İntifa hakkı sahibinin taşınmazı kiraya vermesi, hakkın kullanılmasının devri niteliğindedir; kiracı alt kiracı değil asıl kiracıdır. Bu nedenle intifa hakkının sona ermesi kira sözleşmesini sona erdirmez, malik kira sözleşmesinin tarafı hâline gelir.
Detaylı özeti gör
Belediye, maliki olduğu iki taşınmazın intifa hakkını 10.02.1993 tarihli meclis kararıyla 49 yıllığına kendi payına sahip olduğu şirket lehine tesis etmiş, şirket de bu intifa hakkına dayanarak davacı şirketle 12.08.2003 ve 25.05.2007 tarihli, tapu siciline şerh edilen kira sözleşmeleri düzenlemiştir. Meclis kararının 02.03.2011'de iptali, şirket aleyhine açılan tahliye davasının kesinleşmesi ve intifa hakkının tapudan terkini üzerine davacı, kiracılık sıfatının tespiti ile muarazanın giderilmesi ve müdahalenin önlenmesini istemiştir. Hukuk Genel Kurulu, intifa hakkına dayanılarak yapılan kira sözleşmesinde davacının asıl kiracı olduğunu, intifa hakkının sona ermesinin kira sözleşmesini sona erdirmeyeceğini ve BK m.254'ün kıyasen uygulanmasıyla malik Belediyenin kira sözleşmesinin tarafı hâline geldiğini kabul etmiştir. Bu genişletilmiş gerekçeyle yerel mahkemenin direnme kararı 06.04.2021 tarihinde oy çokluğuyla onanmıştır.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe