TBK Madde 640 Adi ortaklık: Belirsiz süreli ortaklık

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 640, belirsiz süre için veya bir ortağın ömrü boyunca sürmek üzere kurulan adi ortaklıkta ortaklardan her biri altı ay önceden fesih bildiriminde bulunarak ortaklığı sona erdirebilir; bu bildirim dürüstlük kurallarına aykırı olarak ve özellikle uygun olmayan bir zamanda yapılamaz ve ancak hesap yılı sonunda hüküm ifade eder. Belirli süreli olarak kurulmuş ortaklık, sürenin bitiminden sonra ortakların örtülü iradesiyle sürdürülürse belirsiz süreli ortaklığa dönüşür.

Resmi Metin

Belirsiz süreli ortaklık

Madde 640- (1) Ortaklık, belirsiz süre için veya ortaklardan birinin ömrü boyunca sürmek üzere kurulmuşsa, ortaklardan her biri, altı ay önceden fesih bildiriminde bulunabilir.

(2) Fesih bildirimi, dürüstlük kurallarına aykırı olarak ve özellikle uygun olmayan bir zamanda yapılamaz. Fesih bildirimi, ancak hesap yılı sonunda hüküm ifade eder.

(3) Sözleşmede öngörülmüş olan sürenin bitiminden sonra ortaklık, ortakların örtülü iradesiyle sürdürülürse, belirsiz süreli ortaklığa dönüşür.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Belirsiz süreli ya da bir ortağın ömrü boyunca sürmek üzere kurulan adi ortaklıkta, her ortağın elinde tek taraflı bir çıkış aracı vardır: altı ay önceden fesih bildirimi. Pratikte en çok gözden kaçan üç sınır şudur. Birincisi, bildirim ancak hesap yılı sonunda hüküm doğurur; süreyi baştan yanlış hesaplayıp bildirimi geç yaparsanız fesih bir sonraki hesap yılına sarkar, bu da tasfiye ve kâr-zarar paylaşımını doğrudan etkiler. İkincisi, bildirim dürüstlük kuralına aykırı ve özellikle uygun olmayan bir zamanda (örneğin büyük bir iş henüz sonuçlanmadan) yapılamaz; aksi halde haksız fesih tartışması ve tazminat riski doğar. Üçüncüsü, sözleşmedeki belirli süre dolduğu halde ortaklar işi örtülü iradeyle sürdürürse ortaklık belirsiz süreliye dönüşür ve artık bu bildirim rejimine tabi olur. Ayrıca fesih bildiriminin ortaklığı sona erdirdiğini (TBK m.639), ortağın çıkması ya da çıkarılmasının ise ortaklığı devam ettirdiğini (TBK m.633 vd.) karıştırmayın; süre ve zamanlama itirazlarını korumak için bildirimi mutlaka yazılı ve tarihli yapın.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 640. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 536 ncı maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 640 ıncı maddesinde, belirsiz süreli adi ortaklıkta sona erme düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 536 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Muayyen olmayan müddet üzerine şirket” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Belirsiz süreli ortaklık” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 536 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile son fıkrasının birinci cümlesi, aynı konuların düzenlendiği göz önünde tutularak, Tasarının 640 ıncı maddesinin ikinci fıkrası olarak kaleme alınmıştır.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.640 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2014/8052 K. 2015/1880 Bozma

Belirsiz süreli adi ortaklıkta ortaklardan her birinin altı ay önceden fesih bildiriminde bulunabilmesi ve bildirimin ancak hesap yılı sonunda hüküm ifade etmesi kuralı, haklı sebeple fesih hakkını kapsamaz; haklı sebeple fesih mutlak bir ortaksal hak olduğundan sözleşmeyle sınırlandırılamaz veya ortadan kaldırılamaz ve bu bakımdan ortaklığın süresinin önemi bulunmaz.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalıyla 15.03.2013 tarihinde imzaladığı adi ortaklık sözleşmesiyle davalının fiilen işlettiği tekstil giyim mağazasına yüzde 50 hisseyle ortak olduğunu ve 20.000,00 TL sermaye koyduğunu, kârın günlük paylaşılacağı kararlaştırıldığı hâlde davalının hiçbir ödeme yapmadığını, sözleşmeyi 03.06.2013 tarihli ihtarnameyle haklı olarak feshedip ödediği bedeli istediğini, sonuç alamayınca 17.06.2013 tarihinde 32.755,69 TL için icra takibi başlattığını ve davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir. Davalı, ortaklığın devam ettiğini ve fesih şartlarının gerçekleşmediğini savunmuştur. Yerel mahkeme, fesih ihbarnamesinin hüküm doğurduğu hesap yılı sonu beklenmeden dava açıldığı ve sözleşmenin halen geçerli olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, haklı sebeple fesih hakkının mutlak bir ortaksal hak olduğunu, ortaklığın süresinin bu bakımdan önem taşımadığını belirterek feshin haklılığının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!