İçeriğe geç

İİK Madde 235 Sıra cetveline itiraz ve neticeleri

Özet 4 fıkra · ~1 dk okuma

İİK m.235, sıra cetveline itirazı düzenler. İtiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdur; 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Dava, haksız ret veya tenzil iddiasında masaya karşı açılır. İtiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoluyla icra mahkemesine arz olunur.

Yürürlükte Değişiklik var Son değişiklik: · 3494 s.K. m.49
İçindekiler

Sayfa içeriğiİİK Madde 235 - Sıra cetveline itiraz ve neticeleri

Resmi Metin

Sıra cetveline itiraz ve neticeleri

Madde 235- (1) Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir.

Değişiklik: · 3494 s.K. m.49

(2) İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.

(3) Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür.

(4) Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Değişiklik Bilgisi

Bu maddede mevcut doğrulanmış değişiklik(ler) aşağıda gösterilmektedir. Madde yürürlüktedir; güncel ve yürürlükteki tam metin yukarıdadır. Önceki sürüm yürürlükte olmadığından bu sayfada ayrıca verilmemiştir.

  1. Değişiklik madde tamamı 538 s.K. m.97
  2. Değişiklik 1. fıkra 3494 s.K. m.49

Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Bir alacağın terkini için açılan davanın kazanılması, davacı alacaklıya sırasından bağımsız bir öncelik sağlar: o alacağa tahsis edilen hisse, dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın, alacağı nispetinde itiraz edene verilir. Öncelik kendi alacağının tutarıyla sınırlıdır; hisseden artan kısım diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Davayı açmanın ekonomik değeri de, hedef alınan hissenin itiraz edenin alacağını karşılamaya yetip yetmediğine göre ölçülür.

Sıra cetveline itiraz eden, cetvelin ilanından itibaren on beş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdur; dava basit yargılama usulüyle görülür. Davalının kim olacağı itirazın konusuna göre değişir: kendi talebinin haksız olarak reddedildiğini veya tenzil edildiğini ileri sürenin davası masaya karşı açılır; başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz eden ise davasını o alacaklı aleyhine açar. İtiraz alacağın esasına veya miktarına ilişkin olmayıp yalnız sıraya dairse şikâyet yoluyla icra mahkemesine götürülür.

İlgili Yargıtay Kararları - İİK m.235 uygulaması

Seçilmiş Yargıtay içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Yargıtay · HGK E. 2020/728 K. 2022/237 Bozma

Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, nafaka davasının hangi yargılama usulüne tabi olduğunun ve duruşma açılmasının tartışılmasına ilişkindir; İİK m.235, basit yargılama usulüne tabi dava ve işler örneklenirken sıra cetveline itiraz davaları yanında anılmıştır.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Basit yargılama usulüne tabi iştirak nafakasının artırılması davasında, HMK m.320 uyarınca taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden karar verilip verilemeyeceği. Değerlendirme: Basit usulde de kural duruşma yapılmasıdır; "mümkün olan haller" istisnaidir, çocuğun ve tarafların ekonomik-sosyal durumu ve bildirilen tanıklar dinlenmeden, hukuki dinlenilme hakkı sağlanmadan esasa karar verilemez. Sonuç: Direnme kararı, Özel Daire bozma kararına uyulması gerekçesiyle BOZULMUŞTUR.