Belirsiz süreli adi ortaklıkta ortaklardan her birinin altı ay önceden fesih bildiriminde bulunabilmesi ve bildirimin ancak hesap yılı sonunda hüküm ifade etmesi kuralı, haklı sebeple fesih hakkını kapsamaz; haklı sebeple fesih mutlak bir ortaksal hak olduğundan sözleşmeyle sınırlandırılamaz veya ortadan kaldırılamaz ve bu bakımdan ortaklığın süresinin önemi bulunmaz.
Detaylı özeti gör
Davacı, davalıyla 15.03.2013 tarihinde imzaladığı adi ortaklık sözleşmesiyle davalının fiilen işlettiği tekstil giyim mağazasına yüzde 50 hisseyle ortak olduğunu ve 20.000,00 TL sermaye koyduğunu, kârın günlük paylaşılacağı kararlaştırıldığı hâlde davalının hiçbir ödeme yapmadığını, sözleşmeyi 03.06.2013 tarihli ihtarnameyle haklı olarak feshedip ödediği bedeli istediğini, sonuç alamayınca 17.06.2013 tarihinde 32.755,69 TL için icra takibi başlattığını ve davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir. Davalı, ortaklığın devam ettiğini ve fesih şartlarının gerçekleşmediğini savunmuştur. Yerel mahkeme, fesih ihbarnamesinin hüküm doğurduğu hesap yılı sonu beklenmeden dava açıldığı ve sözleşmenin halen geçerli olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, haklı sebeple fesih hakkının mutlak bir ortaksal hak olduğunu, ortaklığın süresinin bu bakımdan önem taşımadığını belirterek feshin haklılığının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe