanışıp nişanlandıkları bir buçuk ay nişanlı kaldıktan sonra 06/10/2017 tarihinde resmi nikah yaptıkları, bir gün sonra kına merasimi bittikten sonra davalının annesinin ” ben kızımı size vermekten vazgeçtim ” dediği kızın da annesinin söylemine tepkisiz kaldığı 08/10/2017 gününde davalı ve ailesinin tarafların birlikte yaşayacağı eve gelerek çeyiz eşyalarını alarak götürdükleri davalı tarafın düğün salonuna gelmemesi nedeniyle düğünden vazgeçildiği, davacının davalının kişisel niteliklerinde yanılgıya uğradığını belirterek evliliğin iptalini talep ettiği, ön inceleme duruşmasında davacı vekilinin TMK md 149/1 ve 2. Maddede belirtilen butlan sebeplerine dayanarak evliliğin iptalini talep ettiği, davalı tarafın da tarafların birbirlerini iyi tanıma fırsatı bulamadıklarını, davacının ailesinin baskılarına irade gösteremediğini belirterek evliliğin iptalini talep ettikleri, mahkemece yapılan yargılama sonucunda yasada belirtilen butlan sebeplerinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiği, davacı tarafın kararın kaldırılması ve evliliğin iptaline karar verilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.
4723 sayılı TMK nın 149. Maddesinde yanılma nedeniyle evlenmenin nisbi butlan ile iptal hali düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre davacı K1’ın davalı K5’ı yanılarak değil davalıyı tanımak suretiyle bir buçuk ay nişanlı kaldıktan sonra özgür iradesi ile evlendiği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesi ve davacı vekilinin tavzih beyanı dikkate alındığında davalının annesinin etkisinde kalması kendi kararlarını alamamasının TMK nın 149. Maddesinde belirtilen yanılma nedeniyle butlan sebebi oluşturmayacağı davalının bu davranışının TMK’nın 166/1. Maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma davasına konu olabileceği mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca
ESASTAN REDDİNE
,
2
-İstinaf nedeniyle alınan harç yeterli olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davacı tarafın istinaf nedeniyle yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafın yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Kararın taraflara tebliğine,
Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK’ nun 361. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi.02/07/2018
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe