T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
KADİRLİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ :
06/01/2020
NUMARASI :
2018/954 Esas, 2020/10Karar
DAVACI:
K1 – N1 – A1
VEKİLİ:
Av. K2
DAVALI:
1 -K3 – N2
DAVALI
:
2 -TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
VEKİLİ:
Av. K4
DAVANIN KONUSU :
Tapu Kaydında Düzeltim (Kayıt Düzeltim İstemli)
DAVA TARİHİ :
25/12/2018
DAİRE KARAR TARİHİ :
10/12/2020
KARAR YAZIM TARİHİ :
10/12/2020
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davalı kurum vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK’nın 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili ilk derece mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle;
Kadirli İlçesi, A2 Köyü, 101 Ada, 259 ve 261 numaralı parseller ile Kadirli İlçesi, A3 Köyü, 102 Ada, 18 ve 20 numaralı parsellerde kayıtlı taşınmazlarda hissedar olarak gözüken 1929 tarih doğumlu K3’ın kendisinin amcası olduğunu, aynı şekilde kendisinin babasının adının da “K3” olduğunu, parsellerde malik ve hissedar olarak gözüken 1929 tarihli K3’ın aslında hissedar olmadığını, bu parsellerdeki hisselerin 1944 doğumlu olan ve kendi babası da olan K3’a ait olduğunu, işbu nedenle ilgili Kadirli Tapu Müdürlüğüne ve Bölge Müdürlüklerine idari yoldan başvurularda bulunduğunu, ancak bu başvurularının reddedildiğini, bu nedenle de 1929 tarih doğumlu amcası adına kayıtlı hisselerin iptal edilerek bu hisselerin N3 T.C. kimlik numaralı K5 ve K6 oğlu 01/10/1944 tarih doğumlu ve babası olan K3 adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve davaetmiştir.
Davalı kurum vekili ilk derece mahkemesine vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;
Dava tapu kaydında düzeltim (Kayıt Düzeltim İstemli)davadır.
6100 Sayılı HMK’nın 2. maddesine göre; “(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
Dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 2003/5676 Esas 2003/6557 Karar sayılı emsal kararında yer aldığı üzere, “Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı, doğum tarihleri gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi halleri kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur.
Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Böyle bir davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Tapu Sicil Müdürlüğü’ne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Ayrıca, davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve gerektiği hallerde vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.” açıklamasına yer verilerek, Tapu kaydı düzeltme davalarında gözetilmesi gereken unsurlara yer verilmiştir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacının talebinin öz amcasının ayrıntıları dosyada ve tapu kayıtlarında yer aldığı üzere hissedar olduğu taşınmazlarda, bu hissedarlığın hatalı kayıt ve tescil edilmesi nedeniyle iptal edilerek bu yerlerin kendi babası ve 1944 doğumlu olan K3 adına kayıt ve tescili talebi olduğu, bu talebin de bu haliyle bir kişinin mülkiyetinin iptali ile bu yerlerin yeni bir kayıt maliki adına kayıt ve tescili olduğu, bu haliyle talebin mülkiyet değişikliği ve aktarımını içerdiği anlaşıldığından HMK’nin2. maddesi gereğince Asliye Hukuk Mahkemelerinin işbu davada görevli olduğu anlaşılmış olup davaya konu talep yönünden mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmış görevsizlik kararı verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf yoluna başvuran davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken görevsizlik sebebiyle usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, verilen kararın eksik inceleme ve araştırma sonucu olup usul ve yasaya aykırı olduğunu,
-Dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi belgeler, bilirkişi raporları, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanları detaylı incelendiğinde davacının davasını ispat edemediğinin anlaşılmakta olduğunu,
-Ayrıca da Tapu Müdürlüğü tarafından 29/05/2019 Tarih ve 5512 yevmiye numaralı Başvuru Red Kararında da belirtildiği üzere A2 Köyü 101 ada 259 ve 261 nolu parsellerdeki taşınmazın malın tamamı verasette iştirak halinde olup, hisse miktar ve oranlarının belli olmadığını, Kaldı ki; nüfus kayıtları ve Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen mirasçılık belgesi karşılaştırıldığında, davacının murisinin alt ve üst soy mirasçılarının tespit edilemediğinden bahisle 1/4 miras payının Hazine’ye intikal edildiğinin açık olacağını, huzurdaki davaya konu taşınmazlardan olan A2 köyü 101 ada 259 ve 261 nolu parsellerdeki taşınmazların tapu iptaline ilişkin tarafımızca açılan Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/310 E sayılı dosyasının yargılamasının da devam ettiğini, ayrıca yapılan mesai, harcanan emek karşılığı olarak hükmedilecek vekalet ücreti HMK 323/ğ, AAÜT gereği olduğunu, açıklanan nedenler ve re’sen dikkate alınacak sair nedenlerle usul ve yasaya aykırı olarak verilen Kadirli Sulh Hukuk Mahkemesinin 06/01/2020 Tarih ve 2018/954 Esas 2020/10 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE:
Somut dava dosyasında; Davacı Kadirli İlçesi A2 Köyü, 101 Ada, 259 ve 261numaralı parseller ile Kadirli İlçesi A3 Köyü 102 Ada 18 ve 20 numaralı parsellerde kayıtlı taşınmazlarda hissedar olarak gözüken 1929 doğumlu K3’ın kendisinin amcası olduğunu, aynı şekilde kendisinin babasının adının da “K3” olduğunu, parsellerde malik ve hissedar olarak gözüken 1929 tarihli K3’ın aslında hissedar olmadığını, bu parsellerdeki hisselerin 1944 doğumlu olan ve kendi babası da olan K3’a ait olduğunu, Kadirli Tapu Müdürlüğüne ve Bölge Müdürlüklerine idari yoldan başvurularda bulunduğunu, ancak bu başvurularının reddedildiğini, bu nedenle de 1929 tarih doğumlu amcası adına kayıtlı hisselerin iptal edilerek bu hisselerin N3 T.C. kimlik numaralı K5 ve K6 oğlu 01/10/1944 tarih doğumlu ve babası olan K3 adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve davaetmiştir.
6100 Sayılı HMK’nın 2.maddesine göre; “(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
Tapuda isim tashihine ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemeleridir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme taleplerinin kaynağını oluşturur. Bu tür işlerde kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla, mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Bu tür işler, 6100 sayılı HMK’nın 382/9-ç maddesi gereğince çekişmesiz yargı usûlüne göre sulh hukuk mahkemesinde görülür. (17.H.D. 03.03.2014 tarih ve 2013/17412 E. – 2014/4694 K. sayılı ilâmı)
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını kural olarak tapu maliki ile mirasçıları açabilir. TMK’nın 702. maddesinin son fıkrası uyarınca elbirliği mülkiyetinde ortaklardan herhangi biri de tek başına murisin kimlik bilgilerinin düzeltilmesini isteyebilir.
6100 sayılı HMK’nın 383. maddesi uyarınca, aleyhine bir hüküm bulunmaması kaydıyla “çekişmesiz yargı” işlerinde görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesi olup, aynı Kanunun 382/2-ç-1. maddesinde “taşınmaz üzerinde taraf oluşturulmasına ve hak ihlaline” sebebiyet vermeyecek düzeltmelerin yapılması talepleri, çekişmesiz yargı işi sayılmıştır.
Somut olayda, dava Tapu Sicil Müdürlüğü’ne karşı açılmış ise de, davacının talebi ile taşınmaz üzerinde mülkiyetin amcası Kadirli İlçesi A2 Köyü 101 Ada 259 ve 261numaralı parseller ile Kadirli İlçesi A3 Köyü 102 Ada 18 ve 20 numaralı parsellerde kayıtlı taşınmazlarda hissedar olarak gözüken 1929 tarih doğumlu K3’ın amcası olduğunu, aynı şekilde babasının adının da “K3” olduğunu, parsellerde malik ve hissedar olarak gözüken 1929 tarihli K3’ın aslında hissedar olmadığını, bu parsellerdeki hisselerin 1944 doğumlu olan ve kendi babası da olan K3’a ait olduğunu bu nedenle de 1929 tarih doğumlu amcası adına kayıtlı hisselerin iptal edilerek bu hisselerin N3 T.C. kimlik numaralı K5 ve K6 oğlu 01/10/1944 tarih doğumlu ve babası olan K3 adına kayıt ve tescili ve nakli istenmektedir. Husumetin yanlış yöneltilmesi mahkemenin görevini etkilemeyeceğine göre genel hükümler uyarınca çözümlenmesi gereken ve çekişmesiz yargı işi niteliğinde bulunmayan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Yargıtay 20. Hukuk Dairesi Esas No:2015/4283 Karar No:2015/9646)
Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde davanın görevsizlik sebebiyle usulden reddine karar verilmesi yargılama giderleri ile vekalet ücreti istinafa taşınmış ise de 6100 sayılı HMK’nın 331/2. maddesi uyarınca; görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği; ancak görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edeceği düzenlenmiş olup, davalının itirazının yerinde olmadığından karar belirtilen nedenlerle usul ve yasaya uygun olmakla davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddi gerektiğikanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-
Kadirli Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 06/01/2020 tarih ve 2018/954 Esas, 2020/10 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun,
6100 Sayılı HMK’nın
353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-
Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç konusunda karar verilmesine yer olmadığına,
3-
Talep eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-
Dairemizce celse açılmadan gerekli inceleme yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5-
Kararın, yerel mahkemece taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca,
KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.10/12/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe