TMK Madde 41 Doğum ve bulunmuş çocuklara ilişkin bildirme

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 41, doğumlara ilişkin bildirimlerin ve bulunmuş çocuklara ilişkin işlemlerin usulünü düzenlemektedir.

Resmi Metin

Bildirme

Madde 41- Doğumlara ilişkin bildirimler ve kimliği bilinmeyen bulunmuş çocuklar hakkındaki işlemler ilgili kanun hükümlerine göre yapılır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, doğumlara ilişkin bildirimlerin ve bulunmuş çocuklara ilişkin işlemlerin usulünü düzenlemektedir. Doğumlara ilişkin bildirimler ve kimliği bilinmeyen bulunmuş çocuklar hakkındaki işlemler ilgili kanun hükümlerine göre yapılır. Bu düzenleme, doğum bildiriminin ayrıntılarını ve sürelerini Medeni Kanun yerine özel kanun hükümlerine bırakarak düzenleme ekonomisi sağlamaktadır. Bulunmuş çocuklar bakımından da kimliğin tespiti ve sicile kaydedilmesi konuları özel kanunlara havale edilmiştir.

4721 sayılı Kanun’un gerekçesinde, doğum kütüğü ve doğumun bildirilmesi konusunda Nüfus Kanunu hükümlerinin uygulanacağının göz önünde tutulduğu ve maddenin bu nedenle yürürlükteki metinden farklı biçimde düzenlendiği belirtilmiştir. Madde, Medeni Kanun ile Nüfus Kanunu arasında yetki paylaşımını netleştirmekte ve mükerrer düzenlemeyi önlemektedir.

Gerekçe

Doğum kütüğü ve doğumun bildirilmesi konusunda 1587 sayılı Nüfus Kanunu hükümlerinin uygulanacağı göz önünde tutularak madde yürürlükteki metinden farklı bir şekilde düzenlenmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2.HD E. 2008/5650 K. 2009/10465 Bozma

Kimliği bilinmeyen bulunmuş çocuğun nüfusa tescili, TMK m.41'in yollamasıyla nüfus mevzuatına göre yapılan idari bir işlemdir; ana ile soybağı doğumla kendiliğinden kurulduğundan, bu kayda esas annelik tespiti istemi soybağı davası olmayıp aile mahkemesinin görevine girmez.

Detaylı özeti gör

Bekar olan davacı, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü lojmanlarının kapısı önünde bulunarak valilik oluruyla kuruma ait çocuk yuvasına alınan ve müdürlüğün bildirimi üzerine nüfus kütüğüne "bulunmuş çocuk" olarak idarece tescil edilen, adı ile ana ve baba adı nüfus müdürlüğünce verilmiş 26.06.2006 doğumlu çocuğun, evlilik dışı ilişkisinden doğan kendi çocuğu olduğunu ileri sürerek annesi olduğunun tespitini istemiştir. Daire, çocuk hakkında 2828 sayılı Kanun uyarınca mahkemece verilmiş bir koruma kararı ya da 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu uyarınca çocuk hakimince alınmış koruyucu ve destekleyici bir tedbir kararı bulunmadığını saptamış; gerçekleşen bu hukuki duruma göre davayı, TMK m.41 ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.19 uyarınca idarece tescil edilmiş nüfus kaydının iptali ve düzeltilmesine esas teşkil etmek üzere açılmış annelik tespiti istemi olarak nitelendirmiştir. Bulunmuş çocukla ana arasındaki soybağı doğumla kendiliğinden kurulduğundan ve bunun için bir hükme gerek bulunmadığından (TMK m.282/1), istenen hükümle yalnızca çocuğu doğuran kadının davacı olduğu hususunun açıklığa kavuşacağı; dolayısıyla davanın soybağı hukukuyla ilgisi bulunmadığı ve 4787 sayılı Kanun m.4'te gösterilen davalardan olmadığı belirtilmiştir. Asliye mahkemesi görevli olduğundan, işin esası incelenerek hüküm kurulması yerine görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!