Adana BAM, 2. HD., E. 2019/436 K. 2020/2027 T. 25.12.2020

İlgili madde: TMK Madde 462

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: MERSİN 5. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ
: 12/12/2018
NUMARASI
: 2017/887 E 2018/973K
DAVACI-KARŞIDAVALI
:K1-TC.NO: -N1 A1
VEKİLİ
: Av. K2 A2
DAVALI-KARŞIDAVACI
:K3-TC.NO: -N2 A3
VEKİLİ
: Av. K4 A4
DAVA KONUSU
: Boşanma-Boşanma
KARAR TARİHİ
: 25/12/2020
KARAR YAZMA TARİHİ
:25/12/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava, taraflarca karşılıklı olarak, karşı eşin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı, TMK’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davalarına ilişikindir.

Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların, 26/12/2012 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden müşterek çocuklarının olmadığı, taraflarca karşılıklı olarak, karşı eşin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı, TMK’nun 166/1-2 maddesi uyarınca, davacı-karşı davalı kadın tarafından; “evliğin kadının ilk, erkeğin ikinci evliliği olduğu, erkeğin, kadını evliliğe ikna için çok sayıda yalan söylemesi, evlilik içerisinde sürekli yalan söyleme, küfürler ve hakaretler etme, defalarca şiddet uygulama, baskı ve tehditler ile yaşanılanları yakınlara dahi söyleyememeye neden olma, tüm arkadaş ve sosyal çevreden uzaklaşmaya ve içe kapanmaya neden olma, aşırı alkol alma, kadını alkol alması yönünde zorlama, maddi sorumlulukları yerine getirmeme, evin giderlerini karşılamam nedeni ile kadını borç altına sokma, kasten adam öldürmeye teşebbüs, ruhsatsız silah ve mermileri satın alma, uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarında yargılanma ve ceza alma, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezasının infazının devam etmesi, evlenmeden önce işlenen suçları kadından gizleme, işenilen suçları kadının adli sicil kaydından öğrenmesi, kadının, boşana bilmek için erkeğin ceza evinden çıkması gerektiği yönünde yanlış bilgiye sahip olması, erkeğin ceza evinden her izine çıkışında kadına şiddet uygulaması” vakıalarına dayanarak maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı saklı tutularak boşanma karar verilmesinin talep edildiği, davalı-karşı davacı erkek vasisi cevap ve karşı dava dilekçesi ile; “kadının, evli olduğunu bilerek birlikte yaşaması, erkeği boşanıp kendisi ile evlenmeye zorlama, erkeğin evli iken kadın ile karı-koca ilişkisi yaşamaları, erkeğin hiç bir zaman kadına yalan söylemediği ve beyanda bulunmadığı, erkeğin, kadına maddi ve manevi şiddet uygulamadığı, alkol alma alışkanlığının olmadığı, alkol almaya zorlama olmadığı, tarafların üç yıl birlikte otopark işletmeleri, erkeğin evin giderlerini karşıladığı, evlilik öncesinde erkeğin adli sicil kaydının olmadığı, iddia edilen suçların evlilikten sonra işlendiği ve yargılamasının yapıldığı, kadının, erkeğin suçlarını gizlediği iddiasının doğru olmadığı, erkeğin ceza evinde bulunduğu üç yıl içerisinde kadının ziyaretlere geldiği, erkeğin açık ceza evine hak kazandığında tarafların iki kez Antalya’da bir kez de Ankara’da tatile çıkmaları, kadının aşırı kıskanç olması, kadının, erkeğin eski eşinin ceza evine ziyaretine gittiği iddiası ile kıskançlık çıkarması, davanın bu nedenle açıldığı, kusurlu olanın kadın olduğu, karşı dava ile de; aşırı kıskançlık, kavga çıkartma, erkeğin, intihara kalkışmasına bıçak ile kendisine zarar vermesine neden olma, neden olunan olay nedeni ile erkeğin, açık ceza evinden, kapalı ceza evine nakil olmasına neden olma, erkeğin, kadını kandırmak için yalan beyanlarda bulunmadığı” karşı iddia ve vakıaları ileri sürerek, kadın tarafından açılan davanın reddine, karşı boşanma davasının kabulüne, erkek lehine boşanma nedeni ile 50.000,00.TL manevi tazminata karar verilmesinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan ekonomik-sosyal araştırmaya göre, davacı-karşı davalı kadının; sabit işinin geliri ve mal varlığının olmadığı, annesi evinde yaşadığı, davalı-karşı davacı erkeğin de; ceza evine girmeden önce vinç operatörü olarak çalıştığı, işlemiş olduğu suçlardan hükümlü olduğu, geliri ve mal varlığının olmadığının belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davacı-karşı davalı kadının TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının kabulü ile tarafların TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına, davalı-karşı davalı erkek tarafından TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının ile boşanma nedeni ile talep ettiği manevi tazminat talebinin reddine karar verildiği, verilen kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı-karşı davalı kadının istinaf kanun yoluna başvurmadığı, davalı-karşı davacı kadın yasa iki haftalık istinaf süresi içerisinde, “İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; belirlenen kusur durumunun, kadın tarafından açılan asıl davanın kabulünün, karşı davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ön inceleme duruşmasında davacı-karşı kadının nafaka ve tazminat taleplerinden, erkeğinde dava dilekçesinde belirttikleri manevi tazminat talebinden vazgeçtiklerini, mahkemece bu hususlarda bir talebimiz olmadığı halde karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurması gerekirken talebimizi reddine karar vermesinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, asıl davanın reddine, karşı davalarının kabulü ile tarafların boşanmalarına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi” gerekçeleri istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

TMK.’nun 166/1-2 maddesi gereğince “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.”

Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; taraflarca karşı eşin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca boşanma ve fer’ilerine ilişkin talepte bulunarak boşanma davası açtıkları, taraflarca gösterilen, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar, taraflarca ileri sürülen vakıalar, dosyaya toplanan tüm bilgi ve belgeler ve davalı-karşı davacı erkek tarafının istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; davalı-karşı davacı erkek vasisi tarafından, davacı-karşı davalı kadına karşı, erkeğin, işlemiş olduğu suçtan hükümlü olması nedeni ile kendisine atanan vasisi K5 tarafından vesayet makamından boşanma davası açılmak üzere 4721 sayılı TMK’nın 462/8. maddesi uyarınca izin alınmadan açılmamış ise de istinaf aşamasında davalı-karşı davacı erkeğin, tahliye olması, vekili tarafından Mersin 7. Noterliği’nin 24/12/2020 tarih, 23928 yevmiye no’lu, K3’un vekaletnamesi dosyaya sunması nedeni ile bu eksikliğin giderildiği, davalı-karşı davacı erkeğin istinaf başvurusunun incelenmesinde ise; davalı-karşı davacı erkeğin; yatmakta olduğu ceza evinden izinli olarak çıktığında, davacı-karşı davalı kadına şiddet uyguladığı, hakaret içerikli beddua ettiği, davalı-karşı davacı erkeğin kusurlu bu davranışları ile taraflar arasındaki evlilik birliğinin davacı-karşı davalı kadın için temelinden sarsıldığı, davalı-karşı davalı erkek tarafından, davacı-karşı davalı kadının kusurlu davranışları ile asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmesi yönü ile TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca boşanma davası açılmış ise de davalı-karşı davacı erkeğin, dilekçeler aşamasında 14/02/2018 tarihinde sunmuş olduğu dilekçe ile; davacı-karşı davalı kadından boşanmak istemediğini, aralarındaki tek sorunun kendisinin ceza evinde olduğu, birlikte mutlu geleceklerini kuracaklarını beyan etmesi, göstermiş olduğu tanıkların beyanlarının erkeğin ceza evine girmeden önceki yaşantısına ilişkin olduğu, tanık beyanlarından sonra erkeğin, 14/02/2018 tarihli dilekçe ile “birlikte mutlu geleceklerinin kurulacağını” beyan ettiği dikkate alındığında, tüm bu duruma göre; boşanmaya neden olan olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin tam kusurlu, davacı-karşı davalı kadının kusurunun olmadığı, İlk Derece Mahkemesince, davacı-karşı davalı kadının TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının kabulü ile tarafların TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına, davalı-karşı davacı erkeğin TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının ve TMK.’nun 174/2 maddesi uyarınca boşanma nedeni ile talep edilen manevi tazminat talebinin erkek vasisi tarafından 24/05/2018 tarihli ön inceleme duruşmasında manevi tazminat talebinden feragat ettiklerine ilişkin beyan dikkate alındığında reddine ilişkin karar ve karar gerekçesinin, toplanan tüm delillere, usul ve yasaya, uygun olduğu anlaşıldığından, davalı-karşı davacı erkeğin, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davalı-karşı davalı erkek vekilinin, Mersin 5. Aile Mahkemesi’nin 12/12/2018 tarih, 2017/887 Esas ve 2018/973 Karar sayılı ilamına yönelik isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Davalı-karşı davalının,istinaf başvurusu nedeni ile istinaf karar tarihi itibari ile alınması gerekli 54,40.TL İstinaf karar ilam harcından peşin alınan 44,40.TL harcın mahsubu ile kalan 10,00.TL harcın, davalı-karşı davacıdan alınarak, Hazineye irad kaydına,

3-
Davalı-karşı davacı tarafından, istinaf başvurusu nedeni ile yapılan yargılama giderinin, davalı-karşı davacının istinaf başvurusunun reddine karar verildiğinden kendi üzerinde bırakılmasına,

4-
Davalı-karşı davacı tarafındanistinaf nedeniyle yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,

5-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından takdiren davacı-karşı davalı kadın lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’nun m. 353/1-b-1 bendiyle, aynı kanunun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 25/12/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!