TBK Madde 622 Adi ortaklık: Kazancın paylaşılması

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 622, adi ortaklıkta ortaklar, niteliği gereği ortaklığa ait olan bütün kazançları aralarında paylaşmakla yükümlüdür.

Resmi Metin

Kazancın paylaşılması

Madde 622- Ortaklar, niteliği gereği ortaklığa ait olan bütün kazançları aralarında paylaşmakla yükümlüdürler.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Buradaki ölçüt, kazancın niteliği gereği ortaklığa ait olup olmadığıdır; ortaklık faaliyetinin amacına bağlı kazanç, kimin elinden geçtiğine bakılmaksızın ortaklık hesabına alınır ve TBK m.623 çerçevesinde ortaklar arasında paylaştırılır. Uygulamada sık rastlanan hata, bir ortağın işi kendi adına bağlamış görünmesini kazancı kişiselleştirmek için yeterli saymaktır; oysa kazanç işin niteliğiyle ortaklığa bağlıysa, ortağın TBK m.626 rekabet yasağını çiğneyerek kendi hesabına elde ettiği kazanç dahi ortaklığa aktarılır. Kazancın kime ait olduğunu belirleyen bu kuralı, kâr ve zarara hangi oranda katılınacağını düzenleyen TBK m.623 ile karıştırmayın; ikisi ayrı sorulardır. Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından kazanç, ayrı bir tüzel kişi malvarlığında toplanmaz; kazanç üzerindeki elbirliği (ortak malvarlığı) sonucu TBK m.638 çerçevesinde doğar. Bu iç ilişki kuralını, üçüncü kişilere karşı temsili düzenleyen TBK m.637 ile de bağdaştırmayın. Sözleşmede kazancın tanımını ve katılım payını baştan netleştirmek, sonradan doğacak paylaşım uyuşmazlıklarını önler ve ispat yükünü belirgin biçimde hafifletir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 622. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 522 nci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 622 nci maddesinde, adi ortaklıkta, ortaklar arasında kazancın paylaşılması düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 522 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. Kar ve zarar / 1. Karın taksimi” şeklindeki ibare, Tasarıda “II. Kazanç ve zarar / 1. Kazancın paylaşılması” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.622 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2023/975 K. 2025/324 Bozma

Adi ortaklığın varlığından söz edilebilmesi için ortakların, niteliği gereği ortaklığa ait olan bütün kazançları aralarında paylaşmayı üstlenmiş olmaları gerekir; müşterek amaç taşımayan, kazancın ortaklar arasında paylaşılmasına ya da zarara katılmaya ilişkin bir düzenleme içermeyen sözleşme adi ortaklık sözleşmesi olarak nitelendirilemez.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2022/725 K. 2023/868

Ortakların ortaklığa ait bütün kazançları aralarında paylaşma yükümlülüğü adi ortaklığın niteliği gereği unsurudur; içeriğinde elde edilecek kazancın paylaşımına dair hiçbir düzenleme bulunmayan ve taraflarca ortaklık kurma amacı taşımadığı açıkça belirtilen sözleşme, adi ortaklık sözleşmesi sayılmaz.

Detaylı özeti gör

Davacılar, dalga enerjisi üretim sistemi için davalılarla 12.11.2012 tarihli protokol ve ön sözleşme ile 20.04.2013 tarihli dağıtım ve hizmet sözleşmesini imzaladıklarını, 284.550 Euro ödemelerine rağmen davalıların sözleşme konusu patentlere sahip olmadıklarını ve üniteyi yapamadıklarını ileri sürerek bu bedelin iadesini talep etmişlerdir. Davalılar bir kısım imalatın yapıldığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi ödemenin gerçekleştirilen imalatı karşıladığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Özel Daire ise taraflar arasında adi ortaklık kurulduğunu, TBK'nın 639 uncu maddesindeki fesih sebepleri ile tasfiye hükümleri çerçevesinde inceleme gerektiğini belirterek kararı bozmuştur. Hukuk Genel Kurulu, sözleşmelerde kazanç paylaşımına dair düzenleme bulunmadığını ve taraflar arası ilişki maddelerinde ortaklık kurulmadığının açıkça yazıldığını belirterek direnmeyi yerinde bulmuş, dosyayı diğer temyiz itirazları incelenmek üzere Özel Daireye göndermiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2022/1916 K. 2023/4173 Bozma

Ortaklığa ait bütün kazançların ortaklar arasında paylaşılması amacı, adi ortaklığı benzeri iş birliklerinden ayıran unsurdur; sözleşmeler, faturalar ve fiilî uygulama birlikte değerlendirildiğinde taraflar kazanç paylaşımını değil kaynak verimliliğini artırmayı ve maliyetleri düşürmeyi amaçlamışsa aralarında adi ortaklık ilişkisi bulunmaz.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket, elindeki kobalt tele-terapi cihazını davalı şirkete satmasına rağmen cihazın kendi ofisinde kaldığını, 13.05.2003 tarihli sözleşme ile birlikte çalışma kararı alındığını, ardından 03.10.2007 tarihli işyeri işletme ve hizmet sözleşmesi adı altında kira ilişkisi düzenlendiğini, gerçekte taraflar arasında gizli adi ortaklık kurulduğunu ve davalının tıp merkezi ruhsatını üçüncü kişi şirkete 2.000.000,00 USD bedelle sattığını ileri sürerek ortaklığın feshi ve tasfiyesi ile payına düşen bedelin tahsilini istemiş, 10.000,00 TL üzerinden açtığı davayı 14.04.2021 tarihli dilekçesiyle 2.130.700,00 TL'ye çıkarmıştır. Davalı yalnızca kira ilişkisi bulunduğunu savunmuştur. Mahkeme, bozmaya uyularak yaptığı yargılamada gizli adi ortaklığın varlığını kabul ederek davayı kabul etmiştir. Daire, sözleşmeler, faturalar ve fiili uygulama birlikte değerlendirildiğinde tarafların kazanç paylaşımını amaçlamadığını belirterek kararı bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.622 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2025/2612 K. 2025/2297 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Ortaklığa ait kazanç ortaklar arasında taksim edilmedikçe bu gelir üzerinde bütün ortakların iştirak halinde mülkiyeti bulunduğundan, ortaklığın mal ve alacakları üzerine bir ortağın alacağı için ihtiyati haciz uygulanamayacağı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, adi ortaklıktan kaynaklanan katılma payı ve kar payı alacağı için başlatılan takibe itirazın iptali davasında, davacı ortağın diğer ortak adına kayıtlı araç üzerine ihtiyati haciz konulması talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesi ihtiyati haciz talebini reddetmiştir. Daire, adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığını, ortaklık geliri taksim edilmeden bu gelir üzerinde bütün ortakların iştirak halinde mülkiyeti olduğunu, kazancın taksim edilmediği veya tasfiyede ortağa isabet edecek payın belirlenmediği aşamada ortaklık mal ve alacakları üzerine haciz uygulanamayacağını belirtmiş; davanın bulunduğu aşamada iddia edilen ortaklığın varlığı ile davacı ortağa isabet edecek payın belirlenmemiş olması nedeniyle ret kararını usul ve yasaya uygun bularak istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!