Adana BAM, 2. HD., E. 2018/815 K. 2018/797 T. 2.10.2018

İlgili madde: TMK Madde 182

T.C.

ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ADANA 5. AİLE MAHKEMESİ
DAVACI
:K1-TC.NO:N1 A1
VEKİLİ
: Av. K2 A2
DAVALI
:K3-TC.N:N2 A3
VEKİLİ
: Av. K4 A4
DAVA KONUSU
:İştirak Nafakası
KARAR YAZMA TARİHİ
: 02/10/2018
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacı ve davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP
:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkilinin 9 yıl boyunca imam nikahlı yaşadıklarını, bu birliktelikten 2 çocuklarının bulunduğunu, müvekkili ile davalının son 2 yıldır ayrı yaşadıklarını, davalının çocukları ve müvekkiliyle birlikte yaşadığı evi terk edip başka bir kadınla birlikte yaşamaya başladığını, davalının 2 yıl boyunca ayrı yaşadıkları sürede davacı annenin yanında kalan çocukları için 5500 TL nafaka ödediğini, bu hususta açılmış bir nafaka davası olmadığını, davalının artık nafakayı ödemediğini, ayrıca davacıya evi boşaltması hususunda ihtar gönderdiğini, davalının çocuklarıyla ilgilenmediğini, maddi manevi yardımda bulunmadığını, bu nedenlerle her bir çocuk için ayrı ayrı 2750 TL olmak üzere toplam 5500 TL iştirak nafakasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA :

Davalı vekili yazılı cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkilinin 7 yıl gayri resmi birlikte yaşadıklarını, bu birlikteliklerinden 2 çocuklarının bulunduğunu, 2 yıldır ayrı yaşadıklarını, davacının müvekkilini çok zor durumlarda bıraktığını, bu 7 yıllık birliktelik içerisinde para hırsıyla müvekkilini borçlandırdığını, müvekkilinin davacıya 4 tane ev ve 1 tane araba aldığını, çocuklarının eğitim masraflarını ve diğer ihtiyaçlarını karşıladığını, davacının anksiyete hastası olduğunu, ağır ilaçlar kullandığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Adana 5.Aile Mahkemesi’nin 2016/1008 Esas 2017/867 Karar sayılı 28/11/2017 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile müşterek çocuklar 09/06/2008 d.lu K5 ve 12/11/2009 d.lu K6 için aylık ayrı ayrı 2.000 TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili
05/01/2018 tarihinde sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; Adana 6.Aile Mahkemesinin 2016/1008 Esas 2017/867 karar yasaya aykırı kısmen red kararının lehlerine kaldırılmasına, değiştirilmesine, olmadığı taktirde lehlerine bozulmasını, söz konusu kısmen red kararının hukuka aykırı olduğunu, davalının son derece varlıklı olduğunu, F1 Yapı İnşaat Şirketi bünyesinde mütehatlik faaliyetler çerçevesinde lüks rezidanslar, yap sat işi yaptığını, tekstil fabrikası, iki eczanesi, portakal bahçeleri, lüks araçları bulunduğunu, davalı tarafın F2 Tekstil Fabrikasının önceki eşine ait olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını bu durumun davalının dolaylı ikrarı ile sabit olduğunu, davacının ev hanımı olup hiç bir gelirinin olmadığını, davacı ve çocukların dava açım tarihine kadar davalı tarafından lüks yaşatılmasına rağmen son zamanlarda davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, davalının Adana 7.Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2016/764 sorgu sayılı dosyasında ” müşteki olan bayan benim imam nikahlı eşimdir her ay kendisine düzenli olarak yaklaşık 5.000 TL nafaka ödüyorum” şeklinde beyanda bulunduğunu, bu beyanın kararına gerekçede ilk derece mahkemesinin belirtilen rakam altında nafakaya karar verildiğini, bu durumun çelişki yarattığını belirterek davanın kabulüne, yasaya aykırı kısmen red kararının istinaf nedenleri çerçevesinde lehlerine kaldırılmasına, değiştirilmesine olmadığı taktirde lehe bozma kararı verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini istinaf yolu ile talep etmiştir.

Davalı vekili
25/01/2018 tarihinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile; açılan dava neticesinde ilk derece mahkemesince müşterek çocuktan her biri için aylık 2.000’er TL taktir edilen nafakanın dayanaktan yoksun olduğunu, davalının Adana 8.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2016/382 esas sayılı dosında sorgu ifadesinde baskı altında davacıya 5.000 TL nafaka ödediği beyanla gerekçede kabul edildiğini ancak davalının bu dosyadan beraat kararı aldığını, davalının sorguda söylediği gibi asla düzenli olarak ödemeler yapmadığı iş hayatında çok büyük sıkıntılar çektiği, davacının iddia ettiği gibi ne inşaat şirketi ne de fabrikası, bahçeleri bulunmadığını, davalının eczacılık yaparak geçimini sağladığını, dosya içeriği incelendiğinde söz konusu mal varlığının davalının resmi nikahlı eşinin ve ailesinin olduğunu, mahkemece taktir edilen her bir çocuk için 2.000 TL’den nafakanın oldukça yüksek olduğunu, ödeme geüçlerinin olmadığını TMK’nın 330 md gereğince nafakanın nasıl taktir edileceğinin belirlendiğini, anne babanın birlikte sorumlu olduklarını, davacı adına dört adet taşınmaz kayıtlı olduğunu, davalı adına aktif hiç bir menkul ve gayrimenkul olmadığını belirterek nafaka miktarının lehlerine değiştirilmesini, kaldırılmasına, aksi taktirde lehlerine bozularak dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE

GEREKÇE :

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava gayri resmi evlilik neticesinde dünyaya gelen yaşı küçük iki müşterek çocuk için iştirak nafakasına ilişkindir.

Dosyanın incelenmesinde; davacı ile davalının gayriresmi olarak birlikte yaşadıkları bu birliktelikten N4 T.C. Kimlik nolu 09/06/2008 d.lu K5 ve N3 T.C.Kimlik nolu 12/11/2009 d.lu K6’ın dünyaya geldiği, müşterek çocukların baba tarafından tanındığı, davacının ve çocukların davalıdan ayrı yaşadıkları, davacı tarafından çocuklar lehine aylık 2.750’şer TL iştirak nafakası için dava açıldığı, davalının açılan davanın reddini talep ettiği, davacının yapılan ekonomik durum araştırmasında davalının yanında çalıştığını, ücret alamadığının, davalıya ait evde kaldığı, çocuklarınnın kendi yanında kaldığı, iki adet ev, bir adet yayla evinin olduğunun belirtildiği, davalının yapılan ekonomik araştırmasında eczacı olarak iş yerinin olduğunu, tanık beyanında çırçır fabrikası ve portakal bahçesi olduğunun belirtildiği, davalının kendi beyanına göre de Adana İli Seyhan İlçesi A5 Mahallesi 2510 Ada 8 Bağımsız bölüm, Adana ili Çukurova İlçesi A6 Mahallesi 6179 Ada 1Nolu Parsel, Adana İli Yüreğir İlçesi A7 Mah. 1655 Ada-Parsel nolu taşınmaz, Adana İli Çukurova İlçesi A8 Mah.6977 Ada 33 Parsel sayılı bağımsız bölümde kayıtlı olan taşınmazların kendi adına kayıtlı olmadığı, herhangi bir gelir elde etmediğini beyan ettiği, davalı adına N6 plaka sayılı 2014 model X3 ve N5 Plaka sayılı 2012 model X1 marka araçlarının olduğu, davacı adına N7 plaka sayılı 2011 model X2 marka araç kayıtlı olduğu, ayrıca Adana İli Çukurova İlçesinde, Seyhan İlçesinde, Pozantı İlçesinde kayıtlı taşınmazlarının olduğu, müşterek çocukların okul masrafları olarak her bir çocuk için 15.102 TL okul giderlerinin olduğu, ayrıca servis giderlerinin olduğu, özel okula gittikleri, davalının Adana 8.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2016/382 Esas sayılı dosyasında sorgu ifadesinde davacıya düzenli olarak 5.000 TL gönderdiğini ikrar ettiği anlaşılmıştır.

TMK.182/2 maddesine göre ” velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişki düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.”

Aynı yasanın 328/1 maddesine göre de; ” ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.Nafaka miktarı çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur.” (TMK. Madde 330/1)

İştirak nafakasının çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşullarındaki paranın alım gücü ile genel ihtiyaçlarına uygun olarak ana babanın mali durumlarıda gözetilmek suretiyle takdiri gerekir.

İlk derece mahkemesince, taraf delillerinin toplandığı, delillerin değerlendirilmesinde hata yapılmadığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, küçüklerin ihtiyaçları ve okul masrafları, hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, her iki tarafında yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince oy birliği ile ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı ve davalı tarafın istinaf başvurularının, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı
ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı ve davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından davacı ve davalı taraf vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Davacı ve davalı tarafın istinaf nedeniyle yatırdıkları gider avansından varsa kullanılmayan kısmın taraflara iadesine,

6-Kararın HMK 359(3) maddesi gereği ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK nun 362-(1)-a maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi.02/10/2018

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!