Adana BAM, 4. HD., E. 2020/1461 K. 2020/973 T. 2.11.2020

İlgili madde: TMK Madde 427

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

DAVACI :

KAYYIM
ADAYI

ADANA
ÇEVRE
VE ŞEHİRCİLİK
İL
MÜDÜRÜ

VEKİLİ :

Av.
K1

ASLİ MÜDAHİL :

ADANA
DEFTERDARI

VEKİLLERİ :

Av.
K2
Av.
K3

DAVANIN KONUSU : Kayyımlık (Kayyım Atanması)

Adana 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/1391 Esas 2020/257 Karar sayılı dosyasında verilen 27.02.2020 tarihli karara karşı davacı kayyım adayı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti:

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;

Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili Seyhan İlçesi A5 mahallesi 84 parsel sayılı taşınmazda hissedar olan K4 çocukları K5, K6 ve K7nın kim olduğu ve nerede olduğunun bilinmediğinden dolayı 3561 sayılı yasa gereğince Adana defterdarının Kayyım olarak tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

Yapılan yargılama neticesinde; Davanın KABULÜNE,
– Adana ili Seyhan ilçesi A5 mahallesi mevkiinde bulunan 84 parsel sayılı taşınmazda malik olan K4 oğlu K5, K4 kızı K6 ve K4 kızı K7’ya Adana Defterdarının TMK’nun 427/1.maddesi gereğince KAYYIM OLARAK ATANMASINA, karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

Yasal mevzuata göre kayyımlık yetkisinin Çevre ve Şehircilik İl Müdürüne ait olduğunu, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi 2019/736 Esas sayılı kararında Çevre ve Şehircilik İl Müdürünün kayyım olarak atanması gerektiğini, 15/07/2018 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 798. Maddesinin (b) bendine göre Milli Emlak Genel Müdürlüğü Çevre ve Şehircilik Bakanlığı birimi olduğunu, kayyımlık yetkisinin Çevre ve Şehircilik İl Müdürüne ait olduğunu, Maliye Hazinesi asli müdahale talebi hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmediğini ve taraflarına herhangi bir tebligat yapılmamış olduğunu, gerekçeli kararda davanın kabulüne denilerek Kayyım olarak Adana Defterdarının atanmış olduğunu, kayyım adayı Çevre ve Şehircilik İl Müdürü talebi hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olduğundan usul açısından eksik ve yetersiz ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek Adana Çevre ve Şehircilik İl Müdürünün kayyım olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı istinafına karşı Adana defterdarı istinafa cevap dilekçesinde özetle;
3561sayılı yasa gereği kayyımlık görevinin ayrı ve bağımsız bir görev olduğunu ve bu görevinde illerde DEFTERDARA verilmiş olduğunu, Milli Emlak Müdürlüğü uhdesinde bir görev veya birim olmadığını, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin101.maddesinde Milli Emlak Müdürlüğünün görevleri arasında Mal Memurlarının kayyım tayin edilmesine dair iş ve işlemler hakkında bir düzenlemenin olmadığını, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi tarafından Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün kayyım tayinine ilişkin kararı kaldırılarak İl Defterdarının Kayyım atanmasına yönünde düzeltme kararı verilmiş olduğunu, Adana Valililiği tarafından kayyımlıkla ilgili iş ve işlemlerin Adana Defterdarlığınca yürütüleceği bildirilmiş olduğundan belirtilen sebeplerle davacının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

Dairemizce HMK’nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere yapılan inceleme neticesinde;

Dava, “3561 sayılı kanun uyarınca kayyım tayin edilmesi” talebine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulü ile Adana Defterdarının kayyım olarak atanmasına karar verilmiş,
Hükme karşı müdahil Çevre ve şehircilik il müdürlüğü kayyım olarak Çevre ve Şehircilik İl Müdürü’nün kayyım olarak atanması gerektiği gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanunun 1. maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra 2. maddesinde, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde, Hazinenin hak ve menfaatlerinin korunması amacı ile adı geçen kişiye ait payın idaresi için mahallin en büyük mal memurunun yönetim kayyımı olarak tayin edileceği hükme bağlanmıştır. Mahallin en büyük mal memurunun İllerde Defterdar, ilçelerde Mal Müdürü olduğu yönünde duraksama yoktur. Nitekim bu husus Mal Memurlarının Kayyımlığı Hakkında Yönetmeliğin 4/f bendinde açıkça belirtilmiştir. Anılan kanun ve yönetmelik hükümleri yürürlükte olduğu müddetçe bu kişiler haricindekilerin kayyım olarak atanması yasal olarak mümkün değildir. 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 99. maddesi ile Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün Maliye Bakanlığı teşkilatından ayrılarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ana hizmet birimlerine eklenmesi, 4 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 798/1-b maddesi ile de Milli Emlak Müdürlüğü’nün görevleriyle ilgili olarak Maliye Bakanlığına veya birimlerine, Maliye Bakanına veya Maliye Bakanlığı görevlilerine yapılmış olan atıfların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görevlilerine yapılmış sayılacağının belirtilmesi başlıbaşına Çevre ve Şehircilik İl Müdürü’nün kayyım olarak atanması gerektiği şeklinde yorumlanamaz. Bu durumda mahkemece mahallin en büyük mal memurunun kayyım olarak atanmasına karar verilmesi usul ve yasaya uygundur.

Yukarıda açıklanan sebeplerle sonuç olarak ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf yasa yoluna başvuran müdahil Çevre ve Şehircilik İl Müdürünün yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM/: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davacı Çevre ve Şehircilik İl Müdürünün, Adana 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/1391 Esas 2020/257 Karar sayılı dosyasında verilen 27.02.2020 tarihli kararına karşı yapmış olduğu istinaf kanun yolu başvuru isteğinin HMK’nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca
ESASTAN REDDİNE,

2-
İstinaf harçları peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-
İstinaf kanun yoluna ilişkin yapılan yargılama giderlerinin istinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,

4-
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-
HMK nın 359/3. maddesi gereğince tebliğ işlemlerinin yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine,
Dair; dosya üzerinden tarafların yokluğunda oy birliğiyle HMK 362/1-a. maddesi gereği kesin olmak üzere karar verildi
.
02/11/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!