Adana BAM, 4. HD., E. 2021/1186 K. 2021/1084 T. 16.9.2021

İlgili madde: TMK Madde 427

T.C.

ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

DAVACI :

KAYYIM
ADAYI

ADANA
ÇEVRE
VE ŞEHİRCİLİK
İL
MÜDÜRÜ

VEKİLİ :

Av.
K1

KAYYIM :

ADANA
DEFTERDARI

VEKİLLERİ :

Av.
K2
Av.
K3

GAİP : K4

MİRASÇILARI

DAVANIN KONUSU : Kayyımlık (Kayyım Atanması)

Adana 6.Sulh HukukMahkemesinin 2020/1022 Esas 2021/202 karar sayılı dosyasında verilen 24/02/2021 Tarihli kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti:

Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Adana İli, Seyhan İlçesi, A5 Mah. 12189 Ada, 16 Parsel sayılı taşınmazda hissedar K4 Mirasçılarının kim olduğu, sağ olup olmadığı, oturduğu yer ile nerede bulunduğunun, tüm aramalara rağmen bulanamadığından Adana Çevre ve Şehircilik İl Müdürünün kayyım olarak tayinine karar verilmesi talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

Yerel Mahkeme yaptığı yargılama neticesinde;

Davanın KABULÜNE,
Adana ili, Seyhan ilçesi, A5 Mah. 12189 Ada 16 Parsel sayılı taşınmazda hissedar K4 Mirasçıları’ na
ADANA DEFTERDARININ
KAYYIM OLARAK TAYİNİNE,
” dair hüküm tesis etmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı Kayyım Adayı Çevre ve Şehircilik İl Müdürü vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece Adana Defterdarının kayyım olarak atanmasına dair verilen kararı kabul etmediklerini, Kayyımlık yetkisinin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne ait olduğunu, Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 4.Hukuk Dairesi kararlarının da bu doğrultuda olduğunu, 1.No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi 101.madde ile daha önce Maliye Bakanlığı uhdesinde olan Milli Emlak Genel Müdürlüğü artık Çevre ve Şehircilik Bakanlığı biriminin olduğunu belirterek yerel mahkemece verilen kararın kaldırılması ile Adana Çevre ve Şehircilik İl Müdürünün kayyım olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

D
ELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :

Dava Kayyımlık (Kayyım Atanması) davasıdır.

Dairemizce HMK’nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere yapılan inceleme neticesinde;

Dava, “3561 sayılı kanun uyarınca kayyım tayin edilmesi” talebine ilişkindir.

Dairemizin aynı hususta 27.02.2020 tarihinde 2020/309 Esas 2020/286 sayılı kararı ile ilk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin kararı davacı ve müdahil tarafından yargılama harçlarının yatırılmadığı, yargılamanın duruşma yapılmaksızın tamamlandığı ve davacı ve müdahil hakkında tüm talepleri içeren karar verilmediği gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Mahkemece kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ile yargılama harçları tamamlatılmış ve duruşma açılarak davanın kabulü ile Adana Defterdarının TMK’nun 427/1.maddesi gereğince kayyım olarak atanmasına karar verilmiş,
Hükme karşı davacı kayyım adayı vekili kayyım olarak Çevre ve Şehircilik İl Müdürü’nün kayyım olarak atanması gerektiği gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanunun 1. maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra 2. maddesinde, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde, Hazinenin hak ve menfaatlerinin korunması amacı ile adı geçen kişiye ait payın idaresi için mahallin en büyük mal memurunun yönetim kayyımı olarak tayin edileceği hükme bağlanmıştır. Mahallin en büyük mal memurunun İllerde Defterdar, ilçelerde Mal Müdürü olduğu yönünde duraksama yoktur. Nitekim bu husus Mal Memurlarının Kayyımlığı Hakkında Yönetmeliğin 4/f bendinde açıkça belirtilmiştir. Anılan kanun ve yönetmelik hükümleri yürürlükte olduğu müddetçe bu kişiler haricindekilerin kayyım olarak atanması yasal olarak mümkün değildir. 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 99. maddesi ile Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün Maliye Bakanlığı teşkilatından ayrılarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ana hizmet birimlerine eklenmesi, 4 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 798/1-b maddesi ile de Milli Emlak Müdürlüğü’nün görevleriyle ilgili olarak Maliye Bakanlığına veya birimlerine, Maliye Bakanına veya Maliye Bakanlığı görevlilerine yapılmış olan atıfların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görevlilerine yapılmış sayılacağının belirtilmesi başlıbaşına Çevre ve Şehircilik İl Müdürü’nün kayyım olarak atanması gerektiği şeklinde yorumlanamaz. Bu durumda mahkemece mahallin en büyük mal memurunun kayyım olarak atanmasına karar verilmesi usul ve yasaya uyugundur.

Yukarıda açıklanan sebeplerle sonuç olarak ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf yasa yoluna başvuran davacı kayyım adayı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM/: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davacı Kayyım adayı Çevre ve Şehircilik İl müdürlüğü vekilinin, Adana 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 24/02/2021 tarih 2020/1022 Esas 2021/202 Karar sayılı kararına karşı yapmış olduğu istinaf kanun yolu başvuru isteğinin HMK’nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca
ESASTAN REDDİNE,

2-
Harç peşin alınmış olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına,

3-
İstinaf kanun yoluna ilişkin yapılan yargılama giderlerinin istinaf kanun yolu başvurusunda bulunan üzerinde bırakılmasına,

4-
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-
HMK nın 359/3. maddesi gereğince tebliğ işlemlerinin yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu tarafların yokluğunda oy birliğiyle HMK 362/1-a. maddesi gereği kesin olmak üzere karar verildi.16/09/2021

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!