Kısıtlı ergin ile kişisel ilişki tesisine yönelik istek, kısıtlının korunması için alınacak bir tedbir niteliğinde olup, bu talebi inceleyip karara bağlama görevi vesayet makamına (sulh hakimine) aittir.
Detaylı özeti gör
Davacı anne, akıl hastalığı sebebiyle kısıtlanan kızıyla, ona vasi olarak atanan diğer kızının (davalının) kendisini görüştürmediğini ileri sürerek, kısıtlı kızıyla münasip günlerde kişisel ilişki kurulmasına izin verilmesini istemiş; aile mahkemesi istemi kabul ederek belirli günlerde görüşme tesis etmiş, davalı vasi bu kararı temyiz etmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi hükmü bozmuştur. Daire, vasinin kısıtlıyı koruma ve bütün işlerinde ona yardım etme yükümlülüğünü (TMK m. 447/1) ve vesayet organlarının iyi yönetim özeni gösterme yükümlülüğünü (TMK m. 466) gözeterek, kısıtlı ergin kişi ile davacı arasında kişisel ilişki tesisine yönelik istemin, kısıtlının korunması kapsamında alınacak bir tedbir niteliğinde (TMK m. 487) olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle söz konusu talebi inceleyip karara bağlama görevinin vesayet makamına (sulh hâkimine) ait olduğunu, aile mahkemesinin yalnızca aile hukukundan doğan dava ve işlerde görevli bulunduğunu (4787 s.K. m. 4/1) vurgulayarak; aile mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe