TBK Madde 335 Kira sonunda geri verme: Kiralananın gözden geçirilmesi ve kiracıya bildirme

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 335, kiraya veren geri verme sırasında kiralananın durumunu gözden geçirir ve kiracının sorumlu olduğu eksiklik ve ayıpları ona hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır; bu bildirim yapılmazsa kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur. Ancak teslim alma sırasında olağan incelemeyle belirlenemeyecek eksiklik ve ayıplarda kiracının sorumluluğu devam eder; kiraya veren bu tür ayıpları belirlediğinde de kiracıya hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır.

Resmi Metin

Kiralananın gözden geçirilmesi ve kiracıya bildirme

Madde 335- Kiraya veren, geri verme sırasında kiralananın durumunu gözden geçirmek ve kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri ve ayıpları ona hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır. Bu bildirim yapılmazsa, kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur. Ancak, teslim alma sırasında olağan incelemeyle belirlenemeyecek olan eksikliklerin ve ayıpların varlığı hâlinde, kiracının sorumluluğu devam eder. Kiraya veren, bu tür eksiklikleri ve ayıpları belirlediğinde, kiracıya hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Geri verme anı, kiraya veren açısından gerçek bir refleks testidir: anahtarı teslim alırken kiralananı yerinde gözden geçirip kiracının sorumlu olduğu eksiklik ve ayıpları hemen ve yazılı bildirmeyen kiraya veren, normal incelemeyle görülebilecek hasarlar bakımından kiracıyı tamamen sorumluluktan kurtarır. Pratikte en çok kaybedilen dosyalar, “sonra hesaplaşırız” diyip depozitodan kesinti yapmaya kalkan, ancak elinde tarihli yazılı bildirim bulunmayan kiraya verenin dosyalarıdır.

İspat yükü burada kritik: kiraya veren bildirimi yaptığını, kiracı ise tartışma çıkarsa ayıbın olağan incelemeyle görülemez nitelikte olmadığını ileri sürer. Bu yüzden tutanağın iki tarafça imzalı, fotoğraflı ve tarihli olması altın kuraldır. Gizli ayıplar için TBK m.335 sorumluluğu sürdürür; ancak orada da kiraya veren ayıbı fark eder etmez yazılı bildirmek zorundadır, beklerse aynı hak kaybı doğar.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 335. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “II. Kiralananın gözden geçirilmesi ve kiracıya bildirme” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının tek fıkradan oluşan 334 üncü maddesinde, kiralananın geri verilmesi sırasında, kiraya verenin kiralananı gözden geçirme ve kiracıya bildirimde bulunma yükü düzenlenmektedir.

Madde ile, kiracının kiralananı geri verme borcunu gereği gibi ifası konusunda kiraya verenin sonradan ortaya çıkarabileceği çekişmelerin önlenmesi amaçlanmıştır. Kiraya veren, kiralananı teslim aldığında kiralananın durumunu gözden geçirecek; kiracının sorumluluğuna yol açacak nitelikte bir eksikliğin ve ayıbın varlığı halinde, bunu hemen, kiracıya yazılı olarak bildirecektir. Bu bildirimin yapılmaması, kiracıyı her türlü sorumluluktan kurtaracaktır. Öte yandan, teslim alma sırasında yapılacak olağan inceleme ile belirlenemeyecek nitelikteki eksikliklerden ve ayıplardan, kiracının sorumluluğu devam edecektir. Ancak, kiraya veren, bu nitelikteki eksiklik ve ayıpları sonradan belirlediği takdirde, durumu hemen kiracıya bildirecektir. Bu bildirim yükünün yerine getirilmemesi de, kiracının sorumluluktan kurtulması sonucunu doğuracaktır.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 267a maddesi göz önünde tutulmuştur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.335 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/94 K. 2024/822 Onama

Kiraya veren, kiralananın geri verilmesi sırasında kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri TBK m.335 uyarınca derhal yazılı olarak bildirmemişse ve kiralananın hor kullanıldığı da iddia edilmemişse, kiracı sorumluluktan kurtulur.

Detaylı özeti gör

Kiraya veren davacılar, sözleşmeyi erken feshederek taşınmazı tahliye eden davalı kiracı şirket aleyhine, bakiye kira ve aidat alacağı için başlattıkları icra takibine yönelik itirazın iptalini istemiştir. Davalı, statik sorunlar ve yaşanan olaylar nedeniyle ihtarla tahliye ettiğini, anahtarı 01.03.2017 tarihinde notere teslim ettiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, erken feshin haksız olduğunu, kiracının anahtar teslimine kadarki kira ile üç aylık makul süre bedelinden sorumlu tutulup depozito mahsubuyla önceden ödenen kira bedelleri yönünden davanın reddinin isabetli olduğunu belirterek hükmü oy birliğiyle onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/6502 K. 2022/548 Bozma

Kiraya veren, TBK m.335 gereğince geri verme sırasında belirlenen eksiklik ve ayıpları makul süre içinde kiracıya yazılı bildirdiğinde bildirim yükümlülüğünü yerine getirmiş olur; eski hale getirme tazminatı talebi esastan incelenir.

Detaylı özeti gör

Kiraya veren davacı, kiracı davalının kiralananda imara aykırı tadilat yapıp sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini ileri sürerek kira alacağı ile ıslahla 32.004 TL eski hale getirme bedelini istemiş; davalı, tadilatın sözleşmeye uygun olduğunu ve anahtarın davacının oğluna teslim edildiğini savunmuştur. Bölge adliye mahkemesi, teslimin usulüne uygun olmadığını kabul edip tahliye tarihini fiili hakimiyetin geçtiği 03/09/2012 olarak belirlemiş, ancak eski hale getirme tazminatı talebini reddetmiştir. Yargıtay, 03/10/2012 tarihinde davalıya tebliğ edilen bilirkişi raporunun TBK m.335'teki yazılı bildirim yerine geçtiğini ve davacının makul sürede bu yükümlülüğü yerine getirdiğini belirterek, talebin esastan incelenmesi gerektiği gerekçesiyle kararı davacı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2020/10233 K. 2020/7199 Bozma

Kiralananın geri verilmesinde olağan incelemeyle belirlenebilir nitelikteki hasar ve ayıpları kiraya veren makul süre içinde kiracıya yazılı olarak bildirmezse, kiracı sorumluluktan kurtulur ve kiraya veren hor kullanma tazminatı isteyemez.

Detaylı özeti gör

Davacı kiraya veren, kiraladığı taşınmazı davalı kiracının süresinden önce tahliye ettiğini ileri sürerek ödenmeyen kira, aidat ve hor kullanma tazminatının tahsilini istemiş; davalı ise 1.000 USD depozito alacağının kira borcuyla takas ve mahsubunu savunmuştur. Yerel mahkeme bilirkişi raporuyla makul süre kirası dahil toplam 12.401 TL'nin davalıdan tahsiline hükmetmiştir. Yargıtay, sözleşmede ödendiği belirtilen depozitonun mahsup edilmemesini, davalının takas-mahsup talebinin değerlendirilmemesini ve hükmün ehil olmayan bilirkişi raporuna dayandırılmasını isabetsiz bularak kararı davalı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/8140 K. 2018/4523 Bozma

TBK m.335 koşullarının oluşması için kiralananın yasal teslim tarihi ile kiraya verenin hor kullanmadan doğan yıpranma ve eski hale getirme gereğini kiracıya bildirdiği tarihin belirlenmesi gerekir; bu koşullar araştırılmadan hasar/hor kullanım bedeline hükmedilemez.

Detaylı özeti gör

Kiraya veren davacı, davalı kiracı şirketle imzalanan kira sözleşmesine konu taşınmazın 17.06.2014 tarihinde hasarlı iade edildiğini ileri sürerek 28.842 TL maddi tazminat istemiş, davalı ise taşınmazın hasarsız teslim edildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Sulh hukuk mahkemesi davayı kısmen kabul edip 15.655,90 TL tazminata hükmetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; hor kullanımdan doğan hasar bedeline hükmedilirken yasal teslim ile ayıpların bildirim tarihlerinin ve TBK m.335 koşullarının araştırılmadığını, davacının taşınmazdaki 1/2 payını 14.01.2014'te dava dışı üçüncü kişiye satması nedeniyle bedeli ancak payı oranında isteyebileceğini ve yaptırdığı tespit giderlerinin yargılama giderlerine eklenmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/299 K. 2017/2119 Bozma

TBK m.335 koşullarının oluşması için kiralananın yasal teslim tarihinin ve kiraya verenin, kiracıya taşınmazdaki hor kullanmadan kaynaklı yıpranma ile eski hâle getirilecek tadilatları ne zaman yazılı bildirdiğinin belirlenmesi gerekir.

Detaylı özeti gör

Otel malikleri, kiracı şirketin taşınmazı mimari projeye aykırı tadilat ve hor kullanmayla yıprattığını, bilirkişice eski hale getirme bedelinin belirlendiğini ileri sürerek 400.000 TL'lik icra takibine vaki itirazın iptalini istemiş; davalılar tadilatların malik izni ve onayıyla yapıldığını savunmuştur. Mahkeme, kefil davalı yönünden davayı reddetmiş, kiracı şirket yönünden 286.270 TL üzerinden kısmen kabul etmiştir. Yargıtay ise kiralananın yasal teslim tarihi ile hor kullanma bildiriminin zamanı araştırılmadan, ilgili sulh hukuk dosyası da getirtilmeden eksik incelemeyle karar verildiği ve reddedilen miktar için davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçeleriyle hükmü bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!