Adana BAM, 2. HD., E. 2019/1227 K. 2019/1685 T. 18.12.2019

İlgili madde: TMK Madde 178

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ERDEMLİ 2. ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ
DAVACI
:K1-TC.NO:N1 A1
VEKİLLERİ
: Av. K2 – Av. K3 A2
DAVALI
:K4-TC.NO:N2 A3
DAVANIN KONUSU
:Boşanmadan Sonra Açılan Tazminat ve Yoksulluk Nafakası
KARAR TARİHİ
: 18/12/2019
KARAR YAZMA TARİHİ
: 18/12/2019
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.Gereği düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalının 2005 yılında evlendiklerini, bu evliliklerinden müşterek iki ergin çocukları olduğunu, davalının Erdemli 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/95 esas sayılı dosyasında boşanma davası açtığını, bu davada davalının asli kusurlu bulunması sebebiyle davanın reddedildiğini, davanın reddi kararından sonraki üç yıl boyunca tarafların bir araya gelmediklerinden bahisle açılan Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/212 esas sayılı dosyada yapılan yargılama neticesinde tarafların boşanmalarına karar verildiğini, bu dosyada müvekkilinin ön inceleme duruşmasından sonra talep ettiği nafaka, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddedildiğini, müvekkilinin boşanma sebebi ile yoksulluğa düşmesi nedeniyle aylık 750, 00 TL yoksulluk nafakası, boşanma sebebiyle beklenen menfaatleri zarar görmesi nedeniyle 20.000,00 TL maddi tazminata ve yaşanan olaylar sebebiyle çok ağır manevi elem, üzüntü keder yaşayan ve boşanma ile tekrar evlenme ihtimali kalmaması nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı ile 2002 yılında boşandıklarını, boşanmadan sonra bir yıl ayrı yaşadıklarını, 2005 yılında tekrar resmi nikah yaptırdıklarını, 2009 yılına kadar iyi-kötü geçindikten sonra geçimsizlik durumlarının başladığını, 10/03/2009 yılında tekrar boşanma davası açtığını ancak davanın reddedildiğini, davacı ile barışmak için girişimde bulunduğunu ancak davacının buna yanaşmadığını, 06/04/2015 yılında tekrar boşanma davası açtığını ve boşanmalarına karar verildiğini ve yargıtay aşamasından geçerek davanın kesinleştiğini ve kesinleşme tarihinden sonra şimdiki eşi K5 ile 2018 yılında evlendiğini, davacıya Mart 2009 tarihinden Mart 2010 tarihine kadar aylık 120,00.TL, Kasım 2010 tarihinden bu zamana kadar aylık 300,00.TL, icra masrafları hariç nafaka ödediğini, arz ettiği nedenlerle 40.000,00.TL maddi ve manevi tazminat ile 750,00.TL yüklü nafaka miktarını ödeme imkanı bulunmadığından reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminat ve aylık 400 TL yoksulluk nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili özetle; mahkemece takdir edilen yoksulluk nafakası, maddi -manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılması, talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava; boşanmadan sonra açılan maddi- manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talebine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamına göre, tarafların evliyken Erdemli 2.Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesinin 12/01/2016 tarih ve 2015/212 Esas 2016/27 Karar sayılı ilamıyla TMK.’nun 166/4 maddesi gereğince boşandıkları, kararın 26/02/2018 tarihinde kesinleştiği, bu davada davacı kadının ön incelemeden sonra yoksulluk, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, mahkemece süresi içerisinde yoksulluk, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmaması ve usulünce yapılan bir ıslah işleminin de olmaması nedeniyle bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davacı kadının TMK.’nun 178.maddesi kapsamında süresi içerisinde boşanmadan kaynaklı maddi- manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talep eder dava açtığı, davalının davayı kabul etmediği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, evlilik birliğinin davalının kusuru sonucunda sona erdiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne, 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminat ve aylık 400 TL yoksulluk nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, karara karşı davacının takdir edilen yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğundan bahisle kararın kaldırılması ve talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.

Dava dosya içeriğine, dosyadaki yazılara göre, tarafların sosyal -ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, kusur durumu ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi – manevi tazminat ve yoksulluk nafakası miktarlarının az olmadığı anlaşıldığından davacı kadının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
İstinaf harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-
İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafın yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-
Davacı tarafın istinaf nedeniyle yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmının davacı tarafa iadesine,

5-
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’ nun 362/1-a maddesi gereğince
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi.18/12/2019

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!