TMK Madde 186 Konutun seçimi, birliğin yönetimi ve giderlere katılma

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TMK 186, birinci fıkrası uyarınca eşler oturacakları konutu birlikte seçerler; aile konutunun belirlenmesi her iki eşin ortak iradesine bağlanmıştır.

Resmi Metin

Konutun seçimi, birliğin yönetimi ve giderlere katılma

Madde 186- (1) Eşler oturacakları konutu birlikte seçerler.

(2) Birliği eşler beraberce yönetirler.

(3) Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde 186 birinci fıkrası uyarınca eşler oturacakları konutu birlikte seçerler; aile konutunun belirlenmesi her iki eşin ortak iradesine bağlanmıştır. Bu hüküm, konut tercihinde her iki eşin müşterek değerlendirmesini şart koşmakta; kadın-erkek eşitliği bu kuralın dayandığı esastır.

İkinci fıkra uyarınca birliği eşler beraberce yönetirler; birliğin yönetimine ilişkin kararlarda her iki eşin iradesi birlikte tezahür eder. Birlik yönetiminde her iki eşe eşit söz hakkı tanınmıştır.

Üçüncü fıkra, birliğin giderlerine katılım yükümlülüğünü her iki eşe yüklemekte ve katılım ölçüsünü “güçleri oranında” formülüyle belirlemektedir. Eşler bu giderlere hem emekleriyle hem de malvarlıklarıyla katılabilirler. Gerekçeye göre meslek ya da sanat icra etmeyen, ancak emeğini doğrudan evlilik birliğine harcayan eşin katkısı da maddi katkı kapsamında değerlendirilir.

Gerekçe

Bu madde ile eşlerin birlikte oturacakları konutun seçimi, evlilik birliğini yönetmeleri ve birliğin giderlerine katılmak konuları düzenlenmiştir.

Türkiye’nin de taraf olduğu Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesine İlişkin Anlaşma’da kadının yerleşim yerini seçme konusunda erkek ile eşit haklara sahip olduğu öngörülmüştür. Bu nedenle konutun seçimini kocaya tanıyan yürürlükteki hüküm İsviçre Medeni Kanununun yeni 162 nci maddesinde olduğu gibi değiştirilmiş, eşlerin bu seçimi birlikte yapmaları sağlanmış, böylece yürürlükteki hükümle konutun seçiminde kadına nazaran üstün konuma getirilmiş olan kocanın tek başına konutu seçmesi olanağı ortadan kaldırılmıştır.

Kadın erkek eşitliğini sağlamak üzere “koca, birliğin reisidir.” hükmü kaldırılmış, evlilik birliğinin yönetiminde de eşlere eşit söz hakkı tanınmış ve eşlerin evlilik birliğini birlikte yönetmeleri kabul edilmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrası ile eşlerin evlilik birliğinin giderlerine katılma konusunda da eşitlik ilkesi öngörülmüştür. Kadın ve çocukların infak ve iaşesinin kocaya ait olduğuna ilişkin hüküm, İsviçre Medeni Kanununun 163 üncü maddesine paralel bir şekilde değiştirilmiş, her iki eşin de bu giderlere katılmak zorunda olduğu kabul edilmiştir. Giderlere katılmada ölçü olarak eşlerin “güçleri” esas alınmıştır. Bu katılma eşlerin emeklerini ya da malvarlıklarını ortaya koyması şeklinde öngörülmüştür. Böylece bir meslek ya da sanat sahibi olmamasına rağmen, kendi emeğini evlilik birliğine harcayan eşin de katkısı, maddi katkı şeklinde değerlendirilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş HGK içtihatları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2012/707 K. 2013/303 Onama
Tazminat Kusur Ortak Hayat

Eşler evlilik birliğini beraberce yönetir ve giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılırlar (TMK m.186/2-3); boşanmada bu emek ve malvarlığı katkısının yitirilmesi mevcut menfaatin ihlali sayılarak maddi tazminatın değerlendirilmesinde esas alınır.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Tam kusurlu kocaya karşı kusursuz kadın yararına hükmedilen 20.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın fahiş olup olmadığı. Değerlendirme: Tarafların ekonomik-sosyal durumları, kusur dereceleri ve eşe uygulanan şiddetin kişilik haklarına saldırı oluşturması karşısında; eşlerin birliği beraberce yönetme ve giderlere katılma yükümlülüğünden doğan menfaat de gözetilerek takdir edilen miktar yerinde bulunmuştur. Sonuç: Direnme kararının onanmasına oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/1056 K. 2019/1146 Bozma
Nafaka Fiili Ayrılık Ortak Hayat Usul

TMK m.186/son uyarınca eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılmakla yükümlü olup, tedbir nafakası miktarı belirlenirken eşlerin ekonomik güçleri ve müşterek yaşamdaki yaşam düzeyi gözetilerek sosyo-ekonomik durum yeterince araştırılmalıdır.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Ayrı yaşamada haklılığa dayalı tedbir nafakası talebinde nafaka miktarının tespiti için davalının sosyo-ekonomik durumuna ilişkin araştırmanın yeterliliği ve Özel Daire bozma kararının temyiz edenin sıfatıyla uyumu. Değerlendirme: Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında katılır (TMK m.186/son); davalı kocanın sosyo-ekonomik durumu tapu, bordro ve banka kayıtlarıyla yeterince araştırılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulmuştur, ayrıca bozma kararındaki davalı aleyhine cümle çıkarılmalıdır. Sonuç: Direnme kararı değişik gerekçeyle bozulmuş, bozma kararından bir cümle çıkarılmıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/2427 K. 2020/262 Direnme Bozuldu
Kusur Nafaka Tanıkla İspat

Boşanma davasında hâkim, davanın devamı süresince eşlerin barınmasına (TMK m.186/1) ve giderlere katılmaya ilişkin geçici önlemleri re'sen almak zorunda olup, tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilerek dava tarihinden geçerli tedbir nafakasına hükmedilmelidir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Eşit kusurlu, geliri/malvarlığı olmayan kadın lehine yoksulluk nafakası ile asıl dava tarihinden geçerli tedbir nafakasına hükmedilip hükmedilemeyeceği. Değerlendirme: HGK, her iki eşin de sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını, dolayısıyla eşit kusurlu olduklarını; geliri ve malvarlığı bulunmayan kadının boşanmayla yoksulluğa düşeceğini kabul etmiş, hatalı kusur belirlemesine bağlı nafaka reddini yasaya aykırı bulmuştur. Sonuç: Direnme kararı kusur belirlemesi, yoksulluk ve tedbir nafakası yönünden bozulmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2014/1059 K. 2015/2887 Onama
Tazminat Kusur

TMK m.186/3 uyarınca eşlerin birliğin giderlerine emek veya malvarlığıyla sağladığı katkı ve desteğin boşanmayla yitirilmesi, maddi tazminata esas mevcut menfaatin ihlalini oluşturur.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Kesinleşen ilk boşanma davası karşısında, farklı maddi olaya (çocuğa cinsel istismar) dayanılarak açılan ikinci boşanma davasındaki TMK m.174/1-2 maddi ve manevi tazminat taleplerinin esastan incelenip incelenemeyeceği. Değerlendirme: Boşanmanın ferî sonucu olan tazminat talepleri boşanmaya bağlıdır; ilk dava kesinleşince ikinci boşanma ve ona bağlı ferî tazminat talepleri konusuz kalır. Sonuç: Direnme kararının ONANMASINA, oyçokluğuyla karar verildi.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!