T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
DAVANIN KONUSU
:Tedbir Nafakası
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.Gereği düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 2002 yılında evlendiklerini, bu evlilikten iki müşterek çocuklarının bulunduğunu, müvekkilinin evlilik yıllarından beri evin geçimine katkıta bulunmak için hem tarlada çalıştığını hem de günlük işlere gittiğini, kazandığı paralar ile ve ailesinin desteği ile eşinin emekli olmasını sağladığını ancak eşi emekli olduktan sonra evine ve çocuklarına bakmadığını, davalı tarafın müvekkiline ve çocuklarına hakaret ve küfür ettiğini ve ayrıca müvekkiline şiddet uyguladığını, sürekli iffetsizlik ve hırsızlık gibi şeylerle suçladığını, Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu ancak evliliği sürdürebilmek amacıyla şikayetten vazgeçtiğini ancak davalının hakaret ve küfürlerine devam ettiğini, davacının ölen eşinden olan kızının dolduruşu ile daha çok hakaret ve küfür etmeye başladığını, müvekkilinin kanser hastası olduğunu, davalının tedavisi ile ilgilenmediğini, müvekkilinin komşuların ve akrabaların yardımıyla geçimini sağladığını, çocukların her ikisinin de öğrenci olduğunu belirterek müvekkili için 1500 TL , çocukların her biri için aylık 750 TL olmak üzere toplam 3000 TL tedbir nafakasının yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; iddiaların asılsız olduğunu, davacının ve çocuklarını ihtiyaçlarını karşıladığını, evin elektrik ve su faturalarını ödediğini, davacının son zamanlarda evle ilgilenmediğini, evin kapılarını kilitleyip eve girmesine engel olduğunu, evde ayrı odalarda kaldıklarını, davacının hastalığıyla ilgilenmediği hususunun doğru olmadığını, emekli maaşından başka bir gelirinin bulunmadığını, kalp rahatsızlığı ve tansiyon rahatsızlığı nedeniyle çalışmasının mümkün olmadığını, davacının kendisini ve kızını haksız yere şikayet ettiğini, davacının eski eşinden olan çocuklarıyla arasını bozduğunu, halen oturdukları evin ilk eşinden çocuklarına miras kaldığını, herhangi bir kira almadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile davacı için aylık 300 TL, müşterek çocukların her biri için aylık 200’er TL olmak üzere toplam 700 TL tedbir nafakasının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığı, müvekkili aleyhine verilen nafakanın fahiş ve hakkaniyete aykırı olduğunu yine dava dilekçesinin müvekkiline usulüne uygun tebliği edilmediğini, delillerini sunma fırsatı bulamadığını bu sebeplerle kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, tedbir nafakası talebine ilişkindir.
TMK.’nun 197. Maddesinde ” eşlerden biri ortak hayat sebebiyle kişiliği , ekonomik güvenliği veya aile huzuru, ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır…” hükmü 186/3 maddesinde ise ” eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılırlar.” hükmü düzenlenmiştir.
TMK.327/1. Maddesinde çocuğun bakımı , eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin ana ve baba tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır.TMK.’nun 182/2 maddesine göre de velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş çocuğun bakım ve eğitim giderlerini gücü oranında katkıda bulunması gerekir. Aynı kanunun 328.maddesinde ana babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyor ise ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.
Tüm dosya kapsamına göre; tarafların evli oldukları, bu evlilikten 2004 doğumlu K1, 2007 doğumlu K2 isimli iki çocuklarının olduğu, davacının kanser hastası olduğu, çalışmadığı, davalının ise emekli olduğu, ortalama 1250 TL civarında emekli maaşının bulunduğu ayrıca narenciye bahçesinden yıllık 2500 TL gelirinin bulunduğu, taraflar arasında anlaşmazlık olduğu, davalının , davacının sağlık problemleriyle ilgilenmediği, evin ihtiyaçlarını karşılamadığı, tarafların aynı evin içerisinde ayrı odalarda kaldıkları, davacı kadının ayrı yaşamakta haklı olduğu ayrıca davalının müşterek çocuklara herhangi bir yardımının bulunmadığı, ihtiyaçlarını karşılamadığı anlaşılmaktadır.
Davacı eş için takdir edilen tedbir nafakası yönünden yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde; TMK.’nun 185/3 maddesi uyarınca eşlerden her birinin diğerine yardımcı olmak zorunda olmasına , diğer yandan aynı kanunun 186/3 maddesi uyarınca da eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlığıyla katılmak zorunda bulunmaları ve özellikle TMK.197/2 maddesine göre davacının nafaka istemekte haklı olduğunun subuta ermesine tarafların mali ve sosyal durumuna ve geçim şartlarına göre kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Müşterek çocuklar yönünden takdir edilen tedbir nafakaları yönünden yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde; çocukların her biri için aylık 200 TL tedbir nafakasına hükmedildiği, bir yıllık nafaka tutarının 2400 TL olduğu, YHGK nun 06/04/2005 tarih ve 2005/3-169 E 235 K sayılı kararıyla nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltme incelemelerinde yıllık nafaka miktarının dikkate alınacağı açıklanmıştır.
HMK nun 352. Maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabul edilebilmesi için miktar itibariyle kararın kesin nitelikte olmaması gerekir. Hangi kararların kesin olduğu, HMK nun 341. Maddesinde belirtilmiştir.
6763 sayılı yasanın 41. Maddesiyle değişik 6100 sayılı HMK nun 341/1 maddesinde öngörülen 1.500 TL kesinlik sınırı 02/12/2016 tarihinden itibaren 3.000 TL ye çıkartılmış, ek 1. Maddeyle de parasal sınırların her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında arttırılacağı düzenlenmiş olup 01/01/2017 tarihinden itibaren kesinlik sınırı 3.110 TL ‘dir.
Müşterek çocukların her biri için takdir edilen nafaka miktarı karar tarihi itibariyle HMK.’nun 341/2 maddesinde belirtilen 3.110 TL’ye aşmadığından hüküm davalı yönünden kesin niteliktedir. Bu yönden başvurunun kesin karara ilişkin olması nedeniyle HMK nun 341/4 ve 352. Maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davalının davacı eş için takdir edilen tedbir nafakasına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-
Davalının müşterekçocuklara bağlanan tedbir nafakasına yönelik istinaf başvurusunun, başvurunun kesin karara ilişkin olması sebebiyle HMK.’nun 341/2 ve 352. Maddeleri gereğince
USULDEN REDDİNE,
3-
İstinaf harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
4
– İstinaf başvurusu nedeniyle davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-
Davalı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının talep halinde davalıya iadesine,
6-
Kararın taraflara ilk derece mahkemesince tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’ nun 352,353/1-b-1 ve aynı kanunun 341, 362/1-a maddesi gereğince
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 03/04/2018
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe