TMK Madde 506 Saklı pay

Özet 1 fıkra · ~4 dk okuma

TMK 506, saklı pay oranlarını mirasçı zümrelerine göre belirler: altsoy için yasal payın yarısı, ana-babanın her biri için dörtte biri, sağ kalan eş için ise birlikte mirasçı olduğu zümreye göre tamamı veya dörtte üçü.

Yürürlükte Değişiklik var Son değişiklik: · 5650 s.K. m.2

Resmi Metin

Saklı pay

Madde 506- Saklı pay aşağıdaki oranlardan ibarettir:

  1. 1. Altsoy için yasal miras payının yarısı,
  2. 2. Ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri,
  3. 3.

    Mülga (cümle/ibare): · 5650 s.K. m.2

  4. 4. Sağ kalan eş için, altsoy veya ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde yasal miras payının dörtte üçü.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Değişiklik Bilgisi

Bu maddenin metni aşağıdaki değişiklik ile güncel hâline gelmiştir. Madde yürürlüktedir; güncel ve yürürlükteki tam metin yukarıdadır. Önceki sürüm yürürlükte olmadığından bu sayfada ayrıca verilmemiştir.

  1. Mülga 5650 s.K. m.2

Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Madde, saklı pay oranlarını dört bent halinde tek fıkra üzerinden düzenler ve mirasbırakanın tasarruf özgürlüğünün dış sınırını sayısal olarak belirler. Birinci bent altsoy için yasal miras payının yarısını saklı pay olarak ayırır. İkinci bent ana ve babanın her biri için yasal miras payının dörtte birini saklı pay sayar. Üçüncü bent kardeşlere ilişkin saklı pay düzenlemesi 2007 değişikliği ile mülga edilmiş, kardeşler artık saklı paylı mirasçı kümesinden çıkarılmıştır. Dördüncü bent sağ kalan eşin saklı payını birlikte mirasçı olduğu zümreye göre farklılaştırır: altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı olunduğunda yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde dörtte üçü saklı paydır. Avukatlık pratiğinde tasarruf hesaplanırken hangi mirasçı zümresinin sağ olduğu, eşin hangi zümre ile birlikte mirasçı sıfatı taşıdığı tek tek tespit edilmeli; sayısal hesap önce yasal payı, sonra saklı pay oranını uygulayarak iki adımlı yapılmalıdır.

Gerekçe

Bu gerekçe 4721 sayılı Kanunun ilk kabul metnine aittir; sayfadaki hüküm daha sonra düzenleme görmüştür.

Eski Kanunun 453 üncü maddesini karşılamaktadır.

Maddede dört bent halinde saklı paylı mirasçılar ve bunların saklı payları hükme bağlanmıştır.

Mirasbırakanın tasarruf özgürlüğünün genişletilmesi yönündeki eğilimler göz önünde tutularak saklı pay oranları yeniden belirlenmiştir. Saklı paylı mirasçılarda değişiklik yapılmamasına rağmen, bunların alacakları saklı pay oranlarında mirasbırakanın tasarruf özgürlüğü lehine azaltma yoluna gidilmiştir. Bu anlamda olmak üzere yürürlükteki metinde altsoy için miras payının dörtte üçü olarak öngörülen saklı pay oranı, miras payının yarısına; ana ve baba için miras payının yarısı olarak öngörülen saklı payın dörtte bire; kardeşler için miras payının dörtte bir olarak öngörülen saklı payın sekizde bire indirilmesi uygun bulunmuştur.

Yapılan bu değişiklik İsviçre Medeni Kanununun 471 inci maddesindeki ilk iki bent ile paralellik göstermektedir. İsviçre Medeni Kanununda kardeşler saklı paylı mirasçı olmaktan çıkarıldığı halde, Türk aile yapısı ve yakın aile bağları göz önünde tutularak kardeşlerin hiç olmazsa miras payının sekizde biri oranında saklı paylı olmaları kabul edilmiştir.

Maddenin (4) numaralı bendi, sağ kalan eşin saklı payı ile ilgilidir. Bu bent hükmü 23.11.1990 tarihinde yürürlüğe konulan 3678 sayılı Kanunla yakın bir tarihte değiştirilmiş idi. Bu değişikliğin amacı, genel eğilime uygun olarak sağ kalan eşin daha etkin bir şekilde korunmasıydı. Ancak 3678 sayılı Kanunun bu genel amacıyla, Yürürlükteki Kanunun 453 üncü maddesinin (4) numaralı bendinde yapılan değişikliği bağdaştırmak mümkün olmamıştır. Zira (4) numaralı bent hükmü ile sağ kalan eşin üçüncü zümrede büyük ana ve babalarla birlikte mirasçı olması halinde, saklı pay oranı mevcut düzenlemeye nazaran arttırılmamış, azaltılmıştır. (4) numaralı bent hükmü 3678 sayılı Kanunla değiştirilmeden önce, sağ kalan eş, üçüncü zümre ile birlikte mirasçı olduğunda miras payı 1/2 mülkiyet ve 1/4 intifa hakkına sahip idi. Buna göre sağ kalan eşin saklı payı 1/2 oluyordu. 3678 sayılı Kanunla yapılan değişiklikte sağ kalan eşin üçüncü zümrede büyük ana ve babalarla mirasçı olduğunda yasal miras hakkının yarısı oranında saklı pay alması kabul edilmiştir. Sağ kalan eş büyük ana ve babalarla mirasçı olduğunda terekeden 3/4 mülkiyet payı aldığından, saklı payı ise bunun yansı olan 3/8 olmaktadır. Bu oran, değişiklikten önce sağ kalan eşin 4/8 oranındaki saklı payından daha az olmaktadır. 3678 sayılı Kanunla getirilen bu olumsuz değişikliği gidermek üzere, ayrıca sağ kalan eşin ikinci zümre ile birlikte mirasçı olması halinde saklı pay oranını arttırmak amacıyla bu bent hükmü yeniden düzenlenmiştir. Bu yeni düzenlemeyle sağ kalan eşin altsoy ile birlikte mirasçı olması halinde terekeden alacağı 1/4 oranındaki miras payının tamamını; ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması halinde terekeden alacağı 1/2 oranındaki miras payının tamamını; büyük ana ve büyük babalar ile birlikte mirasçı olması halinde ise terekeden alacağı miras payının 3/4 ünü saklı pay olarak alması sağlanmıştır.

Yürürlükteki Kanunun 453 üncü maddesinin ikinci fıkrası indirilmiş saklı pay oranlarıyla ilgilidir. Bu fıkra hükmü maddeye alınmamıştır. Zira yasal mirasçılardan saklı paylı mirasçıların saklı pay oranları, sağ kalan eş dışında oldukça düşürülmüş olduğundan, ayrıca maddenin ikinci fıkrasında öngörülen amaçlara yönelik tasarrufların bulunması halinde indirilmiş saklı pay oranlarının kabul edilmesine gerek görülmemiştir. Kaynak Kanuna uygun olarak saklı pay miktarları tek tip olarak düzenlenmiş; saklı payın azaltılmış diğer bir şekline yani saklı payın niteliğinden farklı bir saklı pay kurumuna yer verilmemiştir. Diğer taraftan, 570 inci maddeye eklenen bir fıkra ile kamu tüzel kişileri ile kamuya yararlı vakıf ve derneklere yapılan ölüme bağlı tasarruflar ile sağlararası kazandırmaların tenkiste sıra açısından en son tenkis edileceğine ilişkin özel bir düzenleme yapılması uygun ve yararlı görülmüştür.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

– Tasarının 506 ncı maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinde geçen “altsoy ve ana ve baba zümresiyle” ifadesi, sağ kalan eşin altsoyla birlikte mirasçı olması durumunda alacağı pay ile ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması durumunda alacağı pay farklı olduğundan ve bu paylara göre belirlenecek saklı pay oranları değişeceğinden, bu durumun vurgulanması bakımından “altsoy veya ana ve baba zümresiyle” şeklinde değiştirilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 1.HD içtihatları

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2020/3948 K. 2022/169 Onama
Miras

TMK m.506'da saklı paylı mirasçılar altsoy, ana ve baba ile sağ kalan eşten ibaret olup; bu sayımda yer almayan mirasbırakanın kardeşleri ve yeğenleri saklı paya sahip olmadığından tenkis isteme hakkına sahip değildir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Mirasbırakanın kardeşleri ve yeğenleri olan davacıların TMK m.506'da sayılan saklı paylı mirasçılardan olup olmadığı ve tenkis isteyip isteyemeyecekleri. Değerlendirme: Mahkeme, m.506'nın saklı paylı mirasçı olarak yalnızca altsoyu, ana ve babayı ve sağ kalan eşi saydığını; kardeşler ile yeğenlerin bu sayımda yer almadığını, ayrıca ATK raporuyla murisin işlem ve vasiyet tarihlerinde fiil ehliyetini haiz olduğunun saptandığını belirtti. Sonuç: Tenkis ve buna bağlı taleplerin reddine ilişkin hükmün onanmasına karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2015/4101 K. 2017/6233 Onama
Miras

TMK m.506'nın kardeşlere yasal miras payının 1/8'i oranında saklı pay tanıyan düzenlemesi 04.05.2007'de yürürlükten kaldırıldığından, bu tarihten sonra ölen mirasbırakanın kardeşi saklı paylı mirasçı sayılmaz ve tenkis isteyemez.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Davacı, ortak mirasbırakanları kardeşinin banka mevduatının davalıya hileli ve muvazaalı biçimde aktarıldığını, bunun mirastan mal kaçırma amaçlı ve tenkise tabi olduğunu ileri sürerek tasarrufun iptalini istemiştir. Değerlendirme: Mahkeme tasarrufun muvazaalı ve mal kaçırma amaçlı olmadığını saptamış; ayrıca TMK m.506'nın kardeşlere 1/8 saklı pay tanıyan düzenlemesinin 04.05.2007'de yürürlükten kaldırılması nedeniyle ölüm tarihi itibariyle davacı kardeşin saklı payı, dolayısıyla tenkis hakkı bulunmadığı gözetilmiştir. Sonuç: Davacının temyiz itirazları reddedilerek davanın reddine ilişkin hüküm onanmıştır (onama).

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2014/3794 K. 2015/12134 Onama
Miras

Tenkis davası açma hakkı yalnızca TMK m.506'da saklı paylı mirasçı olarak sayılan kişilere tanındığından, bu kapsamda yer almayan mirasbırakanın kardeşinin saklı paya dayalı tenkis talebinde bulunma ehliyeti yoktur.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Mirasbırakanın kardeşi olan davacının, vasiyetname ile yapılan kazandırmaların saklı payına tecavüz ettiği iddiasıyla açtığı tenkis davasında aktif husumet (dava açma) ehliyetinin bulunup bulunmadığı. Değerlendirme: Mahkeme, davacının TMK m.506'da sayılan saklı paylı mirasçılardan olmadığını, bu nedenle tenkis davası açma hakkının bulunmadığını saptamıştır. Sonuç: Yerel mahkemenin red kararı usul ve yasaya uygun bulunarak davacının temyiz itirazları reddedilmiş ve hüküm onanmıştır.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Hizmet

TMK 506, miras hukuku kapsamında saklı pay konusunu düzenler.

veraset ve tenkis davalarında profesyonel destek

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!