T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: SAMANDAĞ 2. ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
TARİHİ
: 18/10/2018
DAVACI
:K1-TC.NO:N1 A1
VEKİLLERİ
: Av. K2 A2
Av. K3 A3
DAVALI
:K4-TC.NO:N2 A4
VEKİLİ
: Av. K5 A5
DAVA KONUSU
: Boşanma
KARAR TARİHİ
: 17/09/2020
KARAR YAZMA TARİHİ
:17/09/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı kadın vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, erkek tarafından, TMK’nun 161 maddesi uyarınca zina nedenine dayalı ve karşı eşin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin çekilmez hal alması gerekçesine dayalı, TMK’nun 166/1-2 maddesi uyarınca boşanma davalarına ilişkindir.
Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların, 20/10/2000 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden 26/07/2001 d.lu K6, 08/11/2004 d.lu K7, 30/10/2009 d.lu K8 ve 30/10/2009 d.lu K9 isimli dört müşterek çocuklarının olduğu, davacı erkek vekili tarafından, TMK.’nun 161 maddesi uyarınca zina olmadığı takdirde evlilik birliğinin karşı eşin kusurlu davranışları ile çekilmez hal alması gerekçesine dayalı 166/1-2 maddesi uyarınca; “K10 Y… isimli erkek ile zina yapma, eve erkek aldığı yönünde dedikodu çıkmasına neden olma, eşe üç yıldır ilgisiz olma, birlikte olduğu şahıs ile birlikte uygunsuz fotoğraflarının olması, K11 isimli şahsın çıplak fotoğraflarının kadının telefonunda kayıtlı olması, müşterek konutta gece geç saatlerde evde uygunsuz olarak K11 isimli şahsın yakalanması, “, vakıalarını ileri sürerek zina nedenine dayalı TMK.’nun 161 maddesi uyarınca boşanma, olmadığı takdir de evlilik birliğinin karşı eşin kusurlu davranışları ile çekilmez hal alması temelinden sarsılması nedenine dayalı TMK’nun 166/1-2 maddesi uyarınca boşanma, velayet, boşanma nedeni ile 300.000,00.’erTL maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, davalı kadının süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile iddiaları kabul etmediği davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, boşanmaya karar verildiği takdirde müşterek yaşı küçük çocukların velayet hakkının kendisine, müşterek çocuklar için aylık 400,00.’erTL tedbir-iştirak nafakası, boşanma nedeni ile 50.000,00.’şerTL maddi ve manevi tazminat talep edildiği, yapılan araştırmaya göre, davacı erkeğin; özel bir şirkette muhasebeci olarak çalıştığı, asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği, kira ödemediği, davalı kadının da; ev hanımı olduğu, geliri ve mal varlığının olmadığı, ablası ile birlikte yaşadığının belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davacı erkeğin, zina nedenine dayalı boşanma davasının kabulü ile tarafların TMK.’nun 161/1 maddesi uyarınca boşanmalarına, 26/07/2001 d.lu K6, 08/11/2004 d.lu K7, 30/10/2009 d.lu K8 ve 30/10/2009 d.lu K9’in velayet hakların babaya verilmesine, müşterek çocuklar ile anne arasında görüş günü kurulmasına, davacı erkek lehine boşanma nedeni ile 10.000,00.TL maddi, 50.000,00.TL manevi tazminatın kadından alınarak, erkeğe ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, kadının, tedbir-yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talebinin reddine, kadının iştirak nafakası talebi hakkında müşterek çocukların velayet haklarının babaya verilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacı lehine, davalı aleyhine yargılama gider ve vekalet ücretine karar verildiği, verilen kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı erkeğin istinaf kanun yoluna başvurmadığı, davalı kadının yasa iki haftalık istinaf süresi içerisinde,İlk Derece Mahkemesince eksik değerlendirme ve tanıkların hatalı yorumlanması neticesinde verilen kararın kabulü ile açılan davanın reddine, nafaka ve velayete yönelik taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
TMK.’nun 161 maddesi gereğince “Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir.
Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.
Affeden tarafın dava hakkı yoktur.”
TMK.’nun 166/1-2 maddesi gereğince “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.”
Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davalı kadın vekili tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; davacı erkek tarafından, davalı kadının zina yapması nedeni ile TMK’nun 161 maddesi uyarınca, olmadığı takdirde evlilik birliğinin karşı eşin kusurlu davranışları ile temelinden sarsılması, çekilmez hal alması nedenine dayalı TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca boşanma ve fer’ilerine ilişkin talepte bulunduğu, davalı kadın tarafından; iddiaları kabul etmeyerek, açılan davanın reddine, boşanmaya karar verildiği takdir de müşterek çocukların velayet haklarının kendisine verilmesine, müşterek çocuklar için tedbir-iştirak nafakası ile boşanma nedeni ile maddi ve manevi tazminata karar verilmesinin talep edildiği, toplanan tüm delillere göre; davalı kadının, davacı erkek evde olmadığı sırada 16/10/2016 tarihinde saat 01:00 sıralarında K11 Y.. isimli erkeği müşterek konuta aldığı, öncesinde konutun kapsını açık bıraktığı, aynı evde birlikte şahsın yakalandığı, kadının yabancı bir erkeği uygun olmayan zamanda müşterek konuta almasının zinanın varlığına delalet teşkil ettiği bu hali ile davacı erkeğin, davalı kadının zina eylemini ispat ettiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamanın, TMK.’nun 161 maddesi uyarınca kadının zinası nedeni ile tarafların boşanmalarına ilişkin kararın, karar gerekçesinin, müşterek çocuklardan 26/07/2001 d.lu K6’ın yargılama sırasında ergin olduğu anlaşıldığından bu çocuk yönünden velayet konusundaki istinafın konusunun kalmadığı da dikkate alındığında, müşterek çocuklar 08/11/2004 d.lu K7, 30/10/2009 d.lu K8 ve 30/10/2009 d.lu K9’in velayet haklarının, müşterek çocukların baba ile yaşamaları, baba ile yaşamak istemeleri nedeni ile velayet haklarının babaya verilmesine ilişkin kararın, evlilik birliği kadının zinası ile son bulduğundan davacı erkek lehine takdir edilen maddi ve manevi tazminat ile kadının, tedbir-yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talebinin reddine ilişkin kararın toplanan tüm delillere, usul ve yasaya, hakkaniyet ilkesine, TMK’nun 161,169,175,174,4 maddelerin uygun olduğu anlaşıldığından, davalı kadının, İlk Derece Mahkemesince eksik değerlendirme ve tanıkların hatalı yorumlanması neticesinde verilen kararın kabulü ile açılan davanın reddine, nafaka ve velayete yönelik taleplerinin kabulüne ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davalı kadın vekilinin, Samandağ 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 18/10/2018 tarih, 2016/371 Esas ve 2018/316 Karar sayılı ilamına ilişkin isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-
Davalının,istinaf başvurusu nedeni ile istinaf karar tarihi itibari ile alınması gerekli 54,40.TL İstinaf karar ilam harcından peşin alınan 35,90.TL harcın mahsubu ile kalan 18,50.TL harcın, davalıdan alınarak, Hazineye irad kaydına,
3-
Davalı tarafından, istinaf başvurusu nedeni ile yapılan yargılama giderinin, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verildiğinden kendi üzerinde bırakılmasına,
4-
Davalı tarafındanistinaf nedeniyle yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,
5-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından takdiren davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’nun m. 353/1-b-1 bendiyle, aynı kanunun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 17/09/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe