Kefalet sözleşmesinin fer'îliği, kefilin alacaklıya karşı asıl borçludan daha ağır şartlarda sorumlu tutulmamasını gerektirir; kefil, asıl borçlunun ifadan kaçınmasını sağlayan savunma araçlarından kural olarak yararlanır ve hesap özetinin dayanağı olan belgelerdeki imzaların asıl borçluya ait olmadığını ileri sürerek kefalet sorumluluğunun o miktar bakımından geçerli olmadığını savunabilir.
Detaylı özeti gör
Alacaklı varlık yönetim şirketi, bir bankanın 15.12.2006 tarihli ticari nitelikli taşıt kredi sözleşmesinden doğan alacağını 24.12.2012 tarihli temliknameyle devraldığını, banka tarafından keşide edilen 27.10.2010 tarihli noter hesap kat ihtarnamesinin kredi sözleşmesinin müteselsil kefiline 01.11.2010 tarihinde tebliğ edildiğini ve bir ay içinde itiraz edilmediğini belirterek kefil hakkında başlattığı takibe yapılan itirazın kaldırılmasını istedi. İcra hukuk mahkemesi, kat ihtarının sözleşmedeki ticaret unvanı yerine bizzat borçlu adına çıkarıldığı ve ihtarnamede bir aylık itiraz süresinin gösterilmediği gerekçesiyle belgenin İİK m.68/1 kapsamında sayılamayacağını belirterek istemi reddetti; Özel Daire kararı bozdu, mahkeme dürüstlük kuralına dayanarak direndi. Hukuk Genel Kurulu, itiraz süresinin ihtarnamede gösterilmesinin zorunlu olmadığını ve kefil ile krediyi kullanan tarafın takip hukukunda aynı statüde bulunduğunu belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozdu.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe