Tamamen ıslah edilen dava ilk davanın devamı sayıldığından, evliliğin iptali (nispi butlan) istemi ıslahla ileri sürülse de TMK m.152'deki hak düşürücü süre ıslah tarihine göre değil ilk dava tarihine göre belirlenir.
Detaylı özeti gör
Davacı koca, 12.11.2011 tarihli evlilik sonrası 19.12.2011'de TMK m.166/1 uyarınca boşanma davası açmış, 07.05.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle davasını TMK m.149/2 kapsamında evliliğin iptaline (nispi butlan) dönüştürmüş; yerel mahkeme iptal isteminin ileri sürüldüğü ıslah tarihini esas alarak TMK m.152'deki hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, öğreti ve yerleşik içtihat doğrultusunda davanın tamamen ıslahında yeni bir dava açılmış sayılmayacağını, tamamen ıslah edilen davanın ilk açılan davanın devamı niteliğinde olduğunu, bu nedenle hak düşürücü sürenin ilk davanın açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Evlenme 12.11.2011, ilk dava ise 19.12.2011 tarihli olduğundan dava süresinde sayılmış, mahkemenin iptal davasının esası hakkında karar vermesi gerekirken usulden reddetmesi doğru görülmemiştir. Daire ayrıca "kabule göre" yaptığı değerlendirmede, kararın gerekçesinde davacının delilleri toplanmadan esastan ret yönünde ifade bulunmasıyla hüküm fıkrasındaki hak düşürücü süreden ret arasında çelişki yaratıldığını da saptamış; ancak hüküm yalnızca 1. bentte gösterilen sebeple BOZULMUŞTUR.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe