TBK Madde 590 Kefilin sorumluluğu: b. Kefilin takibi

Özet 4 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 590, kefilin takibini düzenler: borçlunun iflası sebebiyle asıl borç daha önce muaccel olsa bile, belirlenen vadeden önce kefile karşı takibat yapılamaz; kefil, bütün kefalet türlerinde ayni güvence göstererek hâkimden, mevcut rehinler paraya çevrilinceye ve borçlu aleyhine kesin aciz belgesi alınıncaya veya konkordato kararına kadar kendisine yöneltilen takibin durdurulmasını isteyebilir.

Resmi Metin

b. Kefilin takibi

Madde 590- (1) Borçlunun iflası sebebiyle asıl borç daha önce muaccel olsa bile, belirlenen vadeden önce kefile karşı takibat yapılamaz.

(2) Bütün kefalet türlerinde kefil, ayni güvence karşılığında hâkimden, mevcut rehinler paraya çevrilinceye ve borçlu aleyhine yapılan takip sonucunda kesin aciz belgesi alınıncaya veya konkordato kararına kadar kendisine karşı yöneltilen takibin durdurulmasına karar verilmesini isteyebilir.

(3) Asıl borcun muaccel olması, alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildirimde bulunmasına bağlıysa, kefalet borcu için bu süre, bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlar.

(4) Yerleşim yeri yabancı bir ülkede olan borçlunun borcunu ödemesi, döviz işlemleri veya havale ile ilgili yasaklar gibi sebeplerle, o yabancı ülkenin yasal düzenlemeleri gereği imkânsız hâle gelmiş veya sınırlandırılmışsa, yerleşim yeri Türkiye’de olan kefil, takibe bu sebeple itiraz edebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.590, kefili koruyan iki önemli kalkan sunar. Birincisi vade güvencesidir: borçlunun iflası asıl borcu normalde hemen istenebilir hale getirse bile, alacaklı kefili erkenden takip edemez. Kefil, borç için kararlaştırılmış olan vade gelene kadar korunur; iflasın yarattığı erken muacceliyet kefile karşı işlemez. İkincisi ek bir imkândır: her tür kefalette kefil, kendisi ayni bir güvence (teminat) göstererek hâkimden, kendisine yönelen takibin durdurulmasını isteyebilir. Bu durdurma; mevcut rehinler paraya çevrilinceye, borçlu hakkındaki takipten kesin aciz belgesi alınıncaya veya konkordato kararı verilinceye kadar sürer. Yani bu, alacaklıyı doğrudan “önce borçluya başvur” diye zorlayan bir def’i değil; kefilin teminat göstermesi karşılığında elde ettiği geçici bir koruma kalkanıdır. Ayrıca asıl borcun muacceliyeti önceden süreli bir bildirime bağlıysa, kefalet bakımından bu süre, bildirim kefile ulaştığı anda işlemeye başlar.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 590. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 491 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının dört fıkradan oluşan 590 ıncı maddesinde, alacaklının kefili takibi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 491 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. Muacceliyet” şeklindeki ibare, Tasarıda “b. Kefilin takibi” şekline dönüştürülmüştür.

Maddenin birinci fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 491 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde olduğu gibi, borçlunun iflası nedeniyle asıl borç muaccel hale gelse bile, kefile karşı, vadeden önce takibat yapılamayacağı belirtilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 491 inci maddesinin birinci cümlesinde kullanılan “icbar olunamaz” şeklindeki ibare, dava ve icra takibini kapsamak üzere “takibat yapılamaz” şeklinde ifade edilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Buna göre, bütün kefalet türlerinde kefilin ayni güvence karşılığında hakimden, mevcut rehinler paraya çevrilinceye ve borçlu aleyhine yapılan takip sonucunda kesin aciz belgesi alınıncaya veya konkordato kararına kadar kendisine karşı yöneltilen takibin durdurulmasına karar verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrasına göre, 818 sayılı Borçlar Kanununun 491 inci maddesinin ikinci ve son cümlelerinde öngörüldüğü gibi, asıl borcun muaccel olması, alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildirimde bulunmasına bağlıysa, kefalet borcu için bu süre, bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlayacaktır.

Maddenin son fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Bu fıkrada, yerleşim yeri yabancı ülkede olan borçlunun borcunu ödemesi, döviz işlemleri veya havale ile ilgili yasaklar gibi sebeplerle, o yabancı ülkenin yasal düzenlemeleri gereği imkansız hale gelmiş veya sınırlandırılmışsa, yerleşim yeri Türkiye’de olan kefilin, takibe bu sebeple itiraz edebileceği kabul edilmiştir.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 501 inci maddesi göz önünde tutulmuştur.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.590 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2025/1371 K. 2025/1547 Karar Verilmesine Yer Olmadığı

Kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasında davacı taraf, taşınmazını ayni teminat göstererek TBK m.590/2 uyarınca kendisine yönelen icra takibinin durdurulmasını istemiş; daire, aynı ara kararın başka dosyada istinafen incelenmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında davacılar icra takibinin durdurulmasını, aksi kanaate varılması halinde TBK m.590/2 uyarınca ayni teminat karşılığında takibin durdurulmasını istemiş; ilk derece mahkemesi İİK m.72/3 uyarınca takibin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulamayacağını ve takipte kefalete dayalı bir işlem bulunmadığını belirterek talebi ara kararla reddetmiştir. İstinaf incelemesinde, tek istinaf dilekçesi üzerine ilk derece mahkemesince iki ayrı istinaf formu düzenlendiği ve aynı ara kararın iki ayrı dosya olarak daireye gönderildiği, dilekçenin dairenin diğer esasına kayıtlı dosyasında karara bağlandığı anlaşılmıştır. Daire, aynı ara kararın istinafen incelenmiş olması nedeniyle bu dosya bakımından yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!