TMK Madde 466 Vesayet organ ve görevlilerinin özen yükümü

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 466, vesayet organları ile vesayet işleriyle görevlendirilen diğer kişilere yüklenen davranış standardını tek fıkra altında tanımlar; vesayet sisteminin işleyişinde sübjektif bir kişisel inisiyatif yerine objektif bir özen kıstasını kabul eder.

Resmi Metin

Özen yükümü

Madde 466- Vesayet organları ve vesayet işleriyle görevlendirilmiş olan diğer kişiler, bu görevlerini yerine getirirlerken iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermekle yükümlüdürler.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, vesayet organları ile vesayet işleriyle görevlendirilen diğer kişilere yüklenen davranış standardını tek fıkra altında tanımlar; vesayet sisteminin işleyişinde sübjektif bir kişisel inisiyatif yerine objektif bir özen kıstasını kabul eder. Hüküm öznel kategoriyi geniş tutar: vasi, kayyım ve yasal danışmanların yanı sıra vesayet işleriyle görevlendirilen tüm diğer kişiler de bu yükümlülüğün kapsamına girer. Yükümlülük türü olarak iyi bir yönetimin gerektirdiği özen kıstası getirilir; bu kıstas davranışı vasinin kişisel sübjektif algısına değil, ortalama bir iyi yöneticinin durum şartlarında göstereceği objektif standardın aşılmaması gereğine dayandırır. Bu yapı bir sonraki maddede düzenlenen kusura dayalı sorumluluğun normatif zeminini hazırlar; özen aşılmadığı sürece kusur yargısı kurulamaz, özen ihlal edilirse kusur kurulur. Hüküm önceki 409 uncu maddenin karşılığı olup esaslı bir hüküm değişikliği yapılmamış, terminoloji güncellemesiyle yetinilmiştir.

Gerekçe

Eski Kanunun 409 uncu maddesini karşılamaktadır.

Maddede öngörülen özen iyi bir yönetimin gerektirdiği özendir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2016/1843 K. 2016/3721 Bozma

Kısıtlı ergin ile kişisel ilişki tesisine yönelik istek, kısıtlının korunması için alınacak bir tedbir niteliğinde olup, bu talebi inceleyip karara bağlama görevi vesayet makamına (sulh hakimine) aittir.

Detaylı özeti gör

Davacı anne, akıl hastalığı sebebiyle kısıtlanan kızıyla, ona vasi olarak atanan diğer kızının (davalının) kendisini görüştürmediğini ileri sürerek, kısıtlı kızıyla münasip günlerde kişisel ilişki kurulmasına izin verilmesini istemiş; aile mahkemesi istemi kabul ederek belirli günlerde görüşme tesis etmiş, davalı vasi bu kararı temyiz etmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi hükmü bozmuştur. Daire, vasinin kısıtlıyı koruma ve bütün işlerinde ona yardım etme yükümlülüğünü (TMK m. 447/1) ve vesayet organlarının iyi yönetim özeni gösterme yükümlülüğünü (TMK m. 466) gözeterek, kısıtlı ergin kişi ile davacı arasında kişisel ilişki tesisine yönelik istemin, kısıtlının korunması kapsamında alınacak bir tedbir niteliğinde (TMK m. 487) olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle söz konusu talebi inceleyip karara bağlama görevinin vesayet makamına (sulh hâkimine) ait olduğunu, aile mahkemesinin yalnızca aile hukukundan doğan dava ve işlerde görevli bulunduğunu (4787 s.K. m. 4/1) vurgulayarak; aile mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2007/9282 K. 2007/10462

TMK m.466, vesayet organları ile vesayet işleriyle görevlendirilmiş diğer kişilerin görevlerini yerine getirirken iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni gösterme yükümlülüğünü düzenler; vesayet makamı kısıtlının korunmasıyla görevlidir.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, 1973 doğumlu kısıtlanmış kızıyla kişisel ilişki kurulmasını isteyen babanın açtığı davaya ilişkindir; baba, kızına vasi olarak atanan kocasının kendisiyle görüşmeyi engellediğini ileri sürmüş, mahalli mahkeme davayı kabul ederek kısıtlı ile davacı arasında kişisel ilişki tesisine karar vermiştir. Yargıtay ise dilekçenin görev yönünden reddine ve dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine oybirliğiyle karar vermiştir. Daire, TMK m.447/1 uyarınca vasinin kısıtlıyı korumak ve bütün kişisel işlerinde ona yardım etmekle yükümlü olduğunu, kısıtlı ile babası arasında kurulacak kişisel ilişkinin de kısıtlıyı korumaya yönelik nitelik taşıdığını vurgulamıştır. Bu korumanın TMK m.487 uyarınca vesayet altındaki kişinin korunması için gerekli tüm önlemleri almakla görevli vesayet makamınca değerlendirilmesi gerektiği; ilgililerin bu kararlara karşı TMK m.488 çerçevesinde on gün içinde denetim makamına itiraz edebileceği belirtilerek, konunun genel mahkemece değil vesayet makamınca karara bağlanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2006/4859 K. 2006/11444 Kısmi

Türk Medeni Kanunu m.466 vesayet organlarının iyi yönetim özenini düzenler; karar bu maddeyi de içeren vesayet hesabı çerçevesi (m.438, 457, 469) gözetilmeden, vasiden hesap alınmadan hüküm kurulmasını bozmuştur.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, vasi tayinine ilişkin davada hem vasinin şahsına yönelik itirazların hangi makamca inceleneceği hem de işin esasında vasiden hesap alınıp alınmaması noktasında toplanmıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, hükmün 2/b bendinde gösterilen nedenlerle bozulmasına, sair temyiz itirazlarının onanmasına ve vasinin şahsına yönelik itirazların görev yönünden mahalline geri çevrilmesine karar vermiştir. Bozma gerekçesi olarak, mahkemenin Türk Medeni Kanunu'nun 438, 457, 466 ve 469. maddelerini dikkate almadan vasiden hesap alınmaması şeklinde hüküm kurmasını hukuka aykırı bulmuştur. Burada m.466, vesayet hesabı rejiminin bir parçası olup, daire vasinin yönetiminin denetimsiz bırakılarak hesabının alınmamasını anılan madde grubuyla bağdaşmadığı için bozma sebebi saymıştır.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!