TMK Madde 302 Babalık karinesi

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TMK 302, babalık davasında uygulanacak karineyi ve davalının bu karineye karşı savunma yollarını düzenler.

Resmi Metin

Karine

Madde 302- (1) Davalının, çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzsekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması, babalığa karine sayılır.

(2) Bu sürenin dışında olsa bile fiilî gebe kalma döneminde davalının ana ile cinsel ilişkide bulunduğu tespit edilirse aynı karine geçerli olur.

(3) Davalı, çocuğun babası olmasının olanaksızlığını veya bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla olduğunu ispatlarsa karine geçerliliğini kaybeder.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, babalık davasında uygulanacak karineyi ve davalının bu karineye karşı savunma yollarını düzenler. Birinci fıkraya göre davalının, çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzsekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması, babalığa karine sayılır. İkinci fıkrada bu sürenin dışında olsa bile fiili gebe kalma dönemine isabet eden cinsel ilişki tespit edilirse aynı karinenin geçerli olacağı düzenlenmiştir; böylece kritik dönem sınırı katı bir engel olmaktan çıkarılmıştır. Üçüncü fıkra davalıya iki savunma yolu tanır: çocuğun babası olmasının olanaksızlığını ispat veya bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha yüksek olduğunu ispat. Bu ispatlardan biri başarılırsa karine geçerliliğini kaybeder. Avukatlık pratiğinde davacı için DNA incelemesi en güçlü delildir; davalı için ise kritik dönemde ayrı yaşama, hastalık ya da fiziksel olanaksızlık gibi olguları belgeleyen kayıtlar savunmanın temelini oluşturur.

Gerekçe

Eski Kanunun 301 inci maddesini karşılamaktadır ve içerik olarak hem İsviçre Medeni Kanununun 262 nci maddesinin hem de onu örnek alan 1984 tarihli Öntasarının 288 inci maddesinin aynısı olmakla birlikte ifade farklılıkları taşımaktadır. Maddenin ilk iki fıkrasında babalık karinesi düzenlenmiştir. Birinci fıkrada, esasen, yürürlükteki metnin birinci fıkrasındaki karine tekrar edilmektedir. Böylece, davalının çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzsekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması, onun babalığına bir karine oluşturacaktır. İkinci fıkrada ise, yürürlükteki metinde yer almayan bir hususa açıklık getirilmektedir. Buna göre, birinci fıkrada belirlenen kritik devrenin dışında olsa bile, davalının ana ile fiili gebe kalma döneminde cinsel ilişkide bulunduğu tespit edilirse, aynı karine yine geçerli olacaktır.

Üçüncü fıkra, yürürlükteki maddenin son cümlesinde yer alan ve “ciddi şüphe” savunması olarak adlandırılan savunmaya ilişkin belirsizliği ortadan kaldıran açık bir ifadeyle kaleme alınmıştır. Fıkrada, davalının, çocuğun babası olmasının olanaksızlığını veya bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla olduğunu kanıtlaması durumunda, ilk iki fıkrada düzenlenen karinenin geçerliliğinin kaybolacağı hükme bağlanmıştır.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2006/13758 K. 2007/5617 Bozma

Babalık davasında, davalının çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzsekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması TMK m.302 uyarınca babalığa karine sayılır; mahkemenin bu karineyi gözeterek karar vermesi gerekir, eksik inceleme ile hüküm kurulması…

Detaylı özeti gör

Babalık (soybağının tespiti) davasında uyuşmazlık, TMK m.302'deki babalık karinesinin uygulanması bakımından gerekli biyolojik delillerin (kan/doku örnekleri) toplanmadan eksik incelemeyle hüküm kurulup kurulamayacağına ilişkindir; somut olayda davalı duruşmalara katılmamış, test için yapılan tebligat ise komşuya iletilip imzası alınmadığından geçersiz kabul edilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, m.302 uyarınca davalının çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü ile yüzsekseninci gün arasında (veya bu sürenin dışında olsa bile fiilî gebe kalma döneminde) ana ile cinsel ilişkide bulunmasının babalığa karine sayıldığını, davalının ise çocuğun babası olmasının olanaksızlığını yahut üçüncü bir kişinin baba olma olasılığının daha yüksek olduğunu ispatlayarak karineyi çürütebileceğini vurgulamıştır. Bu çerçevede mahkemenin davacı, küçük ve davalıdan usulüne uygun kan veya doku örnekleri alıp gerekli testleri yaptırması ve tüm delilleri birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunarak hüküm BOZULMUŞ, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2024/2787 K. 2024/5954 Onama

Bu kararda 4721 sayılı TMK m.302, babalık davasına ilişkin m.301, 303 ve 304 ile birlikte, babalık davasının yasal çerçevesini oluşturan hükümlerden biri olarak (toplu/çerçeve atıf biçiminde) anılmıştır.

Detaylı özeti gör

Çocuk tarafından murisin mirasçılarına karşı açılan ve babalığın hükmen tespitine ilişkin bu davada uyuşmazlık, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı noktasında toplanmış; yerel mahkeme davayı hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle reddetmiş, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de bu kararı ONAMIŞTIR. Daire, gerekçesinde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.07.2024 tarihli (2023/2-422 E., 2024/370 K.) ilamına dayanarak, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından önce davacının davasını hak düşürücü sürede açmadığının anlaşıldığını ve kararın usul ve kanuna uygun olduğunu, temyiz nedenlerinin bozmayı gerektirmediğini belirtmiştir. TMK m.302, kararda doğrudan tartışma konusu olmamış; babalık davasının yasal çerçevesini oluşturan m.301, 303 ve 304 ile birlikte "İlgili Hukuk" başlığı altında toplu/çerçeve atıf biçiminde, davanın hukuki dayanağını oluşturan hükümlerden biri olarak anılmıştır. Davacının temyiz sebebi olarak ileri sürdüğü "uygulanan kanun hükmünün iptal edildiği" yönündeki iddia, AYM iptal kararının davacının davasını açtığı tarihten sonraya rastlaması nedeniyle sonuca etkili görülmemiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2024/1866 K. 2024/2931 Onama

TMK m.302, davalının çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzsekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olmasını babalığa karine sayar.

Detaylı özeti gör

2. Hukuk Dairesi, anne tarafından çocuk adına açılan babalığın hükmen tespiti davasında, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne, babalığın tespitine, tedbir/iştirak nafakasına ve toplam 7.814,37 TL tazminata ilişkin (bozmaya uyularak verilen) kararını, hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı ve önceki bozma kararı gereğince hüküm verildiği gerekçesiyle ONAMIŞTIR. Karar, "İlgili Hukuk" bölümünde TMK m.301, 302, 303 ve 304'ü babalık davasına ilişkin maddî hukuk çerçevesi olarak birlikte anmakta; bu maddelerden hiçbirini, m.302 dahil, tek başına ayrıntılı biçimde tartışmamaktadır. Bu çerçevede TMK m.302, davalının çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzsekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olmasını babalığa karine sayan hükümdür. Somut olayda babalık ATK/DNA raporuyla doğrudan saptandığından Daire, esasa ilişkin bir hukuka aykırılık görmeyerek temyiz itirazlarını reddetmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2024/277 K. 2024/2812 Kısmi

Davalının doğum öncesi 300-180. gün ya da fiilî gebe kalma döneminde ana ile cinsel ilişkisi babalık karinesidir; davalı olanaksızlığını veya üçüncü kişinin üstün babalık olasılığını ispatlarsa karine çürür.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, babalığın hükmen tespiti istemine (TMK m.301-304) ilişkin olup; davanın kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı, hükme esas alınan DNA ve doğum gideri bilirkişi raporlarının elverişliliği, bozma ilamına uygunluk ile çocuk yararına nafakaya hükmedilmesinin yasal şartları ve miktarı noktalarında toplanmıştır. İlk Derece Mahkemesi, bozmaya uyarak Adli Tıp Kurumu raporuyla davalının babalığının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, babalığın tespitine, dava tarihinden itibaren aylık 1.500 TL iştirak nafakasına ve kısmen (6.509,20 TL) maddî tazminata hükmetmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise kararı, tedbir nafakasına hükmedilmemesi ve iştirak nafakası miktarının azlığı yönlerinden BOZMUŞ; davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarını reddederek kararın bozma kapsamı dışındaki bölümlerini ONAMIŞTIR. Bozmanın gerekçesi, çocuk yararına nafakaya hükmedilirken dava tarihinden hükmün kesinleşmesine kadar tedbir, kesinleşmeden itibaren ise iştirak nafakasına hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren iştirak nafakasına hükmedilmiş olması ve TMK m.4 hakkaniyet ilkesi gözetilerek takdir edilen miktarın çocuğun ihtiyaçları ile tarafların sosyal-ekonomik durumuna göre az bulunmasıdır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2023/7379 K. 2024/1005 Onama

TMK m.302'ye göre çocuğun doğumundan önceki 300 ile 180. gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunulması babalığa karine sayılır; babalık tespit edilince çocuk yararına iştirak nafakasına hükmedilir.

Detaylı özeti gör

Dava, babalığın hükmen tespiti ile evlilik dışı doğan çocuk yararına nafaka istemine ilişkin olup; bu aşamadaki uyuşmazlık, bozma ilamı gereğince çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakası miktarının (aylık 750,00 TL) bozmanın amacına uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesinin bozmaya uyularak verdiği kararda hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozma kararı gereğince hüküm verildiği gerekçesiyle, davacı vekilinin nafaka miktarının yetersizliğine yönelik temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek kararın ONANMASINA karar vermiştir; karardaki "bozma" geçmiş aşamaya (Dairenin 30.03.2023 tarihli, iştirak nafakası miktarı yönünden verdiği önceki bozma) işaret eder, son temyizin sonucu ise onamadır. Babalık, İzmir Adli Tıp Kurumu raporuyla davalıya ait olduğu ispatlanarak kabul edilmiş; karar, soybağı/babalık karinesinin (TMK m.302) esastan tartışılmasından ziyade tespit sonrasında çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakasının miktarına ilişkin denetimle sınırlı kalmıştır. İlgili hukuk olarak 4721 sayılı Kanun'un 182, 301, 302, 303 ve 304 üncü maddeleri ile 6100 sayılı HMK'nın 369, 370 ve 371 inci maddeleri anılmıştır.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!