Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin kararında TK m.12 şöyle uygulanmıştır: “Tebligat Kanununun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebliğin selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır.” Onu tamamlayan Tebligat Kanunu m.13 yönünden de “tebliğ yapılacak bu kişiler her hangi sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde tebliği orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.” Somut olayda “davalı şirkete ilk derece mahkemesince gıyabi hükmün doğrudan Tebligat Kanunu 35. madde hükümlerine göre ve mevzuat hükümlerine aykırı olarak tebliğ edildiği anlaşılmaktadır”.
Kararın genel özetini gör
Hukuki mesele: Limited şirkete, elektronik tebligat ve bilinen son adrese klasik tebligat yapılmaksızın doğrudan ticaret sicil adresine 7201 sayılı Kanun m.35'e göre yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmadığı. Değerlendirme: Özel hukuk tüzel kişisine önce elektronik, mümkün değilse bilinen son adrese klasik tebligat çıkarılmalı; sicil adresine de önce normal tebligat denenmeden m.35 uygulanamaz; somut olayda bu sıraya uyulmamıştır. Sonuç: Direnme kararının genişletilmiş gerekçeyle BOZULMASINA, oy çokluğuyla karar verilmiştir.