Tebligat Kanunu m.16 “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” hükmünü taşır. Mazbatada tebligatı alan kişinin “bahçıvan” olduğu yazılı olmakla “Emredici kanun maddesi gereğince davalı ...'ın bahçıvanı olarak çalışan kişiye yapılan tebligat geçerlidir.” denilmiş; dava dilekçesinin bu şekilde yapılan ilk tebliği geçerli sayılarak “Buna göre Mahkemece verilen ek süre içerisinde sunulan cevap dilekçesinin dikkate alınmaması gerekmektedir.” sonucuna varılmıştır.
Kararın genel özetini gör
Davacı, daha önce kısmen kabulle 1.435.334,38 TL üzerinden kesinleşen ve faiz istenmeyen alacak davasındaki asıl alacağın, temerrüt tarihi ile icra takibi tarihi arasında işleyen faizini tahsil amacıyla icra takibi başlatmış; davalıların itirazı üzerine itirazın iptalini istemiştir. Davalılar, azil tarihinden itibaren beş yıllık zamanaşımının dolduğunu ve faizin saklı tutulmadığını savunmuştur. Yargıtay, bir davalıya yapılan ilk tebligatın geçerliliği ile yasal süre içinde zamanaşımı itirazlı cevap dilekçesi verilip verilmediğinin ve 30.01.2017 tarihli UYAP beyan dilekçesinin değerlendirilmediğini, eksik inceleme yapıldığını; ayrıca kabule göre işlemiş faize ayrıca faiz yürütülmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.