TMK Madde 480 Vasiliğin sürenin dolmasıyla sona ermesi

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 480, vasilik görevinin süre koşulu üzerinden sona erme rejimini tek fıkrada düzenler; vasiliğin kalıcı bir görev değil belirli bir süreyle bağlı bir görev olduğu temel ilkesini kurar.

Resmi Metin

Sürenin dolması

Madde 480- Vasilik görevi, uzatılmadığı takdirde, sürenin dolmasıyla sona erer.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, vasilik görevinin süre koşulu üzerinden sona erme rejimini tek fıkrada düzenler; vasiliğin kalıcı bir görev değil belirli bir süreyle bağlı bir görev olduğu temel ilkesini kurar. Hüküm iki şartı birlikte arar: bir yandan atama anında belirli bir vasilik süresinin saptanmış olması, diğer yandan bu sürenin dolduğu sırada uzatma kararı verilmemiş olması. Her iki şart birlikte gerçekleşirse görev sürenin dolmasıyla kendiliğinden sona erer; ek bir karara gerek bulunmaz. Yapısal mantık vasilik kurumunu süreli bir hizmet olarak konumlandırmak, böylece görevdeki kişinin görevini gönüllü ve sınırlı bir kamu hizmeti şeklinde sürdürmesini sağlamaktır. Süre dolduğunda vasi otomatik olarak yükümlülükten çıkar, vesayet makamı süreyi uzatma yönünde irade beyan etmedikçe görev devam etmez. Bu rejim hem vasinin hem vesayet altındaki kişinin uzun süreli ve denetimsiz bağlanmaktan kurtulmasına olanak verir ve düzenli denetim noktaları yaratır. Hüküm önceki 424 üncü maddenin karşılığıdır; esaslı bir hüküm değişikliği olmaksızın arılaştırma yoluyla yeniden kaleme alınmıştır.

Gerekçe

Eski Kanunun 424 üncü maddesini karşılamaktadır.

Hüküm değişikliği yoktur. Arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2011/20102 K. 2012/15350 Bozma

Vasilik görevi süresinin dolmasıyla sona erdiğinde (TMK m.480), mevcut vasiye tebligat yapılıp TMK m.456 uyarınca kaçınma hakkını kullanıp kullanmayacağı sorulmalı, gerektiğinde yeni vasi atanmalıdır.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, akıl hastalığı nedeniyle TMK m.405 uyarınca daha önce kısıtlanıp kendisine vasi atanmış bir kişi için yeniden kısıtlama ve farklı bir kişinin vasi atanması istemine ilişkindir; mahkeme talebi reddetmiş, Yargıtay hükmü bozmuştur. Daire, hâlihazırda kısıtlı olan kişinin tekrar kısıtlanamayacağını, bu nedenle kısıtlama isteminin konusunun kalmadığını, önceki vasiden farklı kişinin vasi atanması da istendiğinden talebin gerçekte "kısıtlının vasisinin değiştirilmesi" olarak nitelendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca mahkemenin, vasinin değiştirilmesiyle birlikte istenen bakım merkezine yerleştirme yetki ve izni talebini hiç incelemediği saptanmıştır. Daire, mevcut vasi A.A.'ya durumu bildirir tebligat yapılıp davaya katılımının sağlanmasını ve TMK m.456 ile m.480 çerçevesinde inceleme yapılmasını gerekli görmüştür; bu kapsamda vasiye görevden kaçınma hakkını kullanıp kullanmayacağının sorulması, yeni vasi atanmasının gerekip gerekmediğinin ve vasi adayının göreve ehil olup olmadığının değerlendirilmesi, durumun gerektirmesi hâlinde başka bir kişinin de vasi atanabileceğinin göz önünde bulundurulması gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2011/13901 K. 2012/7220 Bozma

Kısıtlının mevcut vasisine tebligat yapılarak davaya katılımı sağlanmalı; Türk Medeni Kanunu'nun 456 ve 480. maddeleri çerçevesinde inceleme yapılıp vasinin görevden kaçınma hakkını kullanıp kullanmayacağı kendisine sorulmalıdır.

Detaylı özeti gör

Akıl hastalığı nedeniyle bir kişinin TMK m.405 uyarınca kısıtlanması ve gösterilen adayın vasi atanması talep edilmiş; ancak kişinin daha önce başka bir mahkeme kararıyla zaten m.405 uyarınca kısıtlanıp kendisine vasi atandığı anlaşılınca, yeniden kısıtlama mümkün olmadığından talebin gerçekte mevcut vasiden farklı birinin atanması istendiği için "kısıtlının vasisinin değiştirilmesi" niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Yerel mahkeme talebi kesin hüküm nedeniyle reddetmiş ve vasinin değiştirilmesi isteği yönünden hiçbir inceleme yapmadığından hüküm bozulmuştur. Bozma gerekçesinde, kısıtlının mevcut vasisine durumu bildirir tebligat yapılarak davaya katılımının sağlanması ve TMK m.456 ile m.480 çerçevesinde inceleme yürütülmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu inceleme kapsamında mevcut vasiye görevden kaçınma (çekilme) hakkını kullanıp kullanmayacağı sorulmalı, yeni bir vasi atanmasının gerekip gerekmediği ve vasi adayının bu göreve ehil olup olmadığı değerlendirilmeli; durumun gerektirmesi hâlinde bir başka kişinin de vasi olarak atanabileceği gözetilmelidir.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!