Hazırlayan: Av. Saim İncekaş · Adana Barosu · Güncelleme: 07.09.2026
Özet2 fıkra · ~1 dk okuma
TMK 883, alacak sona erince malikin alacaklıdan ipoteğin terkinini isteyebilmesini; süreli ipoteklerde sürenin bitiminden sonra otuz gün içinde şerh konulmazsa ipoteğin malikin talebiyle terkin edilmesini düzenler.
Madde 883-(1) Alacak sona erince ipotekli taşınmazın maliki, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilir.
(2) İpotek süreli olarak kurulmuşsa, sürenin bitiminden itibaren otuz gün içinde ipotekli taşınmaz üzerinde 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 150/c maddesinde belirtilen şerhin konulmaması hâlinde ipotek, malikin talebiyle tapu müdürlüğünce terkin edilir.
Bu maddede mevcut doğrulanmış değişiklik aşağıda gösterilmektedir. Madde yürürlüktedir; güncel ve yürürlükteki tam metin yukarıdadır. Önceki sürüm yürürlükte olmadığından bu sayfada ayrıca verilmemiştir.
Ekfıkra 7181 s.K. m.19
Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.
Avukat Yorumu
Madde, alacak sona erince ipotekli taşınmaz malikinin alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilmesini ve ipotek süreli kurulmuşsa sürenin bitiminden itibaren otuz gün içinde ipotekli taşınmaz üzerinde İcra ve İflas Kanununun 150/c maddesinde belirtilen şerhin konulmaması halinde ipoteğin malikin talebiyle tapu müdürlüğünce terkin edilmesini iki fıkra üzerinden düzenler. Birinci fıkra alacak sona ermesinin ipoteği otomatik olarak ortadan kaldırmadığını, malikin alacaklıdan terkin isteme hakkı bulunduğunu hükme bağlar. İkinci fıkra süreli ipoteklerde otuz gün şerhsiz tapu terkin yolunu öngörür; alacaklı süre dolduktan sonra İcra ve İflas Kanunu 150/c şerhini koymazsa malik tapu müdürlüğünden tek taraflı terkin isteyebilir. Avukatlık pratiğinde malik vekili alacak sona erdiğinde alacaklıdan terkin yazısı talep etmeli, süreli ipotekte otuz gün olan süreyi takip etmelidir.
Gerekçe
Bu gerekçe 4721 sayılı Kanunun ilk kabul metnine aittir; sayfadaki hüküm daha sonra düzenleme görmüştür.
Eski Kanunun 798 inci maddesini karşılamaktadır.
Maddeyle alacağın sona ermesinin, rehnin de otomatik olarak sona ermesine yol açması kabul olunmamış, alacak sona ermiş ise, alacaklıya ipoteğin terkinini talep hakkı verilmiştir. Bu sebeple mevcut bir ipotek ancak alacağın sona ermesi ve ipoteğin tapu kütüğünden terkini ile ortadan kalkmaktadır.
Aşağıdaki ilkeler, Anayasa Mahkemesinin norm denetimi ve bireysel başvuru kararlarından derlenmiştir.
AYM Genel Kurulu•E. 2022/128 K. 2023/136•Norm denetimi: Ret
Denetlenen kural: 7181 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle eklenen ikinci fıkra · itiraz yolu
Süreli ipotekte sürenin bitiminden itibaren otuz gün içinde 2004 sayılı Kanun’un 150/c maddesindeki şerh konulmazsa ipoteğin malikin talebiyle terkinini öngören kural, alacaklının mülkiyet hakkına müdahale oluştursa da Anayasa’nın 13. ve 35. maddeleri yönünden Anayasa’ya aykırı görülmemiştir.
Detaylı özeti gör
Karar özeti: İtiraz gerekçesi: Süreli ipoteğin terkinini öngören kuralın Anayasa’nın 2. ve 5. maddelerine de aykırı olduğu ileri sürülmüş, kural 13. ve 35. maddeler yönünden incelenmiştir. AYM: İpoteğin sona erdirilmesi alacaklının mülkiyet hakkına müdahale oluştursa da terkinin şartları tereddüde yer vermeyecek şekilde düzenlendiğinden kural kanunilik şartını sağlamakta; otuz günlük süre içinde ipoteğin kaldırılmayacak olması nedeniyle alacaklı olumsuz sonuçlardan korunmakta olduğundan itirazın reddi gerekmiştir.
AYM İkinci Bölüm•B. No: 2018/13952•İhlal bulunmadı
TMK m.883 uyarınca borçlu, ipotek bedelini ödeyerek taşınmaz üzerindeki ipotek şeklindeki kısıtlamanın kaldırılmasını isteme hakkına sahiptir. AYM mülkiyet hakkı incelemesinde bu hakkı, alacaklının taşınmazı sattırarak alacağını tahsil etme imkânının karşılığı olarak değerlendirmiştir.
Detaylı özeti gör
Karar konusu: Başvuru, ipotek bedelinin güncellenmiş değerinin ödenmesi isteğinin reddi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
İlkeler, Anayasa Mahkemesinin kararlarından derlenmiştir; bağlayıcı metin kararın kendisidir. Bireysel başvuru bir kanun yolu değildir; kararlar somut başvurunun koşullarına göre verilmiştir. Norm denetimi ret kararları yalnız itiraz konusu kural ve gerekçeyle sınırlıdır; kuralın karar tarihinden sonra değiştirilip değiştirilmediği kartta belirtilir.
İlgili Yargıtay Kararları
Seçilmiş 11.HD içtihatları
Yargıtay 11.HD•E. 2022/4591 K. 2024/809•Bozma
İpotekle güvence altına alınan alacağın alacaklının kendi kayıtlarında tespit edilememesi ve borcun nakline ipotek veren üçüncü kişinin razı olduğunun ispatlanamaması hâlinde teminat konusu alacak sona ermiş sayılır; taşınmaz maliki ipoteğin terkinini isteyebilir.
Detaylı özeti gör
Davacı, dava dışı bir şirketin davalıya olan borcu için önceki malik tarafından davalı şirket lehine ipotek konulmuş taşınmazı ipotekli olarak satın almış ve teminat altına alınan borcun sona erdiğini ileri sürerek ipoteğin kaldırılmasını istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, borçlu şirketin borcunun dava dışı başka bir şirkete devredildiği ve bu borcun ödenmediği gerekçesiyle davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, davalının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde ipotek kapsamında bir alacağın tespit edilemediğini, borcun nakli ya da üstlenilmesine ilişkin bir sözleşme sunulmadığını ve ipotek veren üçüncü kişinin bu nakle rıza gösterdiğinin kanıtlanmadığını belirtmiştir. Daire, TMK m.883 ve m.884 ile 818 sayılı BK m.176/2 (6098 sayılı TBK m.198/2) çerçevesinde davanın kabulü gerektiği sonucuna vararak 07.02.2024 tarihinde kararı bozmuştur.
Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.
İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları
Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi•E. 2021/2383 K. 2024/2014•İstinaf Kabulü / Kaldırma
İlk derece mahkemesi, davacının rehin veren sıfatıyla bankaya karşı sorumlu olduğu ve TMK 883-884 uyarınca ipoteğin fekki koşullarının tespit edilemediği gerekçesiyle davayı reddetmişti; BAM ise sorumlu miktarın denetime elverişli raporla belirlenmediğini saptayarak kararı kaldırdı.
Detaylı özeti gör
Karar özeti: Genel kredi sözleşmesine ipotek veren davacı, kefil olduğu kredi borcunun ödendiğini ileri sürerek menfi tespit ve ipoteğin fekkini istemiş; ilk derece mahkemesi TMK 883 ve 884 uyarınca ipoteğin fekki koşulları oluşmadığından davayı reddetmiştir. Adana BAM, önce menfi tespit talebine ilişkin eksik nispi harcın tamamlatılması gerektiğini, ayrıca dosyada bankacı bilirkişi bulunmadığını ve raporun denetime elverişli olmadığını saptamıştır. Davacının istinafı kabul edilip karar kaldırılmış ve dosya yeniden yargılama için yerel mahkemeye gönderilmiştir.