TK Madde 16 Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

TK 16, kendisine tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunmaması hâlinde tebliğin onunla aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılacağını düzenler.

Resmi Metin

Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat

Madde 16-

Değişiklik: · 4829 s.K. m.2

Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu bağımsız bir yol değil; TK m.10 uyarınca bilinen en son adrese çıkarılan tebliğin, muhatap orada bulunmadığında aynı konutta oturana veya hizmetçisine yapılmasıdır. Muhatabın hiç aranmadığı tebligat buna dayandırılamaz. Meslek veya sanatını evinde icra edenlerde TK m.17 önce memur ve müstahdemleri arar.

Ölçüt akrabalık değil birlikte oturmadır; “komşusuna teslim edildi” kaydı bu ölçütü karşılamaz. Kanun mazbatada “birlikte oturuyor” ibaresi aramaz ama TK m.23’ün 5. bendi evrakı alanın adresini ve TK m.22 gereğince tebellüğe ehil olduğunu zorunlu kayıt sayar; kayıt yoksa veya muhatabın adresinden farklıysa mazbata eksiktir. Eşik dardır: görünüşe nazaran onsekiz yaşından aşağı ve bariz surette ehliyetsiz olmamak yeter.

Mazbatada üç noktayı denetleyin:

  • İş vekille takip ediliyorsa TK m.11 tebligatı vekile yönlendirir; ancak aynı fıkra kararların sanıklara tebliğine ilişkin ceza muhakemesi hükümlerini saklı tutar. Bu çekince dışında birlikte oturma tartışılmadan tebligatın vekile yapılmadığı ileri sürülür.
  • TK m.39, kazaî tebligatta evrakı alacak kişinin o davada hasım olarak alakası varsa muhatap namına tebliği yasaklar; boşanmada aynı konutta oturan eş budur.
  • Evrakı alacak kişi muhatabın muvakkaten başka yere gittiğini belirtirse TK m.20 işler: beyan mazbataya yazılıp imzalatıldıktan sonra evrak kendisine verilir. İmzadan çekinilirse tebliğ memuru beyanı şerh ve imza eder; TK m.21’e ancak bundan sonra veya evrak kabul edilmezse geçilir. Tebliğ, evrakın verildiği tarihte; ihbarname kapıya yapıştırılmışsa yapıştırmadan onbeş gün sonra yapılmış sayılır.

Adreste bu kişilerden hiçbiri bulunmaz veya tebellüğden imtina edilirse sıra TK m.21’e geçer. Bu sıra TK m.35’te işlemez; ancak evrak, yeni adres bildirilmemiş ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilememişse eski adresin kapısına asılır; sonraki tebliğler eski adrese çıkarılmakla muhataba yapılmış sayılır. İhlalin sonucu TK m.16’da yazmaz; usule aykırı bir tebliğ varsa TK m.32 devreye girer: muhatabın tebliğe muttali olduğu ortaya konursa tebligat muteber sayılır. Madde yalnız bu olumlu yönü düzenler. Aynı konutta oturana teslim tek başına muttali olmayı göstermez. Muttali olunmuşsa muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi addolunur; bu beyan seçim değil vakıa bildirimidir. TK m.32 sakat tebliği onarır, hiç yapılmamışı yaratmaz; usulsüzlüğün nerede ve hangi sürede ileri sürüleceğini bu Kanun belirlemez.

İlgili Yargıtay Kararları - TK m.16 uygulaması

Seçilmiş Yargıtay içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Yargıtay 3.HD E. 2025/838 K. 2025/5829

Tebligat Kanunu m.16 “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” hükmünü taşır. Mazbatada tebligatı alan kişinin “bahçıvan” olduğu yazılı olmakla “Emredici kanun maddesi gereğince davalı ...'ın bahçıvanı olarak çalışan kişiye yapılan tebligat geçerlidir.” denilmiş; dava dilekçesinin bu şekilde yapılan ilk tebliği geçerli sayılarak “Buna göre Mahkemece verilen ek süre içerisinde sunulan cevap dilekçesinin dikkate alınmaması gerekmektedir.” sonucuna varılmıştır.

Kararın genel özetini gör

Davacı, daha önce kısmen kabulle 1.435.334,38 TL üzerinden kesinleşen ve faiz istenmeyen alacak davasındaki asıl alacağın, temerrüt tarihi ile icra takibi tarihi arasında işleyen faizini tahsil amacıyla icra takibi başlatmış; davalıların itirazı üzerine itirazın iptalini istemiştir. Davalılar, azil tarihinden itibaren beş yıllık zamanaşımının dolduğunu ve faizin saklı tutulmadığını savunmuştur. Yargıtay, bir davalıya yapılan ilk tebligatın geçerliliği ile yasal süre içinde zamanaşımı itirazlı cevap dilekçesi verilip verilmediğinin ve 30.01.2017 tarihli UYAP beyan dilekçesinin değerlendirilmediğini, eksik inceleme yapıldığını; ayrıca kabule göre işlemiş faize ayrıca faiz yürütülmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.

Yargıtay 12.CD E. 2023/6266 K. 2025/2374

Tebligat Kanunu m.16 uyarınca adresinde bulunmayan muhatap yerine başka kişiye yapılan tebliğde mazbatanın taşıması gereken kayıt aranır: kararın gerekçesinde “Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 25. maddesi uyarınca, kendisine tebliğ yapılacak şahsın tebliğ anında adresinde bulunmadığı hususunun mazbataya yazılmamasından dolayı yapılan tebliğin usûle uygun olmadığı anlaşıldığından” denilmiştir. Katılana çıkarılan ve “Kocası ...'e teslim” şerhiyle yapılan tebliğ bu nedenle usulsüz sayılmış ve “7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca öğrenme üzerine katılan ...'in temyizinin süresinde olduğunun kabulüne” gidilmiştir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!