Yıllık ücretli izin ücretini düzenleyen hüküm genel kanunda yer alır; işçinin tabi olduğu özel kanun sözleşmenin sona ermesinde ödenecek izin ücretini kendi koşullarıyla düzenlemiş ve bu konuda bir boşluk bırakmamışsa, genel kanun hükmüne dayanılarak izin ücretine hükmedilemez; uyuşmazlık özel kanunun kendi düzenlemesine göre çözülür.
Detaylı özeti gör
Davacı, davalı şirketin dahil olduğu grup şirketlerinde 20.02.2001 ile 29.07.2016 tarihleri arasında gemiadamı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan ve altı günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti istemiştir. Davalı, davacının gemide ikinci kaptana bıçakla saldırdığını, feshin 854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca yapıldığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi feshi süresinde görmeyerek davayı kısmen kabul etmiş; Bölge Adliye Mahkemesi feshi haklı ve süresinde saymakla birlikte 6098 sayılı Kanun'un 425. maddesini uygulayarak yıllık izin ücretine hükmetmiştir. Daire, 854 sayılı Kanun'un 40. maddesinin son fıkrasının izin ücretini yalnızca 14. maddenin II, III ve IV numaralı bentlerine göre sona eren sözleşmelerle sınırladığını, özel kanunda bu konuda boşluk bulunmadığından genel kanuna dayanılamayacağını belirterek kararı bozmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe