T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: MERSİN 2. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ
: 05/07/2018
NUMARASI
: 2017/561 E 2018/458K
DAVACI
:K1-TC.NO:N1 A1
VEKİLİ
: Av. K2 [16233-32688-74700] UETS
DAVALI
:K3-TC.NO:N2 A2
VEKİLLERİ
: Av. K4 A3
Av. K5 [16869-68061-47516] UETS
Av. K6 A4
Av. K7 A5
Av. K8 A6
DAVANIN KONUSU
: Boşanma
KARAR TARİHİ
: 16/09/2020
KARAR YAZMA TARİHİ
: 16/09/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, taraflarca istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava; zina nedeniyle boşanma, olmadığı takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre, tarafların 2000 yılında evlendikleri, bu evlilikten 1999 doğumlu Sinem, 2002 doğumlu K9, 2004 doğumlu K10, 2009 doğumlu K11 ve 2013 doğumlu K12 isminde beş müşterek çocuklarının olduğu, davacının davalı aleyhine zina nedeniyle boşanma, olmadığı takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma, velayet, aylık 3.000 TL tedbir- yoksulluk nafakası, müşterek çocuklardan Sinem için aylık 2.000 TL, K9 lehine aylık 2.000 TL, K10 lehine aylık 2.000 TL ,K11 lehine aylık 2.000 TL, K12 lehine aylık 1.000 TL tedbir- iştirak nafakası ve 500.000 TL maddi , 500.000 TL manevi tazminat talep eder dava açtığı, davalının davayı ve iddiaları kabul etmediği, eşini sevdiğini belirterek davanın reddini talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, bir kısım davalı tanık anlatımları ile ibraz edilen fotoğraflardan evlilik birliği devam ederken davalının başka bir kadın ile birlikte yaşamaya başladığı, halen o kadınla birlikte yaşadığı, davacı tanığının bu durumu doğruladığı, boşanmaya yol açan olaylarda davalı kocanın tam kusurlu olduğu belirtilerek davacı kadının zina nedeniyle açmış olduğu davanın kabulüne, tarafların TMK.’nun 161.maddesi gereğince boşanmalarına, müşterek çocuklar 2002 doğumlu K9, 2004 doğumlu K10, 2009 doğumlu K11 ve 2013 doğumlu K12’in velayetinin davacı anneye verilmesine, müşterek çocuklar K9, K10, K11 ve K12 için dava tarihinden karar tarihine kadar aylık 250’şer TL, karar tarihinden kararın kesinleşmesine kadar aylık 350’şer TL tedbir nafakası takdirine, karar kesinleştikten sonra her bir çocuk için aylık 350’şer TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dava tarihinde reşit olan müşterek çocuk Sinan için tedbir ve iştirak nafakası talebinin reddine, davacı için dava tarihinden kararın kesinleştiği tarihe kadar aylık 500 TL tedbir nafakası takdirine, karar kesinleştikten sonra 600 TL yoksulluk nafakası olarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesine , fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının maddi-manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 25.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın kararın kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafın takdir edilen iştirak ve yoksulluk nafakası ile maddi-manevi tazminat miktarının düşük olduğundan bahisle kararın kaldırılması, talepleri doğrultusunda karar verilmesi, davalı taraf ise evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan dava hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi, kusur tespiti , davacıya maddi-manevi tazminat takdiri ve müşterek çocuklar yararına takdir edilen nafakaların fahiş olduğundan bahisle kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.
Dava dosya içeriğine, dosyadaki yazılara göre, davacının terditli olarak dava açtığı, öncelikle zina nedeniyle, olmadığı takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma talebinde bulunduğu, mahkemece zina nedeniyle boşanmaya karar verildiğinden terditli diğer talep hakkında karar verilmemesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ilk derece mahkemesinin delil değerlendirmesi, kusur tespiti ve davanın kabul gerekçesinin doğru olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ilk derece mahkemesi kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılığın bulunmadığı, tarafların sosyal -ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, kusur durumu ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında davacı kadın yararına maddi – manevi tazminat takdirinin doğru olduğu, maddi-manevi tazminat, yoksulluk nafakası ve müşterek çocuklar yararına takdir edilen iştirak nafakası miktarlarının düşük ya da fahiş olmadığı anlaşıldığından tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Tarafların istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı
ESASTAN REDDİNE,
2-
Alınması gereken 54,40’ar TL istinaf karar-ilam harcından peşin alınan 35,90’ar TL’nin mahsubu ile kalan 18,50’şer TL harcın taraflardan ayrı ayrı alınarak hazineye irad kaydına,
3-
İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptığı giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
4
-Tarafların istinaf nedeniyle yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
5-
Kararın taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’ nun 361. Maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 16/09/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe