Adana BAM, 2. HD., E. 2018/589 K. 2020/1517 T. 19.10.2020

İlgili madde: TMK Madde 199

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: MERSİN 4. AİLE MAHKEMESİ
DAVACI
:K1-TC.NO: -N1 A3
VEKİLİ
: Av. K2 A2
DAVALI
:K3-TC.NO: -N2 A1
DAVA KONUSU
:Tasarruf Yetkisinin sınırlandırılması
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Dosyanın bir bütün halinde tetkikinden; tarafların 22/06/1986 tarihinde evlendikleri, müşterek evlilik birliğinden 1993 d.lu K4’in dünyaya geldiği, eldeki bu dosyada davacının dava dilekçesinde özetle
; davalının davacı aleyhine ilk önce Mersin 2. Aile Mahkemesi’nin 2007/36 Esas sayılı dosyası ile boşanma davası açtığını, davanın reddini istediklerini, davanın reddedildiğini, Yargıtay’ca bu kararın onandığını, Mersin 3. Aile Mahkemesi’nin 2007/470 Esas sayılı dosyasında katılım alacağı davası açıldığını, davalının sahip olduğu taşınmazlara tedbir konulduğunu, ancak taraflar arasındaki Mersin 2. aile Mahkemesinin 2007/36-209/408 E-K sayılı boşanma davasındaki red kararı Yargıtay’ca onandığından Mersin 3. Aile Mahkemesin’nin 2007/470 esas sayılı dosyasının konusuz kaldığını, bunun üzerine davalının mal kaçırma riskine karşı mahkemeye başvurulduğunu, Mersin 3. Aile Mahkemesi’nin 2010/1559-2011/1084 E-K sayılı dosyası ile görülmüş olan davada MK. md.199 gereği tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasını talep ettiğini, mahkemece davalının mal varlığına tedbir konulduğunu, daha sonra 3 yıllık süre dolduktan sonra davalı tarafından tekrar boşanma davası açıldığını, Mersin 3. Aile Mahkemesi’nin 2013/868-2014/735 E-K sayılı dava dosyası ile görüldüğünü, davanın kabulüne karar verildiğini, davanın taraflarınca temyiz edildiğini, dosyanın Yargıtay tarafından bozulduğunu, 2016/30 esasını aldığını, dava sırasında davalının davasından feragat ettiğini, davalının bundan sonra kendisini sürekli olarak ölümle tehdit ettiğini, başvurusu üzerine 6284 sayılı kanun kapsamında koruma talebi verildiğini, davalının evlilik dışı halen ilişkisinin devam ettiğini, evlilik dışı ilişki yaşadığı kadını ve kızının bakımını üstlendiğini, ayrıca kumar oynadığını ve kaybettiğini, davalının mal kaçırma hazırlığı içinde bulunduğunu öğrendiklerini ileri sürerek dava dilekçesine ekli listedeki taşınmazlardan, MK. 199 md.’si gereğince davalı adına kayıtlı olan taşınmazlar için tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasını ve mahkeme sonuçlanıncaya kadar tedbir konulmasını dava ve talep ettiği, davalının süresinde verdiği cevap dilekçesinde özetle; uzun süredir Mersin’de resmi ve özel olarak diş hekimi olarak çalıştığını, hiç kimseye değil kumar borcu bir kuruş borcunun bile bulunmadığını, ayrıca banka kartlarına da bugüne kadar bir gün ödemede gecikme yapmadığını, mallarını kaçırma ve kumar borcu suçlamalarını kabul etmediğini bildirerek davanın reddine hükmedilmesini istediği, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda
Mersin 4. Aile Mahkemesinin 26/10/2017 tarih, 2016/628 Esas, 2017/689 Karar sayılı ilamı ile özetle
; davacının davasının kısmen kabulüne; dava konusu, Çankaya 1. Bölge, A4 Mah., 129B13D2A pafta, 25303 ada, 8 parsel, 4. kat, 9 no’lu bağımsız bölüm, Çankaya 4. Bölge, A5 Mah., 129B13B1A pafta, 5536 ada, 3 parsel, 2.kat, 8 no’lu bağımsız bölüm, Çankaya 4. Bölge, A6 Mah., 129B13A3B pafta, 26791 ada, 5 parsel, 1.kat, 4 no’lu bağımsız bölüm, Mersin Yenişehir 1. Bölge, A7 Mah., 64 pafta, 163 ada, 96 parsel, 2.kat, 6 no’lu bağımsız bölüm, Mersin Yenişehir 1. Bölge, A7 Mah., 64 pafta, 163 ada, 96 parsel, 2.kat, 7 no’lu bağımsız bölüm, Mersin Yenişehir 2. Bölge, A8 Mah., 4 pafta, 5841 ada, 1 parsel, 5.kat, E Blok, 10 no’lu bağımsız bölüm, Mersin, A9, A9 Köyü, 17 pafta, 3332 parsel, 5.kat, A Blok, 9 no’lu bağımsız bölüm’de kayıtlı taşınmazlar üzerindeki davalının tasarruf yetkisinin TMK 199 maddesi gereğince sınırlandırılmasına ve davalının bu taşınmazlar üzerindeki tasarruflarının davacının rızası ile yapabileceğine, karar kesinleştiğinde bu konuda ilgili tapu sicil müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verildiği, kararın yöntemince taraflara tebliğ edildiği
, davacı vekilinin süresinde verdiği istinaf dilekçesinde özet ile; kısmen de olsa verilen red kararının yerinde olmadığını, zira müvekkili adına kayıtlı olmadığı gerekçesi ile reddedilen taşınmazlar bakımından taşınmaz bilgilerinin sehven yanlış verilmesi ihtimali dikkate alınmak suretiyle, bir hak kaybına yol açılmaması bakımından, tapuda davalı adına kayıtlı diğer mal varlığının da araştırılması ve ona uygun davalının tüm mal varlığına tedbir konulmasının sağlanması gerektiğini belirterek reddedilen kısım yönünden Mersin 4. Aile Mahkemesinin 26/10/2012 tarih, 2016/628 Esas, 2017/689 Karar sayılı kararının kaldırılmasını ve bu yönlerden de davanın kabulüne karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep ettiği, dosyanın bu şekilde dairemize gönderildiği görülmüştür.

DELLİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava, tasarruf yetkisinin sınırlandırılması istemine ilişkindir ( 4721 sayılı TMK’nun 199. m.si)

TMK’nun 199. m.sine göre, ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan mali bir yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüsünde, eşlerden birinin istemi üzerine hakim, belirleyeceği mal varlığı değerleri ile ilgili tasarrufların ancak onun rızası ile yapılabileceğine karar verebilir. Hakim, bu durumda gerekli önlemleri alır.

TMK’nun 25. m.sine uyarınca, kanunda ön görülen istisnalar dışında hakim, iki taraftan birini söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunmaz. Kanunda belirtilen durumlar dışında, hakim, kendiliğinden delil toplayamaz. Hakim, tarafların talep sonuçları ile bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucunda daha azına karar verebilir. Hakimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır.

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Somut olayda, dava dilekçesinde belirtilen on adet davalı adına kayıtlı olduğu iddia edilen taşınmazlar için bu dava ikame edilmiştir. Ortada belirsiz alacak davası yoktur. Dava dilekçesinde ve aşamalarda (istinaf dilekçesi hariç) böyle bir durum iddia edilmemiş, öne sürülmemiştir. İstinaf edilen yön, kamu düzenini ilgilendirmez. Yerel mahkemece gösterilen davacı delilleri toplanmış ve taleple bağlı kalınmıştır. Davacının hukuki dinlenilme hakkının yahut hak arama özgürlüğünün kısıtlanması söz konusu değildir. Verilen kısmi kabul kararıyla TMK’nun 199. m.sine göre, ailenin ekonomik varlığının korunması için gerekli ve yeterli önlemler alınarak umulan amaca ulaşılmıştır.

Kısaca ve özetle; ilk derece mahkemesince tüm delillerin toplandığı, bunların değerlendirilmesinde ve kanunun olaya uygulanmasında hata yapılmadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 esastan reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Alınması gereken 54,40 TL istinaf maktu karar harcından peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubuna, bakiye 18,5 TL harcın davacıdan tahsiline, hazineye gelir kaydına,

3-
İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-
Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yatırdığı gider avansından varsa kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,

5-
Kararın taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK’nun 361 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi.19/10/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!